Yerel Mahkemede Ceza Aldım, Üst Mahkemeye Nasıl Başvururum?

Bir ceza mahkemesinde karar açıklandığında insanın aklına ilk gelen soru genelde şudur: “Şimdi ne olacak?”
Beraat beklerken ceza alınmış olabilir. Daha düşük ceza beklenirken mahkeme ağır bir hüküm kurmuş olabilir. Delillerin yanlış değerlendirildiği, tanık beyanlarının eksik okunduğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu ya da savunmanın dikkate alınmadığı düşünülüyor olabilir.

İşte bu noktada “üst mahkemeye başvuru” gündeme gelir. Ceza yargılamasında yerel mahkeme kararlarına karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulur. İlk derece ceza mahkemelerinin hükümleri, kanunda kesin olduğu belirtilen sınırlı haller dışında bölge adliye mahkemesi tarafından denetlenebilir. CMK m.272’de ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Burada vatandaşın bilmesi gereken en önemli şey şudur: Üst mahkemeye başvurmak, yalnızca “kararı beğenmedim” demek değildir. İstinaf dilekçesi, yerel mahkeme kararındaki maddi ve hukuki hataları gösteren ciddi bir savunma belgesidir.

Ceza Aldım, İstinaf mı Temyiz mi Yapmam Gerekir?

Halk arasında her üst mahkeme başvurusuna “temyiz” denir. Bu kullanım yanlıştır. Ceza yargılamasında yerel mahkeme kararından sonra çoğu dosyada ilk başvuru yolu istinaftır. İstinaf başvurusu bölge adliye mahkemesine gider. Temyiz ise kural olarak istinaf aşamasından sonra, şartları varsa Yargıtay incelemesi anlamına gelir.

Bu ayrım dilekçe yazarken çok önemlidir. Çünkü “istinaf dilekçesi” ile “temyiz dilekçesi” aynı şey değildir. İstinafta dosya hem olay hem hukuk yönünden incelenebilir. Temyizde ise inceleme daha çok hukuki denetim alanına sıkışır. CMK m.294’e göre temyiz eden kişi, hükmün neden bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır; temyiz sebebi de hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.

Bu yüzden dilekçenin başlığı bile rastgele atılamaz. “İtiraz”, “istinaf”, “temyiz”, “kanun yoluna başvuru”, “ek istinaf dilekçesi”, “süre tutum dilekçesi” gibi kavramların her biri farklı hukuki sonuç doğurabilir. Yanlış kavram bazen başvurunun yanlış anlaşılmasına, bazen de talebin etkisiz kalmasına yol açabilir.

Ceza İstinaf Dilekçesi Kaç Gün İçinde Verilir?

Ceza davalarında istinaf süresi konusunda eski bilgiler internette hâlâ dolaşmaktadır. Bu nedenle “ceza istinaf süresi kaç gündür?” sorusu mutlaka güncel cevaplanmalıdır.

Güncel düzenlemeye göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvuru, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Bu beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylatılır.

Bu cümle sadeleştirildiğinde anlamı şudur: Kararı veren mahkeme örneğin Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi ise dilekçe “Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere” yine kararı veren bu mahkemeye verilir. Dosyayı üst mahkemeye gönderecek olan yerel mahkemedir.

Süre hesabı da dikkat ister. CMK’da sürelerin nasıl hesaplanacağı ayrıca düzenlenmiştir. Gün ile belirlenen süreler tebligatın ertesi günü işlemeye başlar; hafta olarak belirlenen süreler ise tebligat gününün son haftadaki isim karşılığına denk gelen günün mesai saati bitiminde sona erer. Son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter.

UYAP üzerinden işlem yapılacaksa elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceği de dikkate alınmalıdır. CMK m.38/A, ceza muhakemesi işlemlerinde UYAP’ın kullanılacağını ve elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceğini düzenler.

Ceza İstinaf Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Ceza istinaf dilekçesi, sıradan bir arzuhal değildir. Bu dilekçe, yerel mahkeme kararının neden hukuka aykırı olduğunu anlatır. Dosyada hangi delilin yanlış değerlendirildiğini, hangi tanığın beyanına neden üstünlük tanınamayacağını, hangi bilirkişi raporunun neden eksik olduğunu ve hangi hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını göstermelidir.

