Kira tespit davası nedir? 5 yıldan uzun süren kiralarda uyarlama davası nasıl açılır ? 5 yıldan uzun kira nasıl artırılır ? Kira artırım davası nedir? Kira artırım davası nasıl açılır ? Kira artışını yapabilir miyim ? Nasıl kira artışı yaparım ?

Kira sözleşmelerinde genellikle kiranın artışı konusunda düzenleme yapılır. TBK 344 maddesi kira bedelinin belirlenmesini düzenler. Kira artışında getirilen sınırlama ;

‘Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.’

Şeklindedir.

Sözleşmedeki yıllık artış miktarı veya oranı belli ise 2. 3. 4. Ve 5. Yılların kira bedeli ÜFE oranını geçmemek koşuluyla sözleşmedeki oran üzerinden artarak belirlenir.

Sözleşmede artış koşulu var ancak oranı veya miktarı belli değilse 2. 3. 4. 5. Yıl kira bedelleri ÜFE oranını geçmemek koşuluyla hakim tarafından hakkaniyete göre  belirlenir.

ÜFE endeksine bağlı kalmadan kira artışı ne zaman yapılabilir.  Hak ve nesafet artışı nedir ?  Kira uyarlama davası nedir? Kira uyarlama davası nasıl açılır ? Kira uyarlama davası ne zaman açılır ? Kira uyarlama davasında emsal kiralara bakılır mı ? Kira uyarlama davası ile kira tespit davasının farkı nedir ?

TBK 344/2 ;

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.

5. yılın sonunda 6. Yılın başında açılacak bir dava ile ÜFE oranına bağlı kalınmaksızın kira artışı mahkemeden talep edilebilir. Burada yapılacak incelemede;

  • Emsal kira bedelleri
  • Kiralananın durumu (konumu, yaşı, cephesi gibi)
  • ÜFE endeksi

Konularında araştırma yapılır.

Hakkaniyet indirimi nedir ?

Uzun süredir kiracının, kiralananı kullanması durumunda %20 hakkaniyet indirimi uygulanır.

Kira tespit davası ne zaman açılabilir ?

III. Dava açma süresi ve kararın etkisi MADDE 345-

Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir.

Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar.

 Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.

Kanun metninden başlangıçta bir şey anlaşılmaması gayet normaldir. Kanun yapım tekniğine aykırı, anlam karmaşası yaratacak bulanıkta kaleme alınmıştır. Kanun koyucunun ortaya koymaya çabaladığı irade, eğer arada şartları tam ve belirli yazılı bir kira sözleşmesi varsa, taraflar bunu bilmediklerini, ön göremediklerini ya da aralarında farklı bir konuşma geçtiğini ileri süremeyeceklerinden, kira dönemi içinde her zaman dava açılmışı mümkün kılınmıştır. Açılan bu davada kurulacak hüküm ise, yazılı sözleşmenin belirliliği gereğince kira dönemi başından itibaren geçerli olacaktır. Yani mahkeme, kira bedelinin o dönem için 5.000 TL olduğuna karar vermişse kira dönemi başından itibaren eksik ödenmiş kiralar hesaplanıp, bakiye kısım için icra takibi yapılabilir.

Ancak, arada yazılı sözleşme yoksa, taraflar kira artışının hangi oranda yapılacağını kararlaştırmamışlarsa, kiracının beklenmedik ön görülemeyen bir dava/ihtar sonucu, kira dönemi başından itibaren artırılmış bir tutar ile sorumlu tutulmaması istenmiştir. Kaldı ki, böyle bir durumda kira miktarı, başlangıç tarihleri de ihtilaflı olabilir. Bu ihtimalde, kira döneminden itibaren kiracının arıtılmış kiradan sorumlu tutulması, yeni dönemden en geç 30 gün öncesinden gönderilecek ihtara bağlanmıştır.

  • Kira tespit davalarında geçmiş döneme ait talep ve dava hakkı saklı tutulamaz.
  • İstenilen kira parası ödense bile kira parasının tespiti gerekir.
  • Sözleşmede hüküm varsa, her dönem bitimine kadar kira tespit davası açılabilir.
  • Sözleşmede hüküm yok veya sözleşme yazılı değilse, süresinde ihtar gönderilmediyse, dönem geçirildikten sonra o döneme dair kira tespit davası açılamaz.  ( Dava dilekçesinin dönem başladıktan sonra tebliğ edilmesi ve ihtarname bulunmaması nedeniyle davacıdan, sonraki döneme ait kira parasının tespitini isteyip istemediği sorulmalıdır. )
  • Geçmiş döneme ait kira parasının tespiti istenilemez.

Kira tespit davaları her zaman açılabilir ancak burada dikkat edilmesi gerek konu, sözleşmede kira artış şartının olup olmadığıdır.

