Nüfus Müdürlüğüne karşı açılan davalarda vekalet ücreti karşı vekalet ücreti

Nüfus müdürlüğüne karşı açılan her tür davada nüfus müdürlüğünün yasal hasım olduğundan bahisle vekalet ücretine hükmedilmemektedir.

T.C.YARGITAY18. HUKUK DAİRESİE. 2006/3057K. 2006/3979T. 11.5.2006Davacı K. ile davalı nüfus müdürlüğü arasındaki davada Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 06/07/2005 günlü ve 2004/137 – 2005/98 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/04/2006 gün ve Hukuk-40741 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:KARAR : Davacı K.’nin 06/09/2004 tarihinde … Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, gerçekte var olmadığı ( dünyaya gelmediği ) halde nüfusa oğlu olarak tescil edilen ve nüfus kayıtlarında sağ olarak görünen 01/07/1973 doğumlu H’nin nüfus kaydının iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.Dava, gerçekte var olmayan kişinin nüfus kaydının iptaline ilişkindir.1587 sayılı Nüfus Kanunu’nun 46. maddesinin birinci fıkrası hükmünde “yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları ilgilinin oturduğu Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Cumhuriyet Savcısı ve nüfus baş memuru veya nüfus memuru huzuruyla görülür ve karara bağlanır” denilmektedir. Kamu düzeni ile ilgili olarak getirilen söz konusu hüküm uyarınca bu davalarda nüfus müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcısı yasal hasım durumundadır.Anılan hüküm uyarınca nüfus idaresinin yasal hasım olarak iştirakinin zorunlu olduğu şahsi nüfus davalarında nüfus idaresi aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilemez.Mahkemece, nüfus müdürlüğünün davaya yasal hasım olarak katıldığı dikkate alınmayarak davalı idarenin yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmesi, kararda nüfus müdürlüğünün harçtan muaf olduğu da belirtildiği halde davacı tarafından ödenen yargı harcının davacı üzerinde bırakılması gerekirken davacıya iadesine karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 11/05/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.