İyi bir ceza istinaf dilekçesinde şu omurga bulunmalıdır:

Hangi karara karşı başvuru yapıldığı açık olmalıdır

Dilekçede mahkemenin adı, esas ve karar numarası, karar tarihi, sanık veya katılan bilgileri, başvuran tarafın sıfatı net yazılmalıdır. Üst mahkeme, hangi dosyanın hangi kararının inceleneceğini ilk bakışta anlamalıdır.

Yanlış esas numarası, eksik karar tarihi ya da hatalı mahkeme adı teknik gibi görünür. Fakat ceza dosyalarında teknik hata bazen ciddi sonuç doğurur. Çünkü kanun yolu başvurusu süreye bağlıdır. Süre geçtikten sonra “yanlış yazmışım” demek her zaman kurtarıcı olmaz.

Kararın hangi yönlerden hatalı olduğu gösterilmelidir

“Karar hukuka aykırıdır” demek tek başına yeterli değildir. Hangi yönüyle hukuka aykırı? Delil mi yanlış değerlendirildi? Suçun unsurları mı oluşmadı? Ceza miktarı mı hatalı belirlendi? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, indirim, lehe kanun, etkin pişmanlık, takdiri indirim gibi kurumlar mı yanlış uygulandı?

Dilekçe bu sorulara cevap vermelidir. Üst mahkeme, dosyayı okurken başvurucunun neyi tartıştığını net görmelidir.

Dosyadaki deliller tek tek ele alınmalıdır

Ceza dosyasında delil bazen kamera kaydıdır. Bazen tanık beyanıdır. Bazen HTS kaydıdır. Bazen doktor raporudur. Bazen bilirkişi incelemesidir. Bazen kolluk tutanağıdır. Bazen de sanığın kendi savunmasıdır.

İstinaf dilekçesi bu delilleri yüzeysel geçemez. Örneğin kamera kaydı karanlıksa, kişinin kimliği net seçilemiyorsa, yalnızca benzerlik üzerinden mahkûmiyet kurulmuşsa bu açıkça tartışılmalıdır. Tanık beyanları çelişkiliyse hangi tanığın hangi tarihte ne söylediği gösterilmelidir. Bilirkişi raporu varsayıma dayanıyorsa raporun hangi kısmının teknik olarak eksik olduğu anlatılmalıdır.


Talep kısmı net olmalıdır

Dilekçenin sonunda ne istendiği açık yazılmalıdır. Beraat mi isteniyor? Hükmün kaldırılması mı isteniyor? Yeniden yargılama mı talep ediliyor? Eksik incelemenin giderilmesi mi isteniyor? Lehe hükümlerin uygulanması mı talep ediliyor? Ceza miktarının düzeltilmesi mi isteniyor?

Üst mahkemeye “dosyayı inceleyin” demek yetmez. Hangi hukuki sonuca ulaşılması gerektiği açıkça gösterilmelidir.

Üst Mahkemeye Dilekçe Yazarken En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Ceza istinaf dilekçelerinde yapılan hatalar çoğu zaman dilekçenin kötü yazılmasından değil, dosyanın okunmamasından kaynaklanır. Güzel cümle kurmak başka şeydir. Ceza dosyasını çözmek başka şeydir.

Yanlış mahkemeye hitaben dilekçe yazmak

İstinaf dilekçesi doğrudan bölge adliye mahkemesine gönderilmez. Kararı veren mahkemeye sunulur. Dilekçenin başlığında genellikle “Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere … Mahkemesine” şeklinde bir ifade kullanılır.

Bu ayrım basit görünür. Fakat yanlış yerden başvuru yapmak, süre ve usul tartışması doğurabilir.

İstinaf yerine temyiz, temyiz yerine itiraz yazmak

Ceza yargılamasında her kanun yolunun adı, süresi ve sonucu farklıdır. Tutukluluk kararına karşı itiraz edilir. Yerel mahkeme hükmüne karşı kural olarak istinafa gidilir. Bölge adliye mahkemesi kararından sonra şartları varsa temyiz gündeme gelir.

