Rusya-Ukrayna savaşı uzadıkça Türkiye’de yaşayan Rus ve Ukrayna vatandaşlarının en çok sorduğu soru şu oldu: “Ülkeme dönersem askere alınırım, cepheye gönderilirim veya siyasi görüşüm nedeniyle hedef alınırım. Türkiye beni geri gönderebilir mi?”
Bu sorunun tek cümlelik cevabı şudur: Kişi ülkesine gönderildiğinde ölüm, işkence, insanlık dışı muamele, siyasi baskı veya silahlı çatışma nedeniyle ciddi tehlike yaşayacaksa Türkiye’nin bu kişiyi doğrudan geri göndermesi hukuken tartışmalıdır. Türk hukukunda bunun adı çoğu zaman “uluslararası koruma”, “ikincil koruma”, “geri gönderme yasağı” veya deport kararına karşı dava süreci olarak karşımıza çıkar.
Türkiye’de yabancıların koruma talepleri 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında değerlendirilir. Kanuna göre uluslararası koruma; mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsünü kapsar. Kanunun en önemli ilkesi ise geri gönderme yasağıdır. Buna göre hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye uğrayacağı veya siyasi fikri, dini, tabiiyeti, ırkı ya da belli bir toplumsal gruba mensubiyeti nedeniyle hayatı veya özgürlüğü tehdit altında kalacağı bir yere gönderilemez.
Rus vatandaşları Türkiye’de sığınma başvurusu yapabilir mi, askere alınma riski uluslararası koruma sebebi olur mu, savaş karşıtı olmak deportu durdurur mu?
Evet, Rus vatandaşları Türkiye’de uluslararası koruma başvurusu yapabilir. Fakat burada kritik nokta şudur: “Ben askere gitmek istemiyorum” demek tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Dosyada asıl anlatılması gereken mesele, kişinin ülkesine dönmesi hâlinde neden sıradan bir askerlik yükümlülüğünden daha ağır bir tehlikeyle karşılaşacağıdır.
Örneğin kişi savaş karşıtı paylaşımlar yapmışsa, muhalif gruplarla ilişkisi varsa, rejim karşıtı olarak biliniyorsa, hakkında çağrı kağıdı, soruşturma, tehdit, gözaltı riski veya baskı bulunuyorsa durum güçlenir. Kişinin yalnızca askerlikten kaçması değil, askere alınması hâlinde savaş suçlarına, insan hakları ihlallerine veya ölüm riski yüksek cephe görevlerine zorlanması ihtimali anlatılmalıdır.
UNHCR’nin askerlik hizmetiyle bağlantılı sığınma taleplerine ilişkin rehberi; zorunlu askerlikten kaçma, firar, vicdani ret, savaş suçuna katılmaya zorlanma ve siyasi görüş nedeniyle cezalandırılma iddialarının mülteci hukuku bakımından ayrıca değerlendirilebileceğini kabul eder. Ancak her askerlik korkusu otomatik olarak koruma hakkı doğurmaz. Kişinin somut, kişisel ve ciddi riskini ortaya koyması gerekir.
Rusya bakımından 2026 itibarıyla askerlik ve seferberlik meselesi hâlâ güncel bir risk alanıdır. EUAA verilerine göre Rusya’da erkekler için zorunlu askerlik yaşı 18-30 aralığındadır; ayrıca 1 Ocak 2026’dan itibaren yıl boyu askerlik işlemlerine imkân tanıyan düzenleme yürürlüğe girmiştir. Rusya’da askerlikten kaçma bazı hallerde para cezası, bazı hallerde hapis cezası riski doğurabilir. EUAA, 2025 verilerinde askerlikten kaçma nedeniyle mahkumiyetler bulunduğunu, ancak çoğu dosyada para cezası uygulandığını belirtmektedir.
Asıl ağır risk, kişinin fiilen askeri yapıya sokulması veya sözleşmeli asker/cephede görevli kişi hâline gelmesinden sonra ortaya çıkabilir. EUAA’nın Rusya raporunda, savaşa katılmayı reddeden veya emirlere uymayan askerler bakımından işkence, kötü muamele, aç bırakma, ölüm tehdidi, gayriresmî tutulma yerleri ve ağır baskı iddialarına yer verilmiştir. Bu nedenle Rus vatandaşının dosyasında “sadece askerlik istemiyorum” anlatımı yerine “ülkeye dönersem hangi nedenle hedef alınırım, hangi makama götürülürüm, hangi birlik veya cephe riski var, siyasi görüşüm nasıl biliniyor, bana yönelen kişisel tehlike nedir?” sorularına cevap verilmelidir.
