Bu yazıda hangi mevzuatı değerlendiriyoruz, neden önemli?
Kamu kurumlarında çalışan birçok memur, bir sorun yaşadığında “bunu nereye söyleyeceğim”, “amirime dilekçe verirsem başıma iş gelir mi”, “şikâyet etmenin bir usulü var mı” gibi soruların cevabını net olarak bilmiyor.
Oysa bu alan, tamamen keyfi bırakılmış bir alan değil. Devlet memurlarının şikâyet, müracaat ve ihbar hakları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 21. maddesine dayanılarak çıkarılan “Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik” ile ayrıntılı şekilde düzenlenmiş durumda. Bu yazıda, söz konusu yönetmelik hükümleri; mevzuat diliyle boğmadan, günlük hayatta karşılaşılan sorular üzerinden, kısa ve net cevaplarla anlatılmaktadır. Amaç, memurun hem hakkını bilmesi hem de bu hakları kullanırken hata yapmamasıdır.
Devlet memurları amirlerinden şikâyet edebilir mi?
Evet.
Devlet memurları, amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari işlem ve eylemler nedeniyle şikâyet hakkına sahiptir.
Bu hak, 657 sayılı Kanun’un 21. maddesine dayanır ve yönetmelikle ayrıntılandırılmıştır.
Özetle:
Memura karşı yapılan idari bir işlem varsa, memur “buna itiraz ediyorum” deme hakkına sahiptir.
Şikâyet her konu için yapılabilir mi?
Hayır.
Şikâyet, idari işlem ve eylemler için yapılır.
Şu ayrımı bilmek gerekir:
– Disiplin suçu niteliği taşıyan konular ayrı mevzuata girer
– Adli suç teşkil eden konular savcılığa bildirilir
– Yönetmelik kapsamındaki şikâyet, idari niteliklidir
Şikâyet sözlü mü yapılır, yazılı mı?
İkisi de mümkündür.
Ancak pratikte en sağlıklısı yazılı şikâyettir.
Yazılı şikâyet:
– Dilekçe ile yapılır
– Konu açık ve anlaşılır yazılır
– Mevzuata uygun olmalıdır
Sözlü şikâyet:
– Talep edilirse tutanak tutulur
– Tutanak iki tarafça imzalanır
– İmza atılmazsa şikâyet yapılmamış sayılır
Şikâyet doğrudan üst makama mı yapılır?
Hayır.
En sık yapılan hata budur.
Şikâyet, en yakın amirden başlanarak, silsile yoluyla yapılır.
Ancak şikâyet edilen amir atlanır.
Yani:
– Şikâyet ettiğin kişiye dilekçe vermezsin
– Onun bir üst disiplin amirine gidersin
Toplu şekilde şikâyet edilebilir mi?
Hayır.
Toplu şikâyet yasağı vardır.
Her memur kendi adına ve bireysel olarak şikâyet etmek zorundadır.
Şikâyeti kim inceler ve karara bağlar?
Şikâyet hakkında karar verme yetkisi, şikâyet edilen kişinin ilk disiplin amirine aittir.
Yetkisi olmayan amir:
– Dilekçeyi alır
– Görüşünü ekler
– 3 gün içinde yetkili amire gönderir
– Şikâyet edeni bilgilendirir
Şikâyet ne kadar sürede sonuçlandırılmak zorunda?
Kesin süre vardır.
Şikâyet dilekçesi karar merciine ulaştıktan sonra:
– En geç 30 gün içinde
– İncelenmeli
– Karara bağlanmalı
– Sonuç yazılı olarak bildirilmelidir
Bu süre keyfi olarak uzatılamaz.
Şikâyet eden memura ceza verilebilir mi?
Hayır.
Yönetmelik çok nettir:
Usulüne uygun yapılan şikâyet nedeniyle memura ceza verilemez.
Ancak:
– Usule aykırı şikâyet
– Hakaret
– İftira
– Suç teşkil eden davranış
varsa sorumluluk doğar.
Şikâyet sonucu verilen karara itiraz edilebilir mi?
Evet, ama sadece bir kez.
Şartlar:
– Kararın tebliğinden itibaren
– 10 gün içinde
– Bir üst mercie itiraz edilir
İtiraz sürecinde de aynı usul kuralları geçerlidir.
Müracaat ile şikâyet arasındaki fark nedir?
Bu fark çok karıştırılır.
Şikâyet:
– Yapılan bir idari işlemden rahatsızlık duyulmasıdır
Müracaat:
– Kurumla ilgili resmi veya kişisel bir işin talep edilmesidir
– Atama, izin, özlük hakkı gibi konular girer
Devlet memuru suç gördüğünde ne yapmak zorunda?