Dilekçede yanlış kanun yolu ismi kullanılması, mahkemenin başvuruyu yorumlamasını zorlaştırır. Bazı durumlarda mahkeme başvuruyu içeriğine göre değerlendirebilir. Fakat bir kişinin özgürlüğünü ilgilendiren dosyada “mahkeme nasıl olsa anlar” düşüncesiyle hareket edilmez.

Dosyaya uymayan hazır dilekçe kullanmak

İnternetten bulunan örnek dilekçeler genelde çok genel cümlelerden oluşur. “Usul ve yasaya aykırıdır”, “eksik inceleme yapılmıştır”, “deliller hatalı değerlendirilmiştir” gibi cümleler tek başına dosyayı kurtarmaz.

Her ceza dosyasının kalbi farklıdır. Bir dosyada sorun teşhis hatasıdır. Diğerinde kamera çözümlemesidir. Bir başka dosyada hukuka aykırı aramadır. Başka bir dosyada kastın bulunmamasıdır. Hazır dilekçe bu ayrımları yakalayamaz.


Olmayan Yargıtay kararlarını dilekçeye yazmak

Bugün yapay zekâ araçları düzgün görünen metinler üretebilir. Fakat bu metinlerin içinde hiç var olmayan karar numaraları, yanlış daire isimleri, hatalı içtihat özetleri veya dosyayla ilgisiz hukuki değerlendirmeler bulunabilir.

Bu durum ciddi bir risktir. Çünkü mahkemeye sunulan dilekçe, başvuranın ciddiyetini gösterir. Dilekçede uydurma karar kullanılması, savunmanın güvenilirliğini zedeler. Mahkeme bunu özensizlik olarak görebilir. Daha kötüsü, dosyayla ilgisiz ve gerçek dışı iddialar dilekçenin etkisini azaltır.

Ceza İstinaf Dilekçesi Neden Avukat Tarafından Yazılmalıdır?

Ceza dosyasında istinaf dilekçesi yazmak, yalnızca karar metnini okuyup itiraz etmek değildir. Avukat önce dosyanın tamamını görür. Duruşma tutanaklarını, iddianameyi, savunmaları, tanık beyanlarını, bilirkişi raporlarını, kamera kayıtlarını, kolluk tutanaklarını, adli raporları ve gerekçeli kararı birlikte değerlendirir.

Bu değerlendirme sonunda şu sorulara cevap arar:

Mahkeme delilleri gerçekten doğru değerlendirmiş mi?

Bir mahkûmiyet hükmü kurulmuşsa, bu hükmün hangi delile dayandığı incelenmelidir. Delil doğrudan mı? Dolaylı mı? Çelişkili mi? Varsayıma mı dayanıyor? Sanığın mahkûmiyetine yetecek kesinlikte mi?

Ceza yargılamasında mahkûmiyet, şüphe üzerine kurulamaz. Bu nedenle istinaf dilekçesinde “şüphe var” demek yetmez. Şüphenin dosyadaki hangi somut delilden kaynaklandığı gösterilmelidir.

Bilirkişi raporu eksik mi, yeniden inceleme gerekir mi?

Bazı dosyalarda bilirkişi raporu davanın merkezindedir. Trafik kazası, yaralama, dolandırıcılık, bilişim suçu, marka suçu, sahtecilik, ses-kayıt incelemesi, kamera analizi gibi dosyalarda bilirkişi raporu sonucu doğrudan etkileyebilir.

Avukat burada şu analizi yapar: Rapor hangi veriye dayanıyor? Uzmanlık alanı doğru mu? Rapor gerekçeli mi? Alternatif ihtimaller tartışılmış mı? Rapora itiraz edilmiş mi? Ek rapor alınması gerekir mi? Yeni bilirkişi incelemesi istenmeli mi?

Her dosyada yeniden bilirkişi istemek doğru değildir. Bazen bu talep dosyayı uzatır. Bazen gereksiz maliyet doğurur. Bazen de tam tersine, dosyanın kaderini değiştirir. Bu ayrımı avukat yapar.

Özel uzman raporu almak gerekir mi?