Sözleşmede artış şartı varsa, kira yılı süresi boyunca, kira yılının başından itibaren geçerli olmak üzere kira yılının sonuna kadar dava açılabilir.

Sözleşmede artış şartı yoksa, yeni dönemin başlamasından en geç 30 gün öncesindeki bir tarihte dava açılmalıdır. Bu sürede ihtarname gönderilmiş olması durumunda da yeni dönem sonuna kadar dava açılabilir.  Süresinde dava açılmaz ve ihtar gönderilmezse yeni dönem için kira tespiti yapılamaz.

Kira parasının miktarı bilirkişi tarafından takdir edilemez. Mahkemenin yazı işleri müdürü bu konuda bilirkişi olarak atanamaz. Bilirkişi yalnızca inceleme yaparak rapor sunabilir. Mahkemenin dosya kapsamında hakkaniyete uygun bir inceleme yapması, taşınmaz boş olarak yeniden kiraya verilirse hakkaniyet indirimi yaparak uygun bir kiraya hükmetmesi gerekir.

Kiracıların birden çok olması durumunda dava kime karşı açılır ?

Birden çok kişinin yeri birlikte kiralaması durumunda, mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan davaya kiracıların tamamı eklenmelidir.

Kimler kira tespit davasını açabilir?

Kira sözleşmesini yapan taraflar, o taşınmazın maliki veya paydaşlarından her biri açabilir. Kira sözleşmesini yapan her zaman malik olmayabilir. Ancak bu durum malik olan kişinin dava açmasına engel teşkil etmez.

Kira sözleşmesinin karı ve koca tarafından birlikte imzalanması durumunda kira tespit davasının her ikisi aleyhine açılması gerekir.

Kira tespit davasında faiz talep edilebilir mi?

Kira tespit davaları eda davası niteliği taşımadığından faiz talep edilemez, mahkeme faiz kararı veremez.

Kira tespit davası ile birikmiş kira alacağının tahsili bir davada istenebilir mi ?

Kira parasının tespiti ile biriken kira parası farkının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenemez.

Kira artış dönemleri nasıl hesaplanır? Hangi ayın ÜFE artışı esas alınacaktır ?

‘Somut olayda, kira başlangıcı 01 Haziran olduğundan 2009 yılı Mayıs ayının 12 aylık ortalamasına göre ÜFE oranının esas alması gerekirken, hükme esas alınan bilirkisi raporunda daha düşük olan haziran ayı ÜFE oranının esas alması ve takibe konu dönem kira artış miktarı aylık 880,80 TL olarak belirlenmişken 2010-2011 dönemi artış miktarı da tespit edilerek tespit edilen kira bedelinden takibe konu dönemdeki aylık kira bedeli çıkarıldıktan sonra aylık 553,87 TL üzerinden hesaplama yapılması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bilirkişi raporundaki bu hesaplama hatası bozma nedeni yapılmamıştır.’ T.C. YARGITAY 6. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/12100 Karar No: 2013/13139 Karar Tarihi: 26.09.2013

Kira artışında ÜFE mi yoksa TÜFE mi uygulanacaktır ?

Güncel kararlarda görüldüğü üzere ÜFE oranı uygulanacaktır.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı T….nun kira bedelinin belirlenmesi başlıklı 344. maddesinde; “tarafların yenilen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.” hükmünü içerir. Mahkemece anılan bu hükümde dikkate alınarak 15.05.2013 tarihine kadar sözleşmedeki artış oranı olan TÜFE’ye göre, 15.05.2013 tarihinden sonra ise ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşmedeki artış hükmü doğrultusunda takip konusu 2015 yılı Aralık ayı için istenebilir kira bedelinin belirlenmesi talepte nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken farklı artış oranı üzerinden hesaplanan kira bedeli ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.’ YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2017/4619 Karar Numarası: 2018/2715 Karar Tarihi: 26.02.2018

YARGITAY KARARLARI

T.C. YARGITAY 6. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/12100 Karar No: 2013/13139 Karar Tarihi: 26.09.2013 YARGITAY KARARI YARGITAY KARARI