Bu bir hak değil, yükümlülüktür.
Memur:
– Görevi sırasında
– Suç teşkil eden bir durumu öğrenirse
– Yetkili makamlara bildirmek zorundadır
Bu ihbar nedeniyle memura ceza verilemez, hizmet koşulları ağırlaştırılamaz.
Müracaatlarda da aynı kurallar mı geçerli?
Evet.
Şekil, süre, itiraz ve sorumluluk açısından:
– Şikâyetle ilgili kurallar
– Müracaatlar için de aynen uygulanır
Amirler bu süreci işletmezse ne olur?
Bu durum sık yaşanır ama hukuki sonucu vardır.
Yönetmeliğe göre:
– Şikâyeti zamanında incelemeyen
– Karar vermeyen
– Usule aykırı davranan amir
hakkında 657 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre disiplin cezası uygulanır.
Bu yönetmelik kimleri kapsamaz?
Bazı kamu görevlileri açıkça kapsam dışındadır:
– Hakim ve savcılar
– Danıştay ve Sayıştay meslek mensupları
– Yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanları
– Türk Silahlı Kuvvetleri personeli
Bu kişiler için özel mevzuat uygulanır.
Bu yönetmelik sözleşmeli personele de uygulanır mı?
Evet, büyük ölçüde uygulanır.
657 sayılı Kanun’da sayılan kurumlarda çalışan:
– Sözleşmeli
– Geçici
– Ek geçici madde kapsamındaki personel
da bu yönetmelik kapsamındadır.
Bu yönetmelik neden önemlidir?
Çünkü bu düzenleme:
– Memurun “susmak zorunda olmadığını”
– Keyfi işlemlere karşı hukuki yol olduğunu
– Amirlerin de denetlenebilir olduğunu
açıkça ortaya koyar.
Bu yönetmelik, idare içi hukuk güvenliğinin temel araçlarından biridir.
Şikâyet, müracaat ve ihbar hangi konular için öngörülmüştür?
Bu yönetmelik:
– Kurum içi işleyiş
– Amir işlemleri
– İdari eylem ve kararlar
– Görev sırasında öğrenilen ve kurumla bağlantılı durumlar
için getirilmiştir.
Yani burada esas olan şey idare hukuku alanıdır, ceza muhakemesi değil.
“İhbar” kavramı ceza ihbarı mıdır?
Hayır.
Yönetmelikte geçen ihbar, teknik anlamda idari ihbardır.
Örneğin:
- Görev sırasında zimmet şüphesi
- Evrakta usulsüzlük
- Görevin kötüye kullanılması ihtimali
Bu tür durumlar kurumla ve görevle bağlantılıysa, yönetmelik devreye girer.
CBS gerektiren bir suç varsa memur ne yapar?
Burada çizgi nettir.
Eğer ortada:
- Kasten yaralama
- Tehdit
- Hakaret
- Cinsel saldırı
- Hırsızlık
- Dolandırıcılık
- Sahtecilik
- Uyuşturucu
- Silahlı suçlar
gibi ceza soruşturması gerektiren bir fiil varsa:
Doğrudan polis veya Cumhuriyet savcılığına gidilir.
Bu noktada:
- Amir silsilesi aranmaz
- Kurum içi şikâyet zorunluluğu yoktur
- Yönetmelik uygulanmaz
“Önce amire bildirme” zorunluluğu var mı?
Hayır.
Ceza hukuku bakımından böyle bir zorunluluk yoktur.
Hatta bazı suçlarda önce amire bildirmek, delil karartılmasına bile yol açabilir.
Bu nedenle ceza hukuku sistemi şunu söyler:
Suç varsa, muhatap adli mercilerdir.
Memur doğrudan savcılığa giderse disiplin cezası alır mı?
Hayır.
Aksine, bazı durumlarda gitmemesi suçtur.
Türk Ceza Kanunu m.279’a göre:
Görevi gereği öğrendiği suçu yetkili makamlara bildirmeyen kamu görevlisi suç işlemiş olur.
“Yetkili makam” burada:
- Polis
- Jandarma
- Cumhuriyet savcılığıdır
Yani memur:
- Savcılığa giderse → sorun yok
- Gitmezse → risk başlar
Peki kurum içi ihbarla savcılığa gitmek arasında fark var mı?
Var.
Kurum içi ihbar:
- İdari soruşturma doğurur
- Disiplin sürecini başlatır
Savcılığa ihbar:
- Ceza soruşturması başlatır
- Kolluk ve adli süreç devreye girer
Bazı durumlarda ikisi birlikte yürüyebilir ama bu bir zorunluluk değildir.
