Ceza yargılamasında bazı giderler devlet tarafından karşılanabilir. Fakat her teknik tartışmada yalnızca dosyadaki mevcut bilirkişi raporuna mahkûm kalmak doğru olmayabilir. Bazı hallerde özel uzman görüşü alınması gerekebilir.

Örneğin ses analizi, kamera görüntüsü çözümlemesi, teknik cihaz incelemesi, mali kayıt değerlendirmesi veya tıbbi rapor tartışması bulunan bir dosyada özel uzman görüşü, istinaf dilekçesini güçlendirebilir. Fakat bunun da zaman, emek ve maddi maliyeti vardır.

Avukat burada fırsat maliyetini değerlendirir. Yani şu soruyu sorar: Bu özel rapor dosyaya gerçekten katkı sağlayacak mı, yoksa yalnızca masraf mı doğuracak?

Hukuka aykırı delil var mı?

Bazı dosyalarda mesele delilin ne söylediği değil, o delilin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğidir. Hukuka aykırı arama, usulsüz elkoyma, müdafi olmadan alınan beyan, eksik kamera çözümlemesi, hatalı teşhis işlemi, usule aykırı ifade alma gibi durumlar dosyanın yönünü değiştirebilir.

Bu tür hatalar dilekçede açıkça gösterilmezse üst mahkeme dosyayı bu açıdan yeterince tartışmayabilir. Bu nedenle ceza istinaf dilekçesi, dosyadaki usul hatalarını da yakalamalıdır.

Yapay Zekaya Ceza İstinaf Dilekçesi Yazdırmak Riskli mi?

Yapay zekâ bugün düzgün cümle kurabilir. Hatta ilk bakışta “avukat gibi” görünen metinler de yazabilir. Fakat ceza dosyası, güzel cümleyle kazanılmaz. Dosya okuyarak, delil tartışarak, usul hatası yakalayarak, hukuki nitelendirme yaparak savunma kurulur.

Yapay zekâya “ceza aldım, istinaf dilekçesi yaz” dediğinizde size genel bir metin verebilir. Fakat şu soruları kendiliğinden güvenilir şekilde cevaplayamaz:

Mahkeme hangi delile dayanarak ceza verdi?
Tanık beyanları kendi içinde çelişkili mi?
Kamera kaydı gerçekten sanığı gösteriyor mu?
Bilirkişi raporu eksik mi?
Suçun unsurları oluşmuş mu?
Lehe hükümler uygulanmış mı?
HAGB, erteleme, indirim veya seçenek yaptırım tartışılmış mı?
Dilekçede hangi talepler öne çıkarılmalı?
Hangi talepler dosyaya zarar verebilir?

Daha önemlisi, yapay zekâ bazen gerçekte olmayan Yargıtay kararlarını varmış gibi yazabilir. Bazen eski kanun maddesini güncelmiş gibi kullanabilir. Bazen istinaf yerine temyiz kavramını yanlış yerde kullanabilir. Bazen hukuk mahkemesi mantığını ceza dosyasına taşıyabilir.

Bu hataların sonucu basit bir yazım kusuru değildir. Kişinin özgürlüğünü, adli sicilini, mesleğini, ailesini ve geleceğini etkileyen bir dosyada yanlış dilekçe ağır sonuç doğurabilir.

Ceza İstinaf Dilekçesinde Hangi Talepler Yazılabilir?

Her dosyada aynı talep yazılmaz. Talep, dosyanın durumuna göre kurulur. Fakat ceza istinaf dilekçelerinde genellikle şu tür talepler gündeme gelebilir:

Beraat kararı verilmesi istenebilir.
Mahkûmiyet hükmünün kaldırılması talep edilebilir.
Eksik inceleme nedeniyle dosyanın yeniden değerlendirilmesi istenebilir.
Bilirkişi raporunun yetersiz olduğu belirtilerek yeniden rapor alınması talep edilebilir.
Tanık beyanlarındaki çelişkiler gösterilebilir.
Hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı ileri sürülebilir.
Suç vasfının hatalı belirlendiği anlatılabilir.
Lehe hükümlerin uygulanmadığı belirtilebilir.
Ceza miktarının hukuka aykırı şekilde belirlendiği açıklanabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırımların neden tartışılması gerektiği gösterilebilir.

