Sicil Notu Düşürülen Asker Dava Açabilir Mi?
Kamu görevinde bazen maaş bordrosundan önce sicil konuşur. Çünkü sicil notu, sadece bir puan değildir. Terfiyi etkiler. Görevlendirmeyi etkiler. Kurs, tayin ve kariyer akışını etkiler. Bu yüzden bir personele yıllarca yüksek değerlendirme verilip sonra bir anda düşük not yazılması, “amir takdir etmiş” denilerek geçiştirilemez.
İzmir İdare Mahkemesi’nin önüne gelen bu dosyada da tam olarak bu sorun tartışıldı. Deniz Kuvvetleri bünyesinde görev yapan bir astsubayın 2023 yılı sicil notu düşürüldü. İdare, işlemin hukuka uygun olduğunu savundu. Mahkeme ise dosyadaki bilgi ve belgeleri incelediğinde, düşük sicil notunu açıklayan somut ve makul nedenlerin ortaya konulamadığını tespit etti. Sonuç olarak işlem iptal edildi.
Sicil notu neden bu kadar önemlidir?
Askeri personel bakımından sicil, sıradan bir idari kayıt değildir. Kararda açıkça vurgulandığı üzere yükselme, taltif, yurt içi ve yurt dışı kurslar ile çeşitli görevlendirmelerde personelin sicili büyük önem taşır. Bu yüzden sicil üstlerinin verdiği notlar, sadece kişisel kanaat alanı olarak görülemez. Bu yetki, objektif kullanılmak zorundadır.
Bir başka ifadeyle amir, sicil verirken serbest değildir. Takdir yetkisi vardır. Fakat bu yetki keyfilik anlamına gelmez. İdare hukukunda takdir yetkisi, hukuka bağlı bir hareket alanıdır. Kamu yararı için kullanılır. Sebepsiz kullanılamaz. Yargı da tam bu noktada devreye girer.
Askeri sicil notu mahkemede iptal edilir mi?
Evet, edilir. Bu karar da bunun açık bir örneğidir. Mahkeme, sicil işlemlerinin tamamen yargı denetimi dışında olmadığını net biçimde ortaya koymuştur. Sicil notu verme işlemi, idarenin yoğun takdir yetkisi kullandığı alanlardan biridir.
Fakat bu durum, işlemin denetlenemeyeceği anlamına gelmez. Mahkeme, takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını denetler. Eğer takdir yetkisi yanlı, keyfi veya objektif dayanaktan yoksun biçimde kullanılmışsa sicil notu iptal edilebilir.
Burada önemli olan nokta şudur: Mahkeme, “amir yerine geçip yeni not verme işlemi” yapmaz. Fakat verilen notun hukuka uygun gerekçelere dayanıp dayanmadığını inceler. İşlemde objektiflik yoksa iptal kararı verir.
Gerekçesiz düşük sicil notu neden hukuka aykırı sayılır?
Kararın en güçlü tarafı burasıdır. Mahkeme, uzun yıllar boyunca yüksek ve istikrarlı sicil notları alan bir personele, birden bire düşük not verilmesini tek başına yeterli görmemiştir. Böyle bir düşüş varsa bunun somut, makul, denetlenebilir nedenlerle açıklanması gerektiğini söylemiştir.
Bu yaklaşım çok önemlidir. Çünkü uygulamada bazen personel hakkında açık bir disiplin cezası yoktur. Açık bir başarısızlık kaydı yoktur. Yazılı bir performans düşüklüğü belgesi yoktur. Buna rağmen sicil notunda ani bir düşüş yaşanır. İşte bu durumda mahkeme şu soruyu sorar: Bu not neden düştü? Hangi somut veri bunu gösteriyor? Hangi belge, hangi gözlem, hangi kayıt bunu doğruluyor?
Eğer idare bu sorulara dosya içinden cevap veremiyorsa, işlem savunulamaz hale gelir.
Sicil amiri istediği notu verebilir mi?
