Mevzuatın açık hükmü şudur:
- İlgililer, tarafların evlenmeye ehil olmadığını veya evlenme engellerinden birinin bulunduğunu ileri sürerek evlenme gününden önceki günün mesai saati bitimine kadar yazılı itiraz edebilir.
- Evlenme gününde yapılan itirazlar kabul edilmez.
Bu yüzden nikâh memuru önünde biri çıkıp:
- “Bu evlilik yanlış”
- “Ben razı değilim”
- “Bunun eski sevgilisiyim”
- “Bunu yapmayın”
gibi sözler söylerse, bunlar usulüne uygun bir evlenmeye itiraz sayılmaz. Salt bu beyan yüzünden nikâh kendiliğinden düşmez veya yok sayılmaz.
Peki nikâh memuru hiçbir şey olmamış gibi devam mı eder?
Çoğu durumda evet. Ama önemli bir istisna var.
Evlendirme Yönetmeliği m. 29’a göre, evlenme sırasında taraflardan birinin iradesini serbestçe açıklamasını engelleyen bir ruh hali içinde bulunduğu davranışlarından açıkça anlaşılırsa, evlendirme memuru evlenmeyi erteleyebilir.
Yani son anda yapılan çıkışın hukuki değeri, “itiraz” olmasından değil, taraflardan birinin iradesinin sakatlanmış olabileceğini göstermesinden kaynaklanabilir.
Örnek:
- Gelin korku içinde kalmışsa,
- Damat açıkça baskı altındaysa,
- Taraflardan biri panik, tehdit veya zorlama altında görünüyorsa,
- “Ben istemiyorum” ya da “Beni zorluyorlar” gibi bir durum ortaya çıkarsa,
nikâh memuru işlemi erteleyebilir. Çünkü evlenme, tarafların bizzat ve serbest iradesiyle açıklanmalıdır. Evlendirme memuru da her iki tarafa ayrı ayrı evlenmek isteyip istemediklerini sorar; olumlu cevap alınmadan evlenme tamamlanmaz.
Hangi itirazlar gerçekten önemlidir?
Gerçek önem taşıyan itiraz, hukuken tanınan bir evlenme engeline dayanıyorsa ortaya çıkar. Yönetmelikte evlenme engelleri arasında örneğin:
- yakın hısımlık,
- hâlen evli olma,
- ayırt etme gücünün bulunmaması,
- gerekli yasal izinlerin yokluğu gibi durumlar yer alır.
Böyle bir engel ileri sürülecekse, bunun zamanında ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi gerekir. Yönetmelik, evlenme engeline dayanan itirazda ilgili belgelerin veya en azından inandırıcı belgelerin sunulmasını arar. Evlendirme memuru bu itirazı inceler; yerinde görürse evlenmeyi yapmaz, yerinde görmezse işlemi yürütür.































