Dava Zamanaşımı Ve Ceza Zamanaşımı Arasındaki Fark Nedir ?

Zamanaşımı, bir hukuki talep veya cezai yaptırımın, takip edilmesi için ön görülmüş zaman sınırıdır. Zamanaşımı kavramı, bir suç veya hak talebinin belirli bir süre sonra takip edilemeyeceğini ve dolayısıyla hukuki olarak artık o konuyla ilgili zamanaşımı ön görülmüş yola başvurma imkanının kalmadığını gösterir.

Zamanaşımı, iki şekilde karşımıza çıkar : dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı.

Dava Zamanaşımı Nedir?

Dava zamanaşımı, bir davada bir hakkın korunması veya bir talebin yapılması için belirli bir süre sınırıdır. Bu sürenin dolması durumunda kişi yasal olarak dava açamayacağı gibi dava açıldıysa da bu süre geçtikten sonra düşmektedir. Dava zamanaşımı kural itibarıyla fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayan daha maddi bir zamanaşımıdır.

Şayet kişi bir suç işlediyse ve dosyasının savcılıktan iddianame marifetiyle mahkemeye gönderilip bu suça ilişkin dava açılması gerekiyorsa bu da belirli bir süreye bağlanmıştır, süresi içerisinde dava açılmadığı ve davanın süresinde açılmadığı hususu ileri sürüldüğü takdirde davanın düşmesi şeklinde etki edecektir. Eğer dava açıldıysa ve dava zamanaşımı süresinde hukuki süreç tamamlanmadıysa artık o hukuki süreç tamamlanmayacaktır. Devlet, kişiye ceza verme ‘’hakkından’’ vazgeçecektir.

Sürecin Aksaması Yargılanan Kişinin İşine Gelir

Anlaşılması adına örnek vermek gerekirse, hukukta bazı davaların açılması için süreler vardır. Hileye dayalı tapu iptal tescil davası açılmak isteniyorsa, İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl süre içerisinde dava açılmalıdır. Aksi halde dava süresinde açılmadığı için reddedilir. Aynı şekilde, cumhuriyet savcısı da elindeki dosya hakkında delilleri toplamalı ve Dava Zamanaşımı süresinde davasını açmalıdır

Cumhuriyet Savcısı, dava zamanaşımı süresinde soruşturmayı tamamlayamazsa, dava açılamaz. Açılan davada zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmelidir.

Örneğin, basit tehdit suçunun cezası;

Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise,
mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası şeklindedir.

Bu suçun dava zamanaşımı 8 yıldır. Yani 8 yıl boyunca savcılık tarafından soruşturma tamamlanamazsa artık ceza mahkemesinde ceza davası açılamaz. Soruşturma dosyası kendi kendine zamanaşımına uğrayıp hükümden düşecektir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda Dava Zamanaşımı

Dava zamanaşımı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 30 yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 25 yıl, 20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda 20 yıl, 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda 15 yıl, 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda ise 8 yıldır.

Suç TürüDava Zamanaşımı Süresi
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar30 yıl
Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar25 yıl
20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlar20 yıl
5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar15 yıl
5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar8 yıl

Eğer suç işleyen kişi, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş fakat 15 yaşını doldurmamış ise, zamanaşımı süresinin yarısı; 15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını doldurmamış ise, üçte ikisi geçtikten sonra kamu davası düşer.

Zamanaşımı süresi, dosyadaki mevcut delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de dikkate alınarak belirlenir. Suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur ve seçimlik cezaları gerektiren suçlarda hapis cezası esas alınır.

Aynı suçtan dolayı tekrar yargılama gerektiren durumlarda, fiilin işlendiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.

Zamanaşımı süresi, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

Yurt dışında işlenen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını veya müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar için ise, dava zamanaşımı uygulanmaz.

Dava Zamanaşımı Yargılama Sırasında Dolarsa Ne Olur ?

Ceza Genel Kurulu’nun 26.06.2012 tarihli ve 978-250 numaralı kararı öncül alındığında, diğer birçok hukuki kararda olduğu gibi, zamanaşımının yargılama sürecinde gerçekleşmesi durumunda, bu durum yargılamayı engelleyen ve dolayısıyla davanın düşmesine sebep olan durumlardan biri olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkeme ya da Yargıtay, kendiliğinden zamanaşımı ilkesini uygulayacak ve kamu davasının düşmesine karar verecektir. Eğer bir kamu davasında dava zamanaşımı süresi dolmuşsa, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesi gereğince davanın düşürülmesine hükmedilir.

Muhakeme hukukunda, dava zamanaşımının dolması, bir muhakeme şartı olarak kabul edilir ve bu durumda savcılık, dava açmayacak ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verecektir. Dava açılmadan önce, yani CMK’nın 172. maddesi gereğince, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilecektir.

blank

blank

İBRAHİM TATLISES VE ALİŞAN’IN DAVALARININ DÜŞÜRÜLMESİNE

Mahkeme, sanıklar İbrahim Tatlıses’in 2005 yılı Ocak ayı içerisinde ünlü dansöz Onur Çakmak’ın (Asena) sahne almaması için örgüte para vererek yardımda bulunduğu, sanık Ali Serkan Tektaş (Alişan)’ın ise 2004 yılıl içerisinde korumalığını yapması için örgüte para yardımında bulunduğu belirtilerek, zaman aşımı süresinin dolduğuna yer verilerek davalarının düşürülmesine hükmedildi.

Dava Zamanaşımının Kesilmesi

Aşağıdaki tablo, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67/2. maddesine göre dava zamanaşımının kesilmesi sebeplerini göstermektedir. Bu maddede, nesnel bir sistem esas alınarak, daha dar bir kapsamla ve zamanaşımını kesme nedenlerinin sırasını belirleyen bir çerçeve sunulmuştur.

Zamanaşımı Kesilme Sebepleri
Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifade vermesi
Şüpheli veya sanıklardan birinin sorguya çekilmesi
Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi
İddianamenin düzenlenmesi
Sanıklardan biri ya da birkaçı hakkında mahkûmiyet kararının verilmesi

Bu koşulların herhangi biri gerçekleştiğinde, dava zamanaşımı kesilmiş sayılır.

Dava Zamanaşımının Durması Nedir ?

Dava zamanaşımının durması, belirli durumlar nedeniyle yargılamanın gerçekleştirilememesi ve bu durumun ortadan kalktığı ana kadar zamanın geçmemiş sayılması anlamına gelir.

Bu tür durumlar, zamanaşımı sürecini durdurur. Durdurucu nedenlerin mevcudiyeti durumunda, zamanaşımı süreci, durdurma nedeninin ortaya çıktığı anda son kesildiği noktadan başlar ve bu durdurucu neden ortadan kalktığında, zamanaşımı süreci kaldığı yerden devam eder.

Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, durdurulmadan önce ve sonra geçen süreler toplanır. Dava zamanaşımının durmasının kabul edilmesinin sebebi, belirli engeller nedeniyle yargılamanın yapılamamasıdır, ancak suçun hala yargı makamları tarafından takip ediliyor olmasıdır.

Eğer durdurma kabul edilmezse, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle davanın zamanaşımına uğraması mümkün olabilir. Ancak, her türlü engel dava zamanaşımının durmasını gerektirmez. Bu nedenle, yasalar sadece belirli durumların zamanaşımını durdurabileceğini belirtir.

Aşağıdaki tablo, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 67/1. maddesine göre dava zamanaşımının durma sebeplerini listelemektedir:

Dava Zamanaşımının Durma Sebepleri
Soruşturma ve kovuşturmanın, izin veya karar alınması veya başka bir mercide çözülmesi gereken bir meseleye bağlı olması
İzin veya kararın alınması veya mesele çözümlenene kadar
Kaçak olduğuna dair karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar

Bu durumlar gerçekleştiğinde, dava zamanaşımı süreci durur. Bu süre zarfında, zamanaşımı süresi işlemez. Bu süre sonunda, yani belirtilen durumlar ortadan kalktığında, zamanaşımı süresi kaldığı yerden devam eder.

ÖRNEK HESAP VE YARGITAY KARARILARI

Sanıklar Ha. ve Hü.’e atılı resmî belgede sahtecilik suçunun yaptırımı, suç tarihinde yürürlükte olan TCK’nın 204/1. maddesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiştir. Buna göre, TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, aynı Kanun’un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise on iki yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve sanıklar Ha. ve Hü. yönünden 21.03.2006 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan eylemle ilgili olarak, iddianame tarihinin 23.12.2010 olduğu ve zamanaşımının son olarak sanıklar hakkında verilen 11.04.2017 tarihli mahkûmiyet kararıyla kesildiği de gözetildiğinde, TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen on iki yıllık kesintili dava zamanaşımı süresi, adı geçen sanıklar yönünden 21.03.2018 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.12.2018 gün, 2017/21-1090 Esas, 2018/628 Karar


