2026 İran savaşı nedeniyle Türkiye’de yaşayan İranlılar için deport kararı artık sıradan bir göç işlemi değildir. İran’a gönderilecek kişi savaş, füze saldırısı, siyasi baskı, işkence, kötü muamele, dini zulüm veya muhaliflik nedeniyle tehlike yaşayacaksa Türkiye bu kişiyi İran’a gönderemez.
Bunun adı geri gönderme yasağıdır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na göre bir kişi; işkenceye, insanlık dışı muameleye uğrayacağı veya dini, siyasi fikri, tabiiyeti, ırkı ya da belli bir toplumsal gruba mensubiyeti nedeniyle hayatı veya özgürlüğü tehdit altında olacağı bir yere gönderilemez.
İranlılar Türkiye’den deport edilebilir mi?
Evet, bazı durumlarda İranlılar hakkında deport kararı verilebilir. Vize ihlali, ikamet izninin sona ermesi, çalışma izni olmadan çalışma, sahte belge kullanma veya kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı kararı alınabilir. Göç İdaresi de vize süresini on günden fazla aşanlar, ikamet izni iptal edilenler veya yasal giriş-çıkış kurallarını ihlal edenler hakkında sınır dışı kararı alınabileceğini belirtmektedir.
Fakat bu kuralın sınırı vardır.
İranlı kişi ülkesine döndüğünde işkence, ölüm cezası, kötü muamele, dini baskı, siyasi zulüm veya savaş nedeniyle ciddi tehlike yaşayacaksa deport işlemi hukuka aykırı hale gelebilir.
Kısa cevap şudur:
Vize ihlali deport sebebi olabilir.
Ama zulüm riski varsa İran’a gönderme yapılamaz.
2026 İran savaşı deport kararını etkiler mi?
Evet, etkiler.
Savaş ortamında ülkeye gönderme kararı daha dikkatli incelenmelidir. Çünkü İran’a dönmek bazı kişiler için sadece “ülkesine gitmek” değildir. Füze saldırısı, güvenlik operasyonu, keyfî gözaltı, rejim soruşturması, işkence veya kötü muamele riski doğabilir.
Reuters’ın aktardığı BM açıklamasına göre İran’da savaşın başlamasından sonra en az 21 kişi infaz edilmiş, 4.000’den fazla kişi ulusal güvenlik bağlantılı suçlamalarla gözaltına alınmıştır. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, gözaltına alınan birçok kişinin zorla kaybedilme, işkence, kötü muamele, zorla itiraf ve sahte infaz tehdidine maruz kaldığını belirtmiştir.
Bu tablo şunu gösterir:
İran’a deport dosyalarında “ülkede genel savaş var mı?” sorusu yetmez.
“Kişi İran’a dönünce özel olarak hedef alınır mı?” sorusu da sorulmalıdır.
İran’a deport hangi durumlarda insan hakları ihlali sayılabilir?
İranlı kişi şu risklerden birini taşıyorsa deport kararı insan hakları ihlali doğurabilir:
İran rejimine muhalif olmak.
Protestolara katılmış olmak.
Sosyal medyada rejim karşıtı paylaşım yapmak.
Kadın hakları, özgürlük, başörtüsü baskısı veya molla rejimi hakkında eleştirel açıklamalar yapmak.
Hristiyan olmak veya İslam’dan Hristiyanlığa geçmek.
Kilise bağlantısının bulunması.
Gazeteci, öğrenci, aktivist, doktor, hemşire veya protestoculara yardım eden kişi olarak tanınmak.
İran’da hakkında arama, soruşturma, tehdit veya aile baskısı bulunmak.
Döneceği şehirde savaş, bombardıman veya güvenlik operasyonu riski bulunmak.
Bu hallerde idare ve mahkeme şunu incelemelidir:
Bu kişi İran’a gönderilirse güvenli yaşayabilir mi?
Cevap hayırsa deport işlemi durdurulmalıdır.
İranlı muhalifler Türkiye’den sınır dışı edilebilir mi?
İranlı muhalifler bakımından risk daha ağırdır.
İran’da muhaliflik sadece siyasi parti üyeliği değildir. Bir paylaşım, bir protesto fotoğrafı, bir slogan, bir kadın hakları açıklaması veya rejim eleştirisi kişiyi hedef haline getirebilir.
İran makamları bu kişileri “ajan”, “ulusal güvenlik tehdidi”, “rejim karşıtı” veya “yabancı bağlantılı” olarak görebilir. Bu tür suçlamalar işkence, zorla itiraf, tutuklama ve adil yargılanmama riski doğurabilir.
Bu nedenle İranlı muhalif hakkında verilen deport kararı yüzeysel incelenemez. Sosyal medya hesapları, protesto geçmişi, siyasi açıklamaları, İran’daki ailesinden gelen tehditler ve hakkında soruşturma olup olmadığı dosyaya konulmalıdır.
İranlı Hristiyanlar ve din değiştirenler deport edilebilir mi?
İranlı Hristiyanlar, özellikle İslam’dan Hristiyanlığa geçen kişiler bakımından deport kararı çok hassas incelenmelidir.
Open Doors’un 2026 İran raporuna göre İslam’dan Hristiyanlığa geçen kişiler İran’da en ağır dini özgürlük ihlalleriyle karşılaşan gruplar arasındadır. Raporda bu kişilerin devlet, toplum ve aile baskısıyla karşılaştığı; kilise liderleri, ev kilisesi üyeleri ve Hristiyanlara yardım eden kişilerin “ulusal güvenlik” suçlamalarıyla tutuklama, yargılama ve uzun hapis cezaları riski altında olduğu belirtilmektedir.
Bu yüzden din değiştiren bir İranlı için temel soru şudur:
Bu kişi İran’a döndüğünde dini inancı nedeniyle baskı görecek mi?
Risk gerçekse Türkiye bu kişiyi İran’a gönderemez.
İranlı doktor, hemşire ve sağlık çalışanları için risk var mı?
Evet, bazı dosyalarda vardır.
Doktor veya hemşire olmak tek başına deport yasağı yaratmaz. Fakat kişi protestolarda yaralananlara yardım etmişse, bu nedenle İran makamlarınca muhaliflere destek veren kişi olarak görülebilir.
Bu durumda sağlık çalışanının mesleği değil, İran rejimi tarafından nasıl algılanacağı önemlidir.
Dosyada şu bilgiler açıkça gösterilmelidir:
Kime yardım ettiği.
Bu yardımın protesto veya muhaliflikle bağlantılı olup olmadığı.
Sosyal medya paylaşımı yapıp yapmadığı.
İran makamlarının bunu öğrenme ihtimali.
İran’a dönerse sorgu, gözaltı, işkence veya kötü muamele riski.
Deport kararı alan İranlı ne yapmalı?
Deport kararı alan İranlı beklememelidir.
Sınır dışı kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Göç İdaresi, dava açma süresi içinde veya dava açılmışsa yargılama bitene kadar yabancının rızası yoksa sınır dışı edilmeyeceğini açıklamaktadır.
Bu yüzden ilk yapılacak iş şudur:
Tebliğ tarihini öğren.
Kararın gerekçesini al.
Geri gönderme merkezi varsa idari gözetim kararını ayrıca incele.
7 günlük süreyi kaçırma.
Dava dilekçesinde sadece “İran’da savaş var” demek yetmez. Kişisel risk anlatılmalıdır.
İranlılar deport davasında hangi delilleri sunmalı?
Şu deliller önemