“Uyarma” cezası hangi durumda hukuka aykırı sayılır?
Bazen bir kamu görevlisi, görevini yaparken bir noktada durur ve şunu söyler:
“Bu iş böyle olmaz.”
“Bu konunun eğitimi yok.”
“Yetkinlik şart.”
İşte bu cümlelerin disiplin cezasına dönüşüp dönüşemeyeceği sorusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi önüne tam olarak bu dosyada geldi. Dosya, bir jandarma personelinin amirine yönelik sözleri nedeniyle “uyarma” cezası ile cezalandırılması üzerine açılan iptal davasına ilişkindir.
Olay neydi? Disiplin cezası neden verildi?
Davacı, Kızılcahamam Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapan bir personeldir.
Komutanın, caydırıcı devriye faaliyeti kapsamında tüm personelin toplu itiraz eğitimi alacağını söylemesi üzerine davacı şu minvalde ifadeler kullanmıştır:
- Bu eğitimin bu şekilde yapılamayacağı
- Eğitim için uzmanlık ve sertifika gerektiği
- Eğitimi verecek kişinin bu alanda yetkin olması gerektiği
Bu sözler üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve “amire saygısızlık” kapsamında uyarma cezası verilmiştir. Ceza, Kızılcahamam Kaymakamlığı tarafından tesis edilmiştir.
Davacının elini kaldırarak Komutanına hitaben “Müsaadenizle bir konu arz edebilir miyim” dediği, devamında “şu an eğitimdeyiz, konuşma eğitimi bittikten sonra ne söyleyeceksem söylerim” şeklinde ifadeler kullandığı, “Komutanım müsaadenizle bir durum arz etmek istiyorum” diyerek söz aldığı, “Komutanım uzman eğitimi verirken uzman eğitimine dikkat edilmesi gerektiğini, uzman eğitimi verirken herkesin uzman olmadığı, bu nedenle sadece bir uzman erbaş veya astsubayın bu eğitimi vermesinin uygun olacağını” belirttiği, “Komutanım sen eğitim kursuna gideceksin, bu eğitim kursuna kim gitsin” şeklinde yöneltilen soruya karşılık “Komutanım ben eğitim yapmayı değil, sadece İlçe Jandarma Komutanlığının emrini hatırlatıyorum” dediği, ayrıca “Komutanım ile yüksek sesle ‘hadi çık git buradan, eğitime katılmak istemeyen varsa çıksın’ şeklinde hitap edildiğini” ifade ettiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesi ne dedi?
Ankara 10. İdare Mahkemesi, davayı reddetmiştir.
Mahkeme, davacının sözlerinin amir otoritesini zedelediği, bu nedenle disiplin cezasının hukuka uygun olduğu kanaatine varmıştır.
Ancak dosya burada kapanmamıştır.
İstinaf aşamasında dosya nasıl değerlendirildi?
Dosya, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi önüne gelmiştir.
İstinaf incelemesinde mahkeme, meseleyi “disiplin” kelimesiyle değil, hukuki sınırlar üzerinden ele almıştır.
Mahkemenin tespiti nettir:
- Davacının sözleri hakaret içermemektedir
- Davacının sözleri tehdit, aşağılayıcı ifade veya küçük düşürücü nitelik taşımamaktadır
- Davacı, görev ve hizmetin daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla görüş bildirmiştir
- Eğitim verilecek personelin yetkinliğine dair eleştiri, başlı başına disiplin suçu değildir
Mahkeme özellikle şunu vurgulamıştır:
“Davacının ifadeleri, eleştiri ve mesleki görüş kapsamında değerlendirilmelidir.”
“Amire saygısızlık” her eleştiride oluşur mu?
Hayır.
Mahkeme bu kararında, disiplin hukukunda sık yapılan bir hatayı açıkça düzeltmiştir.
Her amire yönelik eleştiri, otomatik olarak “saygısızlık” değildir.
Bir fiilin disiplin cezasına konu olabilmesi için:
- Kişisel saldırı içermesi
- Aşağılama veya küçültme barındırması
- Emir-komuta düzenini fiilen bozması
gerekir.
Bu dosyada ise davacının sözleri, mesleki bir değerlendirme niteliğindedir.
Mahkeme neden uyarma cezasını iptal etti?
Mahkeme, disiplin cezasının ölçüsüz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu açıkça belirtmiştir.
Kararda şu noktalar altı çizilerek ifade edilmiştir:
- Davacı, amirine karşı saygısız bir üslup kullanmamıştır
- Söylenen sözler, kamu hizmetinin daha nitelikli yürütülmesine yöneliktir
- Disiplin cezası, eleştiriyi cezalandırma aracına dönüştürülemez
Bu gerekçelerle uyarma cezasının iptaline karar verilmiştir.
Bu karar neden önemlidir?
Bu karar şunu net biçimde ortaya koymaktadır:
- Kamu görevlisinin mesleki görüş bildirmesi suç değildir
- “Amir böyle dedi” cümlesi, her durumda hukuki kalkan değildir
- Disiplin hukuku, susturma aracı olarak kullanılamaz
Özellikle kolluk personeli, öğretmenler, sağlık çalışanları ve kamu görevlileri açısından bu karar emsal niteliğindedir.


