Sanıklara atılı tefecilik suçunun yaptırımı TCK’nın 241/1. maddesinde 2 yıldan 5 yı- la kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası olarak öngörülmüş olup, aynı Ka- nun’un 66/1-e maddesi gereğince bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı sekiz yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 02.11.2006 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak, sanıklar hakkında dava za- manaşımını kesen en son işlem 20.05.2008 tarihli sorgu olup bu tarihten sonra zamana- şımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, TCK’nın 66/1-e maddesindeki sekiz yıllık zamanaşımı süresi, Ceza Genel Kurulu’nun inceleme tarihinden önce 20.05.2016 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.” Yargıtay Ceza Genel Kurulu 20.11.2018 gün, 2018/5-432 Esas, 2018/545 Karar

blank

Ceza Zamanaşımı Nedir?

Ceza zamanaşımı, ‘’aradan kaç yıl süre geçerse bir ceza uygulanmaz?’’ sorusuna cevap olarak düzenlenmiş zamanaşımıdır. Ceza zamanaşımı, dava zamanaşımının aksine kişiyle alakalı hüküm kesinleştikten sonra devreye girer.

Yeni kesinleşmiş bir ceza var, ancak belirli bir süre sonra artık infaz edilemiyor olarak anlayabiliriz.

Ceza ortadan kalkmaz. Sadece mevcut ceza uygulanamaz olur.

Örneğin, 5 yıla kadar hapis ceza almış biri ceza kesinleşmesi akabinde 10 sene boyunca firari olursa, 10 sene dolduğunda artık cezası infaz edilemez.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda Ceza Zamanaşımı

Aşağıdaki tablo, Türk Ceza Kanunu’na göre ceza zamanaşımı sürelerini göstermektedir:

Cezanın TürüZamanaşımı Süresi
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası40 yıl
Müebbet hapis cezası30 yıl
20 yıl veya daha uzun süreli hapis cezası24 yıl
5 yıldan fazla hapis cezası20 yıl
5 yıla kadar hapis ve adli para cezası10 yıl
Her bir cezanın türüne göre belirlenen zamanaşımı süresi, cezanın uygulanması için geçerli olan maksimum süreyi ifade eder. Bu sürenin sonunda, cezanın uygulanması hukuki açıdan mümkün olmaz.

Ancak, suçu 12 yaşını doldurmuş ama 15 yaşını geçmemiş kişiler için ceza zamanaşımı süresi yarısı kadar, 15 yaşını doldurmuş ama 18 yaşını geçmemiş kişiler için ise üçte ikisi kadar uygulanır.

Yurt dışında işlenen ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya 10 yıldan fazla hapis cezaları için ise ceza zamanaşımı uygulanmaz.

Farklı türde cezalar içeren hükümler için ise en ağır ceza için belirlenen süre geçmeden infaz edilemez.

Ceza zamanaşımı süresi, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir şekilde kesintiye uğradığı tarihten itibaren başlar ve kalan ceza miktarına göre hesaplanır.

Dava Zamanaşımı ve Ceza Zamanaşımı Arasındaki Farklar

Dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı, her ikisi de yasal bir süre sınırıdır, ancak aralarındaki farklar şunlardır:

  1. Dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihi esas alan bir zamanaşımıdır, yargısal süreci esas almaz. Ceza zamanaşımı ise yargısal süreci esas alır, kişi hakkında verilen cezanın kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
  1. Dava zamanaşımı dolduğunda, devlet ceza vermeyecektir; ceza zamanaşımında devlet verdiği cezayı uygulamayacaktır.
  2. Dava zamanaşımı dolana dek kişi hakkında suça ilişkin dava açılmadıysa bundan sonra o suçla alakalı kişiye kamu davası açılmayacaktır. Kamu davası açıldıysa ve hukuki süreç dava zamanaşımı dolduğu halde sona ermediyse dava düşecektir, hukuki süreç tamamlanmayacaktır. Ceza zamanaşımında ceza çoktan verilmiş, hüküm kesinleşmiştir. Hüküm ceza zamanaşımı dolana kadar uygulanmazsa artık uygulanmayacaktır.

