Gündelik kullanımda “monşer” denince çoğu zaman şu ima edilir:
- Halktan kopuk
- Batılı görünmeye çalışan
- Kendini fazla elit gören
- Eski diplomatik veya bürokratik çevrelerden biri
- Üstten bakan, kibirli kişi
Bu yüzden kelime çoğu zaman nötr değildir. Çoğu bağlamda eleştiri içerir.
Siyasette neden kullanılır?
Türkiye’de bu kelime özellikle dış politika, diplomasi ve bürokrasi tartışmalarında kullanılmıştır. Mesela “monşer diplomatlar” dendiğinde, genelde şu eleştiri yapılmak istenir:
- Batı tarzı yetişmiş
- Devlet geleneği içinde yer alan
- Halkın diliyle konuşmayan
- Kendini seçkin gören diplomat tipi
Yani burada kelime, doğrudan meslek tanımı değil; zihniyet eleştirisi olarak kullanılır.
“Monşer” demek hakaret midir?
Burada en kritik nokta ceza hukuku bakımından şudur: Her kaba söz, her sert eleştiri, her rahatsız edici ifade otomatik olarak hakaret suçu oluşturmaz. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnadını ya da sövme niteliğindeki saldırıyı cezalandırır. Uygulamada da her ağır eleştirinin değil, kişilik değerlerine saldırı niteliği taşıyan ifadelerin suç oluşturduğu kabul edilir. Bu nedenle “monşer” kelimesi tek başına ve soyut olarak söylendiğinde, her olayda otomatik biçimde hakaret suçu var denemez.