Burada önemli olan talebin çok olması değildir. Önemli olan doğru talebin doğru gerekçeyle yazılmasıdır. Gereksiz talepler dilekçeyi kalabalıklaştırır. Eksik talepler ise dosyanın en önemli noktasını görünmez hale getirir.

Ceza İstinaf Dilekçesi Yazarken Avukat Dosyada Neye Bakar?

Avukatın görevi yalnızca dilekçe yazmak değildir. Avukat dosyayı stratejik olarak okur. Kararın neden verildiğini, hangi delilin kararı taşıdığını, hangi delilin kararı çürütebileceğini ve üst mahkemenin hangi noktaya dikkat edeceğini analiz eder.

Bir ceza avukatı istinaf dilekçesi hazırlarken genellikle şu başlıkları inceler:

Gerekçeli karar gerçekten gerekçeli mi?
Mahkeme tüm savunmaları tartışmış mı?
Deliller tek tek değerlendirilmiş mi?
Sanığın lehine olan deliller dikkate alınmış mı?
Tanık beyanları çelişkili mi?
Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli mi?
Hukuka aykırı delil var mı?
Ceza miktarı doğru hesaplanmış mı?
Suçun unsurları oluşmuş mu?
Lehe kanun veya lehe hüküm tartışılmış mı?
Dosyada eksik araştırma var mı?
Yeni delil sunulabilir mi?
Ek rapor veya özel uzman görüşü alınmalı mı?

Bu sorular cevaplanmadan yazılan dilekçe, çoğu zaman yalnızca “itiraz ediyorum” demekten ibaret kalır. Oysa üst mahkemeye giden dosyada amaç, kararı gerçekten sarsabilecek noktaları göstermektir.

Üst Mahkemeye Başvuru Dilekçesi Kısa mı Olmalı, Uzun mu Olmalı?

İyi dilekçe uzun dilekçe değildir. İyi dilekçe, dosyanın can damarına dokunan dilekçedir.

Bazı dosyada üç sayfalık net bir dilekçe yeterlidir. Bazı dosyada otuz sayfalık ayrıntılı değerlendirme gerekir. Ölçü sayfa sayısı değildir. Ölçü, dosyanın karmaşıklığıdır.

Eğer dosyada tek mesele ceza miktarının hatalı belirlenmesiyse kısa ve net bir dilekçe daha etkili olabilir. Fakat dosyada kamera kaydı, çelişkili tanık beyanları, bilirkişi raporları, hukuka aykırı arama, teşhis işlemi ve suç vasfı tartışması varsa kapsamlı bir dilekçe gerekir.

Üst mahkeme gereksiz edebiyat aramaz. Açık, dosyaya dayalı, hukuki ve somut itiraz arar.

Ceza Aldım, Avukatsız İstinaf Dilekçesi Verebilir miyim?

Kişi kendi adına istinaf dilekçesi verebilir. Kanun, sanık ve katılan yönünden istinaf başvuru nedenlerinin gösterilmemesini incelemeye engel saymamıştır. CMK m.273/4, sanık ve katılan gibi başvuru hakkı olan kişilerin dilekçe veya beyanında başvuru nedenlerinin gösterilmemesinin incelemeye engel olmayacağını düzenler.

Fakat bu, “gerekçe yazmaya gerek yok” anlamına gelmez. Kanun, başvuru nedenleri yazılmadı diye dosyanın hiç incelenmemesini engeller. Ancak iyi hazırlanmış bir dilekçe, üst mahkemenin dosyadaki asıl hataları daha hızlı ve net görmesini sağlar.

Bu ayrım çok önemlidir. Kanunen başvuru yapılabilir olmak başka şeydir. Etkili başvuru yapmak başka şeydir.

Ceza İstinaf Dilekçesi Hazırlanırken Yapılması Gereken En Doğru Şey Nedir?

En doğru yöntem, gerekçeli karar tebliğ edilir edilmez dosyanın tamamını bir ceza avukatına inceletmektir. Çünkü süre sınırlıdır. Dilekçe son güne bırakıldığında dosyayı sağlıklı analiz etmek zorlaşır.