İnfazın uygulanmasından sorumlu merci Cumhuriyet Savcılığıdır.

blank

Zamanaşımının hesabı ve uygulanması

Ceza ve dava zamanaşımı süreleri, gün, ay ve yıl cinsinden hesaplanır. Bir gün, yirmi dört saat; bir ay ise otuz gündür. Yıl hesaplaması ise resmi takvime göre yapılır. Bu zamanaşımı süreleri, mahkeme veya yetkililer tarafından resen olarak uygulanır ve şüpheli, sanık veya hükümlü bu süreleri değiştiremez veya vazgeçemez.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda hükmedilen zamanaşımı çeşit ve süreleri, suçlara bağlı olarak (haksız fiile) açılan hukuk davalarına da sirayet etmektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/10490 E. , 2015/13412 K.

Davaya konu olayda; davalının eylemi suç teşkil etmekte olup, mahkeme gerekçesinde de ceza mahkemesi kararına açıkça atıfta bulunulmuştur. Zamanaşımı davaya konu haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren eylemin niteliği de gözetildiğinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 66/1-e maddesinde öngörülmüş olan 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup dava tarihi itibariyle bu süre de henüz dolmamıştır.

Şu halde; mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamış ve davanın esastan incelenip sonucuna göre karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/2589 E. , 2017/7087 K.

Dava, trafik kazası sebebi ile ölüme dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda; kaza 28.12.2004 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazası sonucunda davacıların desteği ile birlikte birden fazla kişi ölmüştür. Buna göre eylem için(765 sayılı TCK 455/2) kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, zamanaşımı süresinin son günü olan 28.12.2014 gününün Pazar gününe denk geldiği dikkate alındığında dava tarihi olan 29.12.2014 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.

Bu hale göre zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 20/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İnfaz Hesaplama Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın

blank

Dava Zamanaşımının Kesilmesi Emsal Karar

Sanığın üzerine atılı ruhsatsız silah taşıma suçu için, 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezası öngörülmüş olup, 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresi 5 yıl, 104/2. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zamanaşımı süresi ise 7 yıl 6 aydır. Daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 17.11.2003 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamana- şımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.03.2010 tarihi itibarıyla durduğu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suçun işlendiği 10.11.2012 tarihin- de yeniden işlemeye başladığı ve önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbi- rine eklenmek suretiyle hesaplandığında, yerel mahkemece kamu davasının düşmesi kararının verildiği 13.05.2014 tarihinden önce 25.01.2014 tarihinde gerçekleşmiş bu- lunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında ruhsatsız silah taşıma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşmesine ilişkin yerel mahkeme hükmü ile bu hükmü onayan Özel Daire kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 07.03.2017 gün, 2015/8-268 Esas, 2017/124 Karar)

AVUKATA SOR

https://web.whatsapp.com/send?phone=5527891700&text=Merhaba

Instagram Takipte Kal

blank

Yorum Bırakın

Recent Articles

blank
Şubat 20, 2024
Macaristan Gayrimenkul Yatırımı İle Kalıcı İkamet Nasıl Alınır?
blank
Şubat 8, 2024
Türkiye ve İran Arasındaki Adli İşbirliği Anlaşması
blank
Şubat 7, 2024
Avukat Bedava Dava Alabilir Mi?
blank
Şubat 6, 2024
Ortaklığın Giderilmesinde Paralar Nasıl Paylaştırılır?
blank
Şubat 5, 2024
Mobbing Nedir?
blank
Ocak 30, 2024
İdareye Başvurmadan Doğrudan Tam Yargı Davası Açılabilir Mi? İdari İşlem ve İdari Eylem Nedir?
blank
Ocak 24, 2024
Başkasının Eserini Kitabımda Kullanabilir Miyim?
blank
Ocak 22, 2024
Sınai Mülkiyet ve Fikri Mülkiyet Benzerlik ve Farkları
blank
Ocak 20, 2024
İnhisari Ne Demek?
blank
Ocak 18, 2024
Muris Muvazaası Mirastan Mal Kaçırma Nedir?
blank
Ocak 18, 2024
Bahçeyi Otoparkı Depoyu İşgal Edenden Nasıl Ecrimisil Alınır?
blank
Ocak 18, 2024
İşgalci Kira Açıklamasıyla Ödeme Yapıyor Geri Yollamak Gerekir Mi?
blank
Ocak 16, 2024
Ecrimisil Davası Nedir? İntifadan Men Koşulu Nedir?
blank
Ocak 10, 2024
Yabancı Çocukların Eğitim Ve Sağlık Hakkı
blank
Ocak 10, 2024
Endikasyon ve Komplikasyon Nedir?
× Avukata Sor