MADDE 71
Madde 71 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/138) (KOD 5)(KOD 4)(KOD 3)(KOD 2)(KOD 1)
Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:
1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.
3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
GEREKÇE
(5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU’NUN 71. MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPAN 5728 SAYILI TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN’UN 138. MADDESİNİN GEREKÇESİDİR.)
(TASARININ 1. MADDESİNDE YER ALAN DÜZENLEME KANUNUN YASALAŞAN METNİNİN 138. MADDESİNE KARŞILIK GELMEKTEDİR.)
MADDE 1 – Maddenin kırk üçüncü fıkrasının (b) bendiyle, Kanunun 71 inci maddesi değiştirilmiştir. Kanunun mevcut metninde suçlar tanımlanırken, manevi haklara tecavüz ve mali haklara tecavüz ayırımı esas alınmıştır. Öncelikle belirtilmek gerekir ki, bu Kanunun koruma altına aldığı mali ve manevi haklara tecavüz fiilleri iç içe bir mahiyet taşımaktadır. Bir fiille, bir kişinin sadece manevi hakkı veya mali hakkı ya da bunların her ikisi de ihlal edilmiş olabilir. Korunan haktan hareketle aynı fiilin iki ayrı suç olarak nitelendirilmesi yoluna gidilmesi, ceza hukukundaki suç tanımlamalarında esas alınan suç politikası ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Dikkat edilmelidir ki, maddede beş bent halinde sayılan fiiller, söz konusu fıkra kapsamında birer seçimlik hareketler değillerdir. Her ne kadar aynı cezai yaptırım öngörülmüş ise de; bu beş bentten her birinde yer alan hareketler ayrı ayrı suç oluşturmaktadır. Çünkü her bir bent kapsamına giren fiillerin konusu birbirinden farklıdır. Halbuki seçimlik hareketli suçtan söz edebilmek için, konunun aynı olması gerekir.
Bu nedenlerin yanı sıra, 72 nci maddenin değiştirilmesine ilişkin aşağıdaki gerekçeler de göz önünde bulundurularak, suç tanımı yapılırken işbu Kanunun koruma altına aldığı manevi ve mali haklar bakımından bir ayırım yapılmamıştır. Ancak, dikkat edilmelidir ki, bu düzenlemeyle fikri haklarla ilgili olarak Kanunun benimsediği manevi ve mali hak ayırımı kaldırılmış değildir.
Yapılan değişiklikle, madde kapsamında çeşitli suç tanımlarına yer verilmiştir. Bütün bu tanımların ortak özelliği, suç oluşturan fiillerin bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi ve mali hakları ihlal etmesidir.
Maddenin (1) numaralı bendi altında seçimlik hareketli bir suç tanımı yapılmıştır. Söz konusu suçu oluşturan fiiller, bir eseri hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın bir ticari faaliyet çerçevesinde işlemek, çoğaltmak, dağıtmak, yaymak, elektronik ortam da dahil olmak üzere yayımlamak ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz etmek, satmak, ticari amaçla satın almak, ithal veya ihraç etmek, elinde bulundurmak ya da depolamak olarak gösterilmiştir. Suçun konusu bu Kanunla koruma altına alınan manevi veya mali hakların ilişkin olduğu fikri eserdir. Bu suçun oluşabilmesi için, söz konusu seçimlik hareketlerden birinin, hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın gerçekleştirilmesi gerekir.
Maddenin (2) numaralı bendinde, ayrı bir suç tanımına yer verilmiştir. Bu suçu oluşturan fiiller, bir eserin bu Kanun hükümlerine aykırı olarak gösterime sunulması veya dinletilmesidir. Eserin gösterime sunulduğu veya dinletildiği yer, eğlence hizmetinin verildiği bir ticari işletme olmalıdır. Eğlence yeri kavramından neyin anlaşılması gerektiğini 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununa göre belirlemek gerekir.
Bu bent hükmünde ayrı bir suç tanımına yer verilmiş olmakla birlikte, bu suçun karşılığı olan ceza yaptırımı bakımından (1) numaralı bende atıfta bulunulmuştur.
Hak sahibi kişilerin izninin varlığı, maddenin (1) numaralı bendi kapsamındaki fiilleri hukuka uygun hale getirmektedir. Ancak, söz konusu bent hükmünde bu rızanın yazılı olması şartı aranmıştır. İspat sorununun gereği olarak, rıza ile ilgili bu yazılılık koşuluna bent hükmünde yer verilmiştir. Ancak, bu koşulun, maddi gerçeğin araştırılması ereğinden hareket eden ceza muhakemesi hukukuna uygun olarak yumuşatılması amacıyla, maddenin (3) numaralı bendi formüle edilmiştir.
Maddenin (4) ve (5) numaralı bentlerinde çeşitli intihal fiilleri bağımsız suçlar olarak tanımlanmıştır. (5) numaralı bentte bilimsel etik kurallarına aykırı olarak bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunma fiili ceza yaptırımı altına alınmıştır.
(6) numaralı bentte, içeriği ile ilgili olarak ayrıca açıklamaya gerek olmayan bağımsız bir suç tanımına yer verilmiştir.
(7) numaralı bent altında, bu Kanunla koruma altına alınan manevi ve mali haklara tecavüz teşkil eden ve sözleşmeye aykırılık oluşturan belirli fiiller suç olarak tanımlanmıştır. Ancak bu suç tanımlaması yapılırken, yaptırım bakımından Anayasanın 38 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” ilkesine riayet edilmiştir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi 04.04.2016 T. 2015/34433 E. 2016/14299 K.
Sanık hakkında açılan diğer davalara yönelik dosyaların getirtilip incelenerek mümkün olması halinde birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında yasa maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu bozmayı gerektirir.































