Düğün günü takılan altınlar, alınan ziynetler ve kurulan ev eşyası, evlilik biterken bu varlıkların kime ait olduğu Türk mahkemelerinin en sık karşılaştığı sorulardan biri. Ama asıl tartışma çoğu zaman eşyaların değil, o eşyaların gerçekten teslim edilip edilmediğinin ispat edilip edilemeyeceği üzerinde yaşanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2025 tarihli kararı, bu ispat meselesinde önemli bir çizgi çiziyor.



Dava Nasıl Başladı? Mehir Senedi Nedir?

Davacı kadın, eşinin vefatının ardından mirasçılara karşı dava açtı. Talepleri ikiye ayrılıyordu: 2010 yılında düzenlenen mehir senedine konu 26 kalem eşyanın iadesi ve 100.000 TL değerinde ziynet eşyasının önce aynen, mümkün değilse bedel olarak tahsili.

Mehir senedi, Türk hukukunda örf ve adet kaynaklı bir belgedir; resmi bir sözleşme olmamakla birlikte mahkemelerce delil olarak kabul edilmektedir. Söz konusu senette erkeğin kadına 135.704 TL değerinde eşya verdiği, bu eşyalar üzerinde hiçbir hak ve alacağının bulunmadığı ve kadının istediği gibi tasarruf edebileceği yazılıydı. Senet muhtar huzurunda imzalanmış, iki tanık da altına imza atmıştı.


İlk Derece Mahkemesi Ne Hükmetti?

Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı ziynet eşyası yönünden kabul etti. 1.240,68 gram 22 ayar altının davalılardan eşit paylarla alınarak davacıya verilmesine hükmetti; aynen teslim mümkün olmazsa bilirkişi değeri üzerinden 130.520,34 TL ödenmesini kararlaştırdı. Eşya alacağı yönünden ise kısmen kabul ederek 10.803,75 TL eşya bedelinin ödenmesine karar verdi.

Bölge Adliye Mahkemesi her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetti. Her iki taraf da temyize gitti.


Yargıtay Neden Bozdu? Asıl Sorun Neydi?

Yargıtay, kararı usul hukuku gerekçesiyle bozdu. Bozmanın özü şu: mehir senedini imzalayan tanıklar hiç dinlenmemişti.

Yargıtay’ın vurguladığı ilke açık. Tanık listesi veren taraf, dava dosyasına usulüne uygun biçimde girmiş olan belgelerde adı geçen kişilerin, kendi tanık listesinde yer almasa bile, tanık olarak dinlenmesini isteyebilir. Mahkeme bu kişileri zaten re’sen de dinleyebilir.

Mehir senedinde iki tanığın imzası bulunuyordu. Bu kişiler, eşya ve ziynetlerin gerçekten teslim edilip edilmediğini bizzat görmüş olabilecek kişilerdi. Onlar dinlenmeden verilen karar, Yargıtay’a göre eksik incelemeye dayalıydı ve bozmayı gerektiriyordu.


Bu Karar Hangi Hukuki Soruyu Yanıtlıyor?

Mehir senedi tek başına yeterli delil midir?

Hayır. Bu karar, yazılı bir belgenin — hatta noter ya da muhtar onaylı olsa bile — tek başına hüküm kurmaya yetmeyeceğini gösteriyor. Teslim olgusunun ispatı ayrıca aranıyor. Senet, teslim taahhüdünü belgeler; fiili teslimi kanıtlamaz.

Tanık imzası hukuki sonuç doğurur mu?

Bu karar çerçevesinde: evet. Senette imzası bulunan tanıkların dinlenmemesi, hükmü bozma gerekçesi olarak yeterli görülmüştür. Belgeye imza atan kişi, aynı zamanda tanıklık yükümlülüğünü de üstleniyor sayılabilir.


Fiili Ödeme Günündeki Değer Neden Hükmedilmedi?

Davacı kadın temyizinde bir diğer itiraz noktasını da öne sürdü: altın bedelinin fiili ödeme günündeki değer üzerinden hesaplanmamış olması. Bu itiraz, özellikle enflasyon ortamında ziynet davalarında son derece kritik bir mesele. Yargıtay, bozma sebebine göre bu itirazı şimdilik inceleme dışı bıraktı. Yeniden yargılamada bu mesele de ele alınacak.


Mirasçılara Karşı Açılan Ziynet Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu karar, mirasçılara karşı açılan davalarda pratikte şu sonuçları doğuruyor:

Mehir senedinin varlığı davayı kazandırmaz; senedin içeriğinin hayata geçirilip geçirilmediği ayrıca ispat edilmek zorundadır. Senette tanık imzası varsa o kişilerin dinlenmesi hem hak hem de usul gereğidir. Bilirkişi tarafından belirlenen değer üzerinden hüküm kurulması, enflasyon karşısında alacağı fiilen eritebilir; dolayısıyla fiili ödeme günündeki değer talebi dilekçenin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Davalı mirasçılar açısından ise miras payı oranında sorumluluk esası geçerlidir; bütünü üzerinden değil, hisse üzerinden hesaplanır.