Burada avukatın görevi dosyayı duyuma değil, delile çevirmektir. Sosyal medya paylaşımları, çağrı belgeleri, mesajlar, tehdit kayıtları, muhalif faaliyetler, haberler, insan hakları raporları, aile beyanları ve ülke bilgisi birlikte sunulmalıdır. Sığınma dosyasında en güçlü cümle şudur: “Bu kişi genel savaş korkusu nedeniyle değil, kişisel ve gerçek bir risk nedeniyle ülkesine dönememektedir.”
Ukrayna vatandaşları Türkiye’de uluslararası koruma alabilir mi, zorunlu askerlik nedeniyle geri gönderilmeyebilir mi, Ukraynalılar için hangi statü gündeme gelir?
Ukrayna vatandaşları da Türkiye’de uluslararası koruma başvurusu yapabilir. Ukrayna Avrupa Konseyi üyesi olduğu için Türk hukukundaki statü tartışması Rus vatandaşlarından farklı ilerleyebilir. Göç İdaresi’nin açıklamasına göre Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncesi sebebiyle zulüm korkusu taşıyan kişiler mülteci statüsü kapsamında değerlendirilebilir.
Fakat Ukrayna vatandaşları açısından da aynı temel kural geçerlidir: Her askerlik çağrısı otomatik sığınma hakkı doğurmaz. Devletlerin savaş döneminde askerlik yükümlülüğü koyması tek başına her zaman zulüm sayılmaz. Burada bakılacak şey, başvuranın kişisel riskidir.
Örneğin Ukrayna vatandaşı kişi cephe hattına gönderilme, yaşadığı bölgedeki yoğun çatışma, sağlık durumu, vicdani ret, dini inanç, siyasi görüş, etnik aidiyet, geçmişte yaşadığı tehditler veya askerlik yükümlülüğüne uymaması hâlinde ölçüsüz ceza riski nedeniyle ülkesine dönemiyorsa bu hususlar ayrıntılı şekilde anlatılmalıdır.
Ukrayna bakımından 2025 tarihli ülke bilgisi notlarında vicdani ret ve askerlikten kaçma dosyalarının yargılamaya konu olduğu; Ukrayna Yüksek Mahkemesi’nin savaş döneminde dini inanç nedeniyle askerlikten kaçınma iddiasını kabul etmeyen kararlar verdiği belirtilmektedir. Bu bilgi tek başına herkes için koruma doğurmaz. Ancak dosyada kişinin inancı, vicdani tutumu, cezalandırılma riski ve ülkesine dönüş hâlinde karşılaşacağı muamele somutlaştırılırsa değerlendirme değişebilir.
Ukrayna vatandaşları için özellikle “ikincil koruma” ihtimali de önemlidir. Göç İdaresi’nin tanımına göre ikincil koruma; kişinin ülkesine gönderildiğinde ölüm cezası, işkence, insanlık dışı muamele veya ülke genelindeki/uluslararası silahlı çatışma nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşması hâlinde gündeme gelir.
Bu nedenle Ukrayna vatandaşı bakımından dosya şu eksende kurulmalıdır: “Bu kişi savaş nedeniyle genel olarak huzursuz değildir; dönerse şahsına yönelen ciddi bir tehlike vardır.” Aradaki fark çok büyüktür. Genel savaş ortamı idare tarafından tek başına yeterli görülmeyebilir. Kişisel risk, belgelerle güçlendirilirse koruma ihtimali artar.
Rus veya Ukrayna vatandaşı hakkında deport kararı verilirse ne yapılır, geri gönderme yasağı nasıl ileri sürülür, avukat neden gerekir?
Rus veya Ukrayna vatandaşı hakkında sınır dışı etme kararı verilmişse süre çok kısadır. Sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekir. Göç İdaresi’nin açıklamasına göre dava açma süresi içinde veya dava açıldıktan sonra yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı, rızası olmadıkça sınır dışı edilemez.
Bu noktada en önemli hukuki dayanak geri gönderme yasağıdır. Göç İdaresi’nin sınır dışı etme açıklamasında da açıkça belirtildiği üzere, 54. madde kapsamında sınır dışı sebebi bulunsa bile, sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele riski konusunda ciddi emare bulunan kişiler hakkında sınır dışı kararı alınmaması gerekir.
Yani mesele şudur: Kişinin vize ihlali yapması, ikamet izninin bitmesi veya başka bir idari sorun yaşaması her durumda doğrudan gönderilebileceği anlamına gelmez. Eğer ülkesine gönderildiğinde hayatı, özgürlüğü veya insan onuruna uygun yaşama hakkı ciddi tehlike altındaysa idare bu riski ayrıca değerlendirmek zorundadır.
