Boşanma davalarında en çok tartışılan konulardan biri yıllardır aynıydı:
Bir evlilik bittiğinde nafaka gerçekten ömür boyu sürmeli mi?
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi. Ancak bu karar, halk arasında dolaştığı gibi “nafaka tamamen kalktı” anlamına gelmiyor.
Burada iptal edilen şey nafaka değil, nafakanın kanunda süresiz şekilde istenebilmesine imkân veren ibaredir.
Süresiz Nafaka Tamamen Kalktı mı?
Hayır.
Nafaka tamamen kalkmadı.
Yoksulluk nafakası hâlâ boşanma hukukunun bir parçasıdır. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, şartları varsa nafaka isteyebilir.
Fakat artık tartışma şu noktaya gelmiştir:
Nafaka olacak mı?
Evet, olabilir.
Nafaka ömür boyu otomatik devam edecek mi?
İşte AYM’nin iptal ettiği mesele budur.
AYM Tam Olarak Neyi İptal Etti?
AYM, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki şu ifadeyi hedef aldı:
“süresiz olarak”
Bu ifade, yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlanmadan istenebilmesini sağlıyordu.
Yani kararın anlamı şudur:
Devlet, yoksulluğa düşen eşi koruyabilir. Ancak bu koruma her olayda belirsiz süreli bir borca dönüşemez.
Kısa süren evlilikte yıllarca nafaka ödenmesi, uzun evlilikte ekonomik olarak tamamen güçsüz kalan eşin korunması, çocuk bakımı, yaş, sağlık ve çalışma imkânı gibi konular artık daha net tartışılacaktır.
Nafaka Kararı Hemen Yürürlüğe Girdi mi?
Hayır.
Kararın hemen uygulanması beklenmemelidir.
Haberlere yansıyan bilgiye göre iptal hükmünün gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra 9 ay içinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.
Bu neden önemli?
Çünkü AYM bazı iptal kararlarında kanun koyucuya süre verir. Amaç, kanunda bir boşluk doğmasını engellemektir.
Bu süreçte TBMM yeni bir düzenleme yapabilir.
Mevcut Nafaka Ödemeleri Kendiliğinden Biter mi?
Hayır.
Bu karar çıktı diye mevcut nafaka borçları otomatik olarak sona ermez.
Mahkeme kararı varsa, o karar yürürlüktedir. Nafaka ödenmeye devam eder. Kişi kendi kendine “AYM iptal etti, ben artık ödeme yapmıyorum” derse ciddi icra ve şikâyet süreçleriyle karşılaşabilir.
Mevcut nafakanın kaldırılması veya azaltılması için ayrıca dava açılması gerekebilir.
Nafaka Ödeyen Kişi Ne Yapmalı?
Nafaka ödeyen kişi önce sakin olmalıdır.
Bu karar, elindeki mahkeme kararını tek başına ortadan kaldırmaz.
Şu üç şey incelenmelidir:
- Nafaka kararı kesinleşmiş mi?
- Nafaka alacaklısının ekonomik durumu değişmiş mi?
- Yeni AYM kararı ve çıkacak kanuni düzenleme mevcut dosyayı etkiliyor mu?
Özellikle nafaka alacaklısı çalışmaya başlamışsa, evlenmişse, yoksulluğu sona ermişse veya tarafların mali durumu ciddi şekilde değişmişse nafakanın kaldırılması ya da azaltılması davası gündeme gelebilir.
Nafaka Alan Kişi Ne Yapmalı?
Nafaka alan kişi de bu kararı “nafakam hemen kesilecek” diye okumamalıdır.
Mevcut karar devam ettiği sürece nafaka hakkı da devam eder.
Ancak ileride karşı taraf nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açabilir. Bu nedenle nafaka alacaklısı kendi ekonomik durumunu, gelirini, giderlerini ve yoksulluk hâlinin devam ettiğini gösteren belgeleri saklamalıdır.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Asıl süreç şimdi başlıyor.
AYM’nin gerekçeli kararı yayımlanacak. Ardından kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapması beklenebilir.
Yeni sistemde şu ihtimaller gündeme gelebilir:
- Evlilik süresine göre nafaka süresi belirlenebilir.
- Hâkime her dosyada süre takdiri verilebilir.
- Yaş, sağlık, çocuk bakımı ve çalışma imkânı gibi özel durumlar dikkate alınabilir.
- Kısa evliliklerle uzun evlilikler arasında ayrım yapılabilir.
Yani yeni dönemde nafaka daha somut, daha ölçülü ve dosyanın gerçeklerine göre değerlendirilen bir hale gelebilir.
Süresiz Nafaka Kararı Ne Anlama Geliyor?
Bu kararın özü şudur:
Nafaka kalkmadı.
Süresiz nafaka düzeni değişiyor.
Boşanma yüzünden gerçekten yoksulluğa düşen kişi korunmaya devam edecektir. Fakat nafaka borçlusunun da belirsiz süreli bir yük altında bırakılması artık yeniden değerlendirilecektir.
Hukuken doğru okuma budur:
AYM, yoksulluk nafakasını değil; nafakanın süresiz olmasını sağlayan kanuni ibareyi iptal etti.
Bu nedenle gerekçeli karar ve yeni yasal düzenleme görülmeden kesin konuşmak doğru değildir. Ancak açık olan şey şudur:
Boşanma hukukunda nafaka bakımından yeni bir dönem başlamıştır.