Bu Dava Size Ne Anlatıyor?

Düğünde takılan her altın, imzalanan her senet, yapılan her teslim — bunların tümü ilerleyen yıllarda bir mahkeme salonunda anlam kazanabilir. Belgeler önemlidir; ama belgelerin arkasındaki insan tanıklığı, Yargıtay’a göre ondan da önemlidir.

Mehir senedi düzenliyorsanız tanıkları kayıt altına alın. Ziynet davası açıyorsanız teslim olgusunu belgeleyen her türlü delili — tanık, mesaj, fotoğraf — dava dilekçesine ekleyin. Ve altın bedelini talep ediyorsanız, fiili ödeme günündeki değeri açıkça isteyin; aksi hâlde mahkeme eski değer üzerinden hüküm kurabilir.

Belgede Adı Geçen Kişi Tanık Listesinde Yoksa Ne Olur?

Bu karar, başka davalarda doğrudan kullanılabilecek bir usul argümanı sunuyor. Yargıtay’ın açıkça benimsediği ilkeye göre, tanık listesi veren taraf; dava dosyasına usulüne uygun biçimde girmiş olan herhangi bir belgede adı geçen kişinin dinlenmesini isteyebilir. Bu kişinin tanık listesinde yer alması şart değildir. Mahkeme zaten o kişiyi re’sen de tanık olarak çağırabilir. Dolayısıyla elinizde bir sözleşme, tutanak, taahhütname, teslim belgesi veya imzalı herhangi bir belge varsa ve o belgede üçüncü bir kişinin adı ya da imzası yer alıyorsa, bu kişinin tanık olarak dinlenmesini talep etmek hem hukuken mümkün hem de stratejik açıdan güçlü bir hamledir.

Tanık listesi süresini kaçırmış olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz; zira hak, listenin değil belgenin varlığına dayanmaktadır. Bu argümanı dilekçenize veya duruşma beyanlarınıza eklerken Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2025/3113 sayılı kararına açıkça atıfta bulunmanız, talebin ciddiye alınmasını sağlar.


Yorum Bırakın

Recent Articles

Mayıs 11, 2026
Duruşma Tutanağını Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?
Mayıs 8, 2026
Muris Sağken Miras Paylaşımı Yapılır mı? Bir Mal Alıp Belirli Tarlalardan Feragat Edilebilir mi?
Mayıs 7, 2026
Притулок у Туреччині для громадян Росії та України: депортація, мобілізація і заборона вислання
Olay yerini terk etmenin cezası nedir — Sezgen Hukuk Bürosu
Mayıs 6, 2026
Şantaj Suçu Nedir? TCK 107’ye Göre Ceza, Delil ve Şikayet Süreci
E-Devlet üzerinden tüketici hakem heyetine başvuru — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Alacağın Devri Munzam Zarar Talebini Kapsar mı?
İşçinin tuvalet hakkı ve haklı fesih — İş hukuku — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Sapık İnsanlar Ve Dolandırıcılık Çetesi Gerçek Olay
Şantaj suçu TCK 107 — Ceza hukuku — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Polis Mazeret Tayini Nedir? Emniyet Atama, Eş Durumu ve İptal Davası
Alacağın devri ve munzam zarar talebi — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Polis Memuruna Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir mi?
Sapık insanlar ve dolandırıcılık çetesi — yaşanmış olay — Sezgen Hukuk
Mayıs 3, 2026
Kira Tespit Davasında Islah Yasağı Nedir? HGK Kararı Ne Diyor?
Polis mazeret tayini ve iptal davası — Sezgen Hukuk
Mayıs 3, 2026
Memur Disiplin Cezaları ve İptal Sebepleri: Danıştay’ın 2025 Tarihli Kararları
Polis memuru sosyal medya disiplin cezası — Sezgen Hukuk
Mayıs 2, 2026
Görev Tanımında Olmayan İş Emredilirse Uzman Erbaş Ne Yapmalı?
Kira tespit davasında ıslah yasağı HGK kararı — Sezgen Hukuk
Mayıs 2, 2026
Uzman Erbaş Bulaşık Yıkama Emrini Yapmadı Diye Ceza Alır mı? Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?
Mayıs 2, 2026
Jandarma Disiplin Kurulu Yanlış Kurulursa Ceza İptal Edilir mi? Uzman Çavuş Disiplin Cezası Nasıl Kaldırılır?
Mayıs 2, 2026
Askeri Personelin Sicil Notu Düşürülürse Ne Yapılır? Subay ve Astsubay Sicil Notu İptal Davası Nasıl Açılır?
Mayıs 2, 2026
Uzman Erbaş Temizlik Emrini Yapmadı Diye Ceza Alır mı? Emre İtaatsizlik Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?
Avukata Sor