MAHKEMESI:Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Itirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmis bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmis olmakla, dosyadaki bütün kagıtlar okunup geregi görüsülüp düsünüldü. Dava, sözlesmeyle kararlastırılan kira artıs farklarının tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine iliskindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmis, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmistir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 01/06/2008 tarihli 1 yıl süreli kira sözlesmesi ile kiracısı oldugunu, kira sözlesmesinde kira parasının her yıl kira Devlet Istatistik Enstitüsü Toptan Esya Fiyat Endeksi oranında arttırılacagının kararlastırıldıgını, davalının 06/09/2009 ila 31/05/2010 tarihleri arasındaki kira artıs farklarını yatırmadıgını, toplam 10621,90 TL alacagın tahsili için yapılan takibe itiraz ettigini belirterek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmistir. Davalı vekili davanın reddini savunmustur. Mahkemece itirazın, 6.646,44 TL’si ana para, 724.22 TL’si islemis faiz olmak üzere toplam 7.370,66 TL üzerinden iptaline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmistir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/06/2008 baslangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözlesmesi konusunda taraflar arasında bir uyusmazlık bulunmamaktadır. Sözlesme ile belirlenen aylık kira bedeli 12.000 TL olup, özel sartlar 10. maddesinde kiracının her yeni dönem kira baslangıcında kira bedelinin Devlet Istatistik Enstitüsü Toptan Esya Fiyat Endeksi oranında artırmayı kabul edecegi kararlastırılmıstır. Davacı tarafından baslatılan icra takibinde aylık 1075,20 TL den 06/09/2009 ila 31/05/2010 tarihleri arasındaki kira farkları istenmistir. Takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan davada yapılan yargılama sırasında mahkemece bilirkisi incelemesi yaptırılmıs olup, bilirkisi raporunda; sözlesmede kararlastırılan aylık kira bedeli olan 12.000 TL üzerinden 2009 yılı haziran ayı için yayımlanan Türkiye Istatistik Kurumunun açıklamıs oldugu bir önceki yılın ÜFE artıs oranı olan %7,34 eklendiginde 01/06/2009-31/05/2010 dönemi için aylık kira bedelinin 12.880,80 TL oldugunu, kira bedeline 2010 yılı haziran ayı için yayımlanan Türkiye Istatistik Kurumunun açıklamıs oldugu bir önceki yılın ÜFE artıs oranı olan %4,30 eklendiginde 01/06/2010-31/05/2011 dönemi için kira bedelinin 13.434,67 TL ye ulastıgını, 13.434,67 TL den 12.880,80 TL çıkarıldıgında, ilgili dönemdeki kira farkının aylık 553,87 TL olup, 12 aylık farkın 6646,44 TL oldugunu belirtmistir. Yargıtayın yerlesik uygulamalarına göre kira artısı endeksi olarak DIE’nin 12 aylık ortalamaya göre degisim oranını esas alan TEFE (2005 yılından sonrası için ÜFE) oranlarının esas alınması gerekir. Somut olayda, kira baslangıcı 01 Haziran oldugundan 2009 yılı Mayıs ayının 12 aylık ortalamasına göre ÜFE oranının esas alması gerekirken, hükme esas alınan bilirkisi raporunda daha düsük olan haziran ayı ÜFE oranının esas alması ve takibe konu dönem kira artıs miktarı aylık 880,80 TL olarak belirlenmisken 2010-2011 dönemi artıs miktarı da tespit edilerek tespit edilen kira bedelinden takibe konu dönemdeki aylık kira bedeli çıkarıldıktan sonra aylık 553,87 TL üzerinden hesaplama yapılması dogru degil ise de temyiz edenin sıfatına göre bilirkisi raporundaki bu hesaplama hatası bozma nedeni yapılmamıstır. Ancak, davacı tarafından başlatılan icra takibinde 06/09/2009 ila 31/05/2010 tarihleri arasında artıs farkları istenmistir. Icra takibine konu kira farkı alacaklarının istendigi tarih aralıgına göre takipte 9 aylık kira farkı alacagı istendigi halde mahkemece bilirkisi tarafından hesaplanan 12 aylık kira farkı alacagına hükmedilmesi dogru olmadıgından hükmün bu nedenle bozulması gerekmistir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde pesin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2017/4619

Karar Numarası: 2018/2715

Karar Tarihi: 26.02.2018

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili icra mahkemesine başvurusunda, takibe ve davaya konu taşınmazın vekil edeni tarafından 20.11.2015 tarihinde satın alındığını, satın alma durumunun 26.11.2015 tarih 30835 yevmiye nolu ihtarname ile bildirildiğini, ancak davalının kira sözleşmesinin başlangıcı olan 2006 yılından bu yana hiç artış olmamışcasına 800,00 TL kira bedeli yatırdığını, Tüketici Endeksi yıllık enflasyon oranı üzerinden hesap edilen kira bedelinin 1.326,49 TL olduğunu, bu nedenle bakiye 727,39 TL için takip başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması ve tahliye talep etmiştir.

Davalı asıl, taşınmazın eski maliki ile 15.11.2015 tarihli kira sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmede aylık kira bedelinin 800,00 TL olduğunu, eski malik ile imzalanan kira sözleşmesinin yeni maliki de bağlayacağı savunması ile davanın reddini istemiştir.

Mahkemece takibe konu kira aktine itiraz olmadığından kira aktinin taraflar arasında kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.

