Yusuf GÜNEY Neden Tutuklandı?
Son dönemde sosyal medyada ve televizyon programlarında ayahuasca üzerinden yürüyen tartışmalar dikkat çekiyor. Özellikle Yusuf Güney hakkında ortaya atılan iddialar, bu konunun yalnızca sağlık değil, doğrudan ceza hukuku boyutuyla ele alınmasını zorunlu kılıyor.
Kamuoyunda iki temel soru var:
Ayahuasca gerçekten uyuşturucu mudur?
Bu tür açıklamalar suç teşkil eder mi?
Bu yazı, meseleyi hem uluslararası hukuk hem de Türk Ceza Kanunu çerçevesinde netleştirir.

Ayahuasca hukuken neden uyuşturucu sayılır?
Ayahuasca doğrudan yasaklı bir madde olarak sayılmış değildir. Ancak ceza hukukunda belirleyici olan, maddenin adı değil etkisidir.
Ayahuasca’nın etkisini sağlayan temel bileşen DMT (dimetiltriptamin) maddesidir. Bu madde:
- Türkiye’nin taraf olduğu 1971 Psikotrop Maddeler Sözleşmesi kapsamında
- CETVEL I (en sıkı denetime tabi maddeler) arasında yer alır
Sözleşmeye göre bu gruptaki maddeler yalnızca bilimsel ve tıbbi amaçlarla kullanılabilir
Bu nedenle ayahuasca, doğrudan yasaklı olarak yazılmasa bile içerdiği DMT sebebiyle:
fiilen uyuşturucu madde rejimi içinde değerlendirilir.
TCK 188 açısından ayahuasca neden doğrudan kapsama girer?
Türk Ceza Kanunu’nun yaklaşımı son derece nettir.
Kanun koyucu, uyuşturucu maddeleri tek tek sayma yoluna gitmemiştir. Gerekçede açıkça şu ifade yer alır:
- Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler sınırlı değildir
- Aynı etkiyi doğuran tüm maddeler kapsama dahildir
- Amaç, yeni türeyen maddelerin de cezalandırılabilmesidir
Bu sistem şu sonucu doğurur:
Ayahuasca gibi “adı yazmayan” maddeler de,
eğer psikotrop etki doğuruyorsa,
TCK 188 ve 191 kapsamında değerlendirilir.
“Doğal” olması hukuki sorumluluğu ortadan kaldırır mı?
Hayır.
Uygulamada en sık yapılan savunma “bitkisel ürün” iddiasıdır. Ancak ceza hukuku açısından:
- Doğal olması
- Geleneksel olması
- Ritüel amaçlı kullanılması
hukuki sonucu değiştirmez.
Mahkemeler yalnızca şu soruya bakar:
İçeriğinde yasaklı psikotrop madde var mı?
Cevap evetse, tartışma sona erer.
Yusuf Güney hakkında “tutuklandı” iddiası doğru mu?
Kamuya yansıyan ve doğrulanabilir resmi kaynaklara göre:
- Ayahuasca nedeniyle gözaltı
- Tutuklama
- Ceza soruşturması
bulunduğuna dair kesinleşmiş bir veri yoktur.
Ancak bu noktada gözden kaçırılan başka bir ihtimal vardır:
Uyuşturucuya özendirme suçu.
Uyuşturucuya özendirme suçu nedir? (TCK 190)
Türk Ceza Kanunu m.190 şu fiilleri suç sayar:
- Uyuşturucu kullanımını alenen teşvik etmek
- Övmek
- Kullanımı özendirici açıklamalar yapmak
Bu suçun oluşması için:
- Somut madde yakalanması gerekmez
- Kullanım ispatı gerekmez
- Açıklamanın kamuya açık yapılması yeterlidir

Ayahuasca açıklamaları özendirme suçu oluşturur mu?
Bu noktada ince bir ayrım vardır.
Her açıklama suç değildir. Ancak şu durumlarda risk doğar:
- Maddeyi “şifa”, “aydınlanma”, “gerekli deneyim” gibi sunmak
- Olumlu ve teşvik edici anlatım kullanmak
- Geniş kitlelere hitap eden platformlarda konuşmak
Bu durumda savcılık şu değerlendirmeyi yapar:
Bu açıklama, toplumda uyuşturucu kullanımını teşvik ediyor mu?
Eğer cevap evetse,
TCK 190 kapsamında soruşturma açılması mümkündür.

Uygulamada en kritik eşik
Özendirme suçlarında belirleyici kriter:
- İfade özgürlüğü mü?
- Yoksa teşvik mi?
Yargı kararlarında genel yaklaşım şudur:
- Bilgilendirme serbesttir
- Teşvik suçtur
Bu ayrım çoğu dosyada tartışma konusu olur.
Ayahuasca üzerinden yapılan açıklamalar neden risklidir?
Çünkü bu madde:
- Uluslararası sözleşmelerde en ağır kategoriye girer
- Halüsinojen etkisi güçlüdür
- Genç kitle üzerinde merak uyandırır
Bu nedenle olumlu anlatımlar,
çok hızlı şekilde özendirme kapsamında değerlendirilebilir.
Hukuki tablo net mi?
Evet, oldukça net.
- Ayahuasca → DMT içerir
- DMT → CETVEL I psikotrop madde
- TCK sistemi → etki esaslı
Bu nedenle:
Ayahuasca hukuken uyuşturucu madde kapsamındadır.
Buna ek olarak:
Kamuya açık şekilde yapılan olumlu açıklamalar,
şartları oluştuğunda uyuşturucuya özendirme suçu doğurabilir.
