Avukat önce süreyi kontrol eder. Sonra kararı inceler. Ardından dosyadaki delilleri, duruşma tutanaklarını, bilirkişi raporlarını, savunmaları ve hukuki nitelendirmeyi değerlendirir. Gerekirse ek rapor, özel uzman görüşü veya yeni delil stratejisi düşünülür.

Ceza dosyasında istinaf dilekçesi, ikinci bir şanstır. Fakat bu şans rastgele kullanılmamalıdır. Yanlış hazırlanmış bir dilekçe, doğru itirazları görünmez hale getirebilir. Doğru hazırlanmış bir dilekçe ise yerel mahkeme kararındaki hatayı üst mahkemenin önüne açıkça koyar.

Ceza İstinaf Dilekçesi, Dosyanın İkinci Savunmasıdır

Yerel mahkemede ceza almak, her şeyin bittiği anlamına gelmez. Fakat üst mahkemeye başvuru süreci dikkat, süre takibi ve ciddi hukuki analiz gerektirir.

Bu aşamada amaç öfkeyle dilekçe yazmak değildir. Amaç, kararın neden hatalı olduğunu dosyadaki somut delillerle göstermektir. Tanık beyanı, bilirkişi raporu, kamera kaydı, HTS verisi, doktor raporu, kolluk tutanağı, savunma ve gerekçeli karar birlikte okunmalıdır.

Ceza istinaf dilekçesi, kişinin özgürlüğünü ve geleceğini ilgilendiren bir belgedir. Bu nedenle hazır dilekçeyle, denetlenmemiş yapay zekâ çıktısıyla veya dosya okunmadan yazılmış genel ifadelerle hareket etmek ciddi risk doğurur.

Üst mahkeme başvurusu yapılacaksa, dilekçe yalnızca yazılmamalıdır. Dosya çözülmeli, hata bulunmalı, strateji kurulmalı ve talep netleştirilmelidir.

Related Posts

Duruşma Tutanağını Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?

Duruşma Tutanağını Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu? Mahkeme evrakı bazen insanların elinde sıradan bir belge gibi dolaşıyor. Oysa duruşma tutanağı, sıradan bir kağıt değildir. İçinde tarafların adı, soyadı, beyanları, dosya bilgileri ve kimi zaman kişiyi doğrudan tanınır hale getiren çok...

Muris Sağken Miras Paylaşımı Yapılır mı? Bir Mal Alıp Belirli Tarlalardan Feragat Edilebilir mi?

Miras Paylaşım Davaları Nasıl Açılır? Aile içinde miras konusu çoğu zaman ölümden çok önce konuşulmaya başlanır. Baba sağdır, anne sağdır, çocuklar kendi aralarında “şu tarla sana, şu ev bana, bu arsa kardeşimize kalsın” diye anlaşmak ister. Bazen bir mirasçı sağlığında...

Притулок у Туреччині для громадян Росії та України: депортація, мобілізація і заборона вислання

Останніми роками громадяни Росії та України, які перебувають у Туреччині, дедалі частіше ставлять одне й те саме запитання: «Якщо я повернуся до своєї країни, мене можуть мобілізувати, відправити на фронт, затримати, покарати або переслідувати через мої політичні погляди. Чи може...
Olay yerini terk etmenin cezası nedir — Sezgen Hukuk Bürosu

Şantaj Suçu Nedir? TCK 107’ye Göre Ceza, Delil ve Şikayet Süreci

Şantaj Suçunda Para İsteme, Fotoğraf Yayma ve Aileye Söyleme Tehdidi Bir insanın en zayıf anı bazen parasız kaldığı an değildir.Korktuğu, utandığı veya adının duyulmasından çekindiği andır. Şantaj suçu tam olarak bu korkunun üzerine kurulur. Fail mağdura açık ya da örtülü...
E-Devlet üzerinden tüketici hakem heyetine başvuru — Sezgen Hukuk

Alacağın Devri Munzam Zarar Talebini Kapsar mı?