Bu tür dosyalarda dilekçe sıradan bir “deport iptal dilekçesi” gibi yazılmamalıdır. Dosyada şu soruların cevabı bulunmalıdır:
Kişi hangi ülkeye gönderilecek? O ülkede hangi kişisel riskle karşılaşacak? Siyasi görüşü, savaş karşıtı tutumu, dini inancı, etnik kimliği veya askerlik durumu nedeniyle hedef alınma ihtimali var mı? Askere alınırsa hangi bölgede, hangi şartlarda, hangi tehlikeyle karşılaşacak? Bu risk sadece genel savaş riski mi, yoksa doğrudan kişiye yönelen ciddi zarar riski mi?
Bu sorular cevaplanmadan açılan dava zayıf kalır. İdare mahkemesi genel duyguyu değil, somut tehlikeyi görmek ister. Avukatın rolü burada başlar. Başvuranın anlattığı dağınık olaylar hukuki kavramlara dönüştürülür. “Korkuyorum” cümlesi, “ölüm, işkence, insanlık dışı muamele ve siyasi görüş nedeniyle özgürlüğün tehdit altında olması” çerçevesine yerleştirilir.
Rus ve Ukrayna vatandaşları için sığınma başvurusunda hangi belgeler önemlidir?
Bu dosyalarda her belge değerlidir. Özellikle şu kayıtlar başvuruyu güçlendirebilir:
Pasaport, kimlik, giriş çıkış kayıtları, askerlik çağrı belgesi, celp bildirimi, mahkeme veya soruşturma evrakı, sosyal medya paylaşımları, savaş karşıtı açıklamalar, muhalif faaliyet kayıtları, tehdit mesajları, aile bireylerinin beyanları, sağlık raporları, dini veya vicdani ret iddiasını gösteren belgeler, haber kaynakları, uluslararası raporlar, ülke bilgisi notları ve daha önce yaşanan baskıları gösteren her türlü yazılı kayıt.
Fakat belge yoksa dosya tamamen bitti denilemez. Sığınma dosyalarında kişinin tutarlı beyanı da önemlidir. Beyan ayrıntılı, kendi içinde çelişkisiz ve ülke bilgisiyle uyumlu olmalıdır. Aynı olay bir gün başka, ertesi gün başka anlatılırsa dosya zayıflar. Bu yüzden başvuru öncesinde olay kronolojisi çıkarılmalıdır.
Doğru kronoloji şu şekilde kurulmalıdır: Ülkede ne oldu? Kişi neden ayrıldı? Türkiye’ye ne zaman geldi? Dönmekten neden korkuyor? Korku neye dayanıyor? Risk bugüne kadar devam ediyor mu? Ülkesine dönerse ilk karşılaşacağı işlem ne olur?
Rusya Ukrayna savaşı nedeniyle Türkiye’de kalmak isteyen yabancı ne yapmalı?
Kişi öncelikle bulunduğu ildeki İl Göç İdaresi Müdürlüğü üzerinden durumuna uygun başvuruyu değerlendirmelidir. Uluslararası koruma başvurusu yapıldığında kayıt işlemleri tamamlanan kişiye uluslararası koruma başvuru sahibi kimlik belgesi düzenlenir. Göç İdaresi açıklamasına göre bu belge 1 yıl süreli olur, yabancı kimlik numarası içerir, harca tabi değildir ve ikamet izni yerine geçer.
Ancak başvuru yapılırken rastgele anlatım yapılmamalıdır. “Savaş var, dönmek istemiyorum” cümlesi çoğu zaman yeterli değildir. Doğru anlatım şudur: “Ben ülkemde şu nedenle hedef alınacağım. Şu nedenle askere alınacağım. Şu nedenle cezalandırılacağım. Şu nedenle insanlık dışı muamele göreceğim. Bu risk benim şahsım bakımından gerçek ve günceldir.”
Bu ayrım dosyanın kaderini değiştirir.
Rus ve Ukrayna vatandaşları Türkiye’den geri gönderilebilir mi?
Eğer kişi hakkında hiçbir koruma riski yoksa, Türkiye’de kalma hakkı bulunmuyorsa ve sınır dışı sebebi oluşmuşsa deport kararı verilebilir. Fakat kişi ülkesine gönderildiğinde ölüm, işkence, insanlık dışı muamele, siyasi baskı veya silahlı çatışma nedeniyle ciddi kişisel tehlikeyle karşılaşacaksa idare bu riski yok sayamaz.
Bu nedenle Rus ve Ukrayna vatandaşları bakımından her dosya ayrı incelenmelidir. Vatandaşlık tek başına yeterli değildir. “Rus” olmak tek başına koruma vermez. “Ukraynalı” olmak tek başına koruma vermez. Asıl mesele kişinin kendi hikâyesidir.
En güçlü başvuru, savaşın genel durumunu kişinin özel riskiyle birleştiren başvurudur. En zayıf başvuru, yalnızca “ülkemde savaş var” diyerek yapılan başvurudur.
