Hayır. Sicil amiri, değerlendirme yaparken tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle hareket etmek zorundadır. Kararda yer verilen mevzuat da bunu açıkça söyler. Sicil üstü, personeli iyi tanımalı; günlük eğitimini, çalışmalarını, tavır ve hareketlerini, disiplinini, görev içindeki durumunu düzenli biçimde izlemelidir. Haberli ve habersiz denetimler, özel görevler, sınavlar ve uygulamadaki performans da bu kanaatin oluşmasına katkı sunmalıdır.
Demek ki sicil, masa başında rastgele verilen bir puan değildir. Hukuken geçerli bir sicil değerlendirmesi için gözleme, veriye ve somut dayanağa ihtiyaç vardır. Kuru bir kanaat yeterli değildir. “Ben böyle uygun gördüm” yaklaşımı mahkemede korunmaz.
Ani sicil düşüşü hangi durumda iptal sebebi olur?
Mahkemenin kararında çok açık bir ölçüt var. Eğer personel uzun yıllar boyunca yüksek sicil notları ve olumlu kanaatlerle değerlendirilmişse, sonra da buna aykırı biçimde, dikkat çekici derecede ve birden düşük not verilmişse; bu düşüşün kabul edilebilir sebeplerle açıklanması gerekir. Açıklama yoksa, işlem hukuka aykırı hale gelir.
Bu ölçüt uygulamada çok değerlidir. Çünkü idare çoğu zaman işlemin arkasına “takdir yetkisi” kalkanını koymaya çalışır. Oysa mahkeme açıkça şunu söylüyor: Takdir yetkisi, nesnel ölçütlere dayanmadığı anda hukuki koruma alanından çıkar.
FETÖ soruşturması veya beraat sicil notunu etkiler mi?
Karardaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri budur. Dosyada, davacının geçmişte FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında adli soruşturmaya uğradığı ve yargılama sonunda beraat ettiği belirtilmiştir. Mahkeme, buna rağmen 2023 yılı sicil notunun 87,76 olarak “başarılı” kategorisinde değerlendirilmiş olmasını ve sicil düzenlemesinin safahatla çelişmesini özellikle dikkate almıştır. Daha önemlisi, düşük sicil notunu haklı kılacak somut hukuki dayanakların ortaya konulamadığını belirtmiştir.
Buradan çıkarılması gereken sonuç nettir: Hakkında soruşturma yürütülmüş olmak, tek başına olumsuz sicil için otomatik gerekçe değildir. Hele ki beraat kararı varsa, idarenin çok daha dikkatli hareket etmesi gerekir. Sicil değerlendirmesi, varsayıma değil somut olguya dayanmalıdır.
Mahkeme bu dosyada tam olarak neye dayanarak iptal kararı verdi?
Mahkeme, davacının hizmet safahatını, önceki kariyer akışını, rütbe ilerlemesini ve dosyadaki tüm bilgi-belgeleri birlikte değerlendirmiştir. Bu inceleme sonunda şu sonuca ulaşmıştır: 2023 yılı sicil notunun, personelin geçmiş sicil eğilimiyle çelişecek biçimde düzenlendiği, bu çelişkinin hukuken kabul edilebilir somut bilgi ve belgelerle açıklanamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu cümle, kararın özüdür. Mahkeme, notun düşük olmasını tek başına sorun yapmıyor. Sorun, bu düşük notun neden verildiğinin ispatlanamaması.
Sicil notu davası açan personel hangi hakları isteyebilir?
Bu tür davalarda temel talep, sicil notunun düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptalidir. Eğer işlem iptal edilirse, bu karar sonraki idari sonuçları da etkileyebilir. Terfi, kurs, atama, sıralama ve diğer özlük işlemleri bakımından doğrudan veya dolaylı etkiler doğabilir.
Somut olayda mahkeme, yalnızca işlemi iptal etmekle kalmamış; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar vermiştir. Bu da idari işlemin haksız bulunduğunu fiilen gösteren önemli bir sonuçtur.
Takdir yetkisi ile keyfilik arasındaki fark nedir?
Bu soru, sadece askeri sicil dosyalarında değil bütün idare hukukunda kritik önemdedir. Takdir yetkisi, idarenin kanunun çizdiği sınırlar içinde değerlendirme yapabilmesidir. Keyfilik ise bu sınırların dışına çıkılmasıdır.
Mahkemenin yaklaşımı çok yerindedir. Yargı, idarenin yerine geçip puanlama yapmaz. Fakat idare bu puanı neye göre verdiğini göstermek zorundadır. Eğer ortada görev zaafiyeti, başarısızlık, disiplin bozukluğu ya da performans düşüklüğü olduğuna ilişkin yazılı ve denetlenebilir kayıtlar yoksa; verilen düşük not, hukuken takdir yetkisi kapsamında değil, sübjektif değerlendirme kapsamında kalır. Böyle bir işlem de iptal edilir.
Askeri personel düşük sicil notuna karşı ne yapmalı?
Öncelikle şunu bilmek gerekir: Sicil notu “amir takdiri” denilerek sorgulanamaz bir alan değildir. Personel, sicil notunun geçmiş hizmet safahatıyla açık biçimde çeliştiğini düşünüyorsa; bu notun somut nedenlere dayanmadığını görüyorsa; hakkında ciddi ve belgeli bir başarısızlık kaydı bulunmadığı halde düşük değerlendirme yapıldığını fark ediyorsa, idari başvuru ve ardından iptal davası yoluna gidebilir.
Burada en önemli konu, dosyanın doğru kurulmasıdır. Önceki yıllara ait siciller, takdir ve başarı belgeleri, görev performansı, disiplin kayıtları, varsa beraat kararları, sicil düşüşünün yaşandığı döneme ilişkin somut olaylar birlikte analiz edilmelidir. Çünkü mahkeme, bu tür dosyalarda tek bir belgeye değil bütünlüğe bakar.
Gerekçesiz sicil notu düşürülmesi hakkında bu karar neden önemlidir?
Çünkü bu karar, idarenin en kapalı alanlarından biri sayılan sicil değerlendirmesinde bile hukukun son sözü söyleyebildiğini gösteriyor. Sicil notu, görünüşte teknik ve içe kapalı bir işlem gibi durabilir. Fakat personelin geleceğini etkileyen her işlem gibi bu da hukuka bağlıdır. Mahkeme, objektif veriden yoksun düşük sicil notunu korumamıştır. Bu tavır, kamu personeli açısından önemli bir güvencedir.
Daha açık söyleyelim: Bir personelin kariyerine gölge düşürmek kolaydır. Bunu hukuken savunmak ise o kadar kolay değildir. İdare elindeki yetkiyi belgeyle, mantıkla ve tutarlılıkla kullanmak zorundadır. Kullanmazsa işlem mahkemeden döner.
Düşük sicil notu verilen asker hangi durumda dava açmalı?
Eğer sicil notu önceki yıllarla kıyaslandığında dikkat çekici biçimde düşmüşse, bu düşüşe eşlik eden açık bir disiplin cezası, görev kusuru, performans zafiyeti veya denetlenebilir belge yoksa; düşük notun arkasında sübjektif değerlendirme şüphesi varsa; personel mutlaka dosyasını hukuki açıdan inceletmelidir.
Özellikle geçmiş yıllarda başarılı veya üstün başarılı sicil eğilimi bulunan personele bir anda düşük not verilmesi, idare açısından ciddi bir ispat yükü doğurur. Bu yük yerine getirilemiyorsa sicil işlemi iptal edilebilir. Bu karar da tam olarak bunu göstermektedir.
Sicil notu düşürülen kamu personeli için bu karar ne söylüyor?
Bu kararın verdiği mesaj nettir: İdare, personelin mesleki geleceğini etkileyen bir notu keyfi biçimde düşüremez. Sicil, amirin sınırsız takdir alanı değildir. Objektiflik, tarafsızlık ve somut gerekçe yoksa yargı devreye girer. Bu yüzden düşük sicil notu alan personel, dosyasının kapandığını düşünmemelidir. Bazen tek eksik, işlemi hukuki gözle doğru yerden okumaktır.
