TBK 183’e Göre Alacağın Devri, TBK 122’deki Aşkın Zarar Hakkını da İçerir mi? Alacağın devri sözleşmesinde en önemli tartışmalardan biri, devredilen asıl alacakla birlikte munzam zarar yani aşkın zarar talep hakkının da devralana geçip geçmeyeceğidir. 6098 sayılı TBK’nın 183 ve...
İşçinin tuvalet hakkı ve haklı fesih — İş hukuku — Sezgen Hukuk

Sapık İnsanlar Ve Dolandırıcılık Çetesi Gerçek Olay

Yaşanmış olay. OLAY ANLATIMI VATANDAŞIN AĞZIDAN “….. bende bir tuzağa düştüm arkadaşım benim telefon üzerinden bir kıza yazarak 34 yaşında kız yanlız kızla yazışma oldu eve çağırdı ben gitmedim otele çağırdım bana resim attı kendisi ve banada dedi sen at...
Şantaj suçu TCK 107 — Ceza hukuku — Sezgen Hukuk

Polis Mazeret Tayini Nedir? Emniyet Atama, Eş Durumu ve İptal Davası

Bir polis için tayin bazen sadece görev yeri değişikliği değildir. Ev değişir, çocuk okul değiştirir, eş başka şehirde kalır, sağlık düzeni bozulur. Bu yüzden emniyet atama işlemlerinde mesele “idare istedi, tayin etti” kadar basit değildir. Her atama işleminin bir sebebi,...
Alacağın devri ve munzam zarar talebi — Sezgen Hukuk

Polis Memuruna Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Kolluk personelinin sosyal medya kullanımı artık disiplin hukukunun en hassas alanlarından biri. Bir polis memurunun yaptığı paylaşım, beğeni, yorum veya takip ilişkisi idare tarafından incelenebiliyor. Fakat burada çok basit bir hukuk kuralı var: Devlet memuruna, hele kolluk personeline ceza verilecekse...
Sapık insanlar ve dolandırıcılık çetesi — yaşanmış olay — Sezgen Hukuk

Kira Tespit Davasında Islah Yasağı Nedir? HGK Kararı Ne Diyor?

Kira Tespit Davasında Bilirkişi Raporundan Sonra Bedel Artırılır mı? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre kira bedelinin tespiti davalarında talep bölünemez ve fazlaya ilişkin hak saklı tutulamaz. Davacı, kira bedelini dava açarken açık ve net şekilde istemelidir. Bilirkişi raporundan sonra ıslah...
Polis mazeret tayini ve iptal davası — Sezgen Hukuk

Memur Disiplin Cezaları ve İptal Sebepleri: Danıştay’ın 2025 Tarihli Kararları

Memur disiplin cezaları, kamu görevlilerinin en sık karşılaştığı idari işlemlerin başında gelmektedir. Danıştay’ın Kasım-Aralık 2025 döneminde verdiği güncel kararlar, bu cezaların hangi durumlarda iptal edileceğini net biçimde ortaya koymaktadır. Bu yazıda 10 önemli kararı inceleyerek disiplin hukukunun temel ilkelerini ele...
Polis memuru sosyal medya disiplin cezası — Sezgen Hukuk

Görev Tanımında Olmayan İş Emredilirse Uzman Erbaş Ne Yapmalı?

Kışlada emir ciddidir. Bunu kimse tartışmaz. Fakat emir-komuta zinciri, personelin her söyleneni hiçbir sınır olmadan yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Hukukta emrin de sınırı vardır. Uzman erbaş açısından asıl mesele şudur: “Bu emir görevle, hizmet gerekleriyle ve mevzuatla bağlantılı mı?”...
Kira tespit davasında ıslah yasağı HGK kararı — Sezgen Hukuk

Uzman Erbaş Bulaşık Yıkama Emrini Yapmadı Diye Ceza Alır mı? Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?

Kışlada verilen her emir önemlidir. Bunu tartışmaya gerek yok. Fakat her emir tartışması da otomatik olarak “amirin emrini yerine getirmemek” anlamına gelmez. Bir uzman erbaş, kendisine verilen bulaşık yıkama emrine “bu iş görev tanımımda yok” diyerek itiraz etmişse, idare bu...

Jandarma Disiplin Kurulu Yanlış Kurulursa Ceza İptal Edilir mi? Uzman Çavuş Disiplin Cezası Nasıl Kaldırılır?