Dava icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

Davacı alacaklı 23.12.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 15.05.2006 tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 2015 yılı Aralık ayına ait ödenmemiş bakiye 726,49 TL kira alacağının faizi ile birlikte tahsili ve tahliye talep etmiştir. Ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu yasal süresi içinde verdiği dilekçe ile takip konusu borcun olmadığından bahisle borcun ferileri ile birlikte tamamına itiraz ettiğini bildirmiştir. Borçlu itirazında kira sözleşmesine ve imzasına itiraz etmediği için dayanak kira sözleşmesi tarafları bağlar. Takibe dayanak yapılan 15.05.2006 tarihli kira sözleşmesi hususi şartlar 3. maddesindeki “ Akdin uzaması ve devamı halinde Ticaret Odası Tüketici Endenksi Yıllık Enflasyon oranı üzerinden hesap edilerek artış yapılacaktır.” koşulu geçerlidir. Sözleşmenin bu hükmü gereğince davalı kiracının kira bedelini her yenilenen kira yılında artış oranına uygun şekilde artırarak ödemesi gerekir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı T….nun kira bedelinin belirlenmesi başlıklı 344. maddesinde; “tarafların yenilen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.” hükmünü içerir. Mahkemece anılan bu hükümde dikkate alınarak 15.05.2013 tarihine kadar sözleşmedeki artış oranı olan TÜFE’ye göre, 15.05.2013 tarihinden sonra ise ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşmedeki artış hükmü doğrultusunda takip konusu 2015 yılı Aralık ayı için istenebilir kira bedelinin belirlenmesi talepte nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken farklı artış oranı üzerinden hesaplanan kira bedeli ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek 6100 sayılı HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2014/4588

Karar Numarası: 2014/5778

Karar Tarihi: 06.05.2014

KİRA PARASININ TAHSİLİ İÇİN BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNE YAPILAN İTİRAZIN KALDIRILMASI VE KİRALANANIN TAHLİYESİ İSTEMİ

DAVACININ ARTIŞ ŞARTI UYGULANMADAN ÖDENEN KİRA PARALARINI İHTİRAZİ KAYIT KOYMADAN ALMASININ KİRA PARASININ DAVALININ ÖDEDİĞİ MİKTARDA BELİRLENDİĞİ KONUSUNDA BİR ANLAŞMANIN VARLIĞINI GÖSTERMEYECEĞİ

ÖZETİ: Taraflar arasında karşı çıkılmayan yazılı bir kira sözleşmesi olup bu sözleşmede hangi oranda kira parasının artırılacağı açık ve belirgin şekilde belirtildiğine göre, uyuşmazlığın sözleşme hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekir. Davacının artış şartı uygulanmadan ödenen kira paralarını ihtirazi kayıt koymadan alması, kira parasının davalının ödediği miktarda belirlendiği konusunda bir anlaşmanın varlığını göstermez ve davacının artış şartı uyarınca fark kira alacağını istemesine engel teşkil etmez. Mahkemece sözleşmedeki artış şartı uyarınca hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının banka hesabına yatan kira bedellerini ihtirazi kayıt koymadan almasının zımni olarak yapılan artış oranını kabul ettiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kira parasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı vekili, kiralananda 01.07.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalı borçlunun kira paralarını 2011 yılı Temmuz ayından itibaren sözleşmedeki artış oranına uygun ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, borçlunun ise borcu olmadığından söz ederek itirazda bulunduğunu, oysa borçlunun sözleşmeyle kabul ettiği artış oranına uygun kira ödemekle yükümlü olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasını ve davalı borçlunun kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu vekili, kira bedellerinin düzenli ödendiğini ve borcun bulunmadığını belirterek, istemin reddini savunmuştur. Mahkemece davacının yatırılan kira paralarını ihtirazı kayıt koymadan kabul ettiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.

İcra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 01.07.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 5. maddesinde kira parasının her yıl DİE’nin TEFE oranından aşağı olmamak üzere artırılacağı belirtilmiştir. Özgür irade ile kararlaştırılmış olan bu şart geçerli olup tarafları bağlar ve yenilenen kira dönemlerinde de geçerliğini sürdürür. Taraflar arasında karşı çıkılmayan yazılı bir kira sözleşmesi olup bu sözleşmede hangi oranda kira parasının artırılacağı açık ve belirgin şekilde belirtildiğine göre, uyuşmazlığın sözleşme hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekir. Davacının artış şartı uygulanmadan ödenen kira paralarını ihtirazi kayıt koymadan alması, kira parasının davalının ödediği miktarda belirlendiği konusunda bir anlaşmanın varlığını göstermez ve davacının artış şartı uyarınca fark kira alacağını istemesine engel teşkil etmez. Mahkemece sözleşmedeki artış şartı uyarınca hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının banka hesabına yatan kira bedellerini ihtirazi kayıt koymadan almasının zımni olarak yapılan artış oranını kabul ettiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Karar bu nedenle bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.