Jandarma personeli hakkında verilen disiplin cezalarında çoğu kişi yalnızca olayın kendisine bakar. “Emir verildi mi?”, “Personel emri yerine getirdi mi?”, “Savunma doğru alındı mı?” gibi sorular elbette önemlidir. Fakat bazen dosyanın kaderini çok daha teknik bir konu belirler: Disiplin kurulunu...

Askeri Personelin Sicil Notu Düşürülürse Ne Yapılır? Subay ve Astsubay Sicil Notu İptal Davası Nasıl Açılır?

Askeri personel için sicil notu, sadece dosyada duran bir puan değildir. Terfiye, görev yerine, yurt içi ve yurt dışı görevlendirmelere, kurslara, atamalara ve kariyer çizgisine doğrudan etki eder. Bu nedenle yıllarca yüksek sicil alan bir personelin bir yıl aniden düşük...

Uzman Erbaş Temizlik Emrini Yapmadı Diye Ceza Alır mı? Emre İtaatsizlik Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?

Jandarma personeli için “emir” kelimesi çok ağırdır. Çünkü askerî disiplin içinde verilen bir emrin yerine getirilmemesi, sıradan bir iş yeri tartışması gibi görülmez. Ancak her “emri yapmadı” iddiası da otomatik olarak disiplin cezası anlamına gelmez. Bir personelin cezalandırılabilmesi için önce...

Yorum Bırakın

Recent Articles

Mayıs 11, 2026
Duruşma Tutanağını Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?
Mayıs 8, 2026
Muris Sağken Miras Paylaşımı Yapılır mı? Bir Mal Alıp Belirli Tarlalardan Feragat Edilebilir mi?
Mayıs 7, 2026
Притулок у Туреччині для громадян Росії та України: депортація, мобілізація і заборона вислання
Olay yerini terk etmenin cezası nedir — Sezgen Hukuk Bürosu
Mayıs 6, 2026
Şantaj Suçu Nedir? TCK 107’ye Göre Ceza, Delil ve Şikayet Süreci
E-Devlet üzerinden tüketici hakem heyetine başvuru — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Alacağın Devri Munzam Zarar Talebini Kapsar mı?
İşçinin tuvalet hakkı ve haklı fesih — İş hukuku — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Sapık İnsanlar Ve Dolandırıcılık Çetesi Gerçek Olay
Şantaj suçu TCK 107 — Ceza hukuku — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Polis Mazeret Tayini Nedir? Emniyet Atama, Eş Durumu ve İptal Davası
Alacağın devri ve munzam zarar talebi — Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Polis Memuruna Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir mi?
Sapık insanlar ve dolandırıcılık çetesi — yaşanmış olay — Sezgen Hukuk
Mayıs 3, 2026
Kira Tespit Davasında Islah Yasağı Nedir? HGK Kararı Ne Diyor?
Polis mazeret tayini ve iptal davası — Sezgen Hukuk
Mayıs 3, 2026
Memur Disiplin Cezaları ve İptal Sebepleri: Danıştay’ın 2025 Tarihli Kararları
Polis memuru sosyal medya disiplin cezası — Sezgen Hukuk
Mayıs 2, 2026
Görev Tanımında Olmayan İş Emredilirse Uzman Erbaş Ne Yapmalı?
Kira tespit davasında ıslah yasağı HGK kararı — Sezgen Hukuk
Mayıs 2, 2026
Uzman Erbaş Bulaşık Yıkama Emrini Yapmadı Diye Ceza Alır mı? Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?
Mayıs 2, 2026
Jandarma Disiplin Kurulu Yanlış Kurulursa Ceza İptal Edilir mi? Uzman Çavuş Disiplin Cezası Nasıl Kaldırılır?
Mayıs 2, 2026
Askeri Personelin Sicil Notu Düşürülürse Ne Yapılır? Subay ve Astsubay Sicil Notu İptal Davası Nasıl Açılır?
Mayıs 2, 2026
Uzman Erbaş Temizlik Emrini Yapmadı Diye Ceza Alır mı? Emre İtaatsizlik Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?
Avukata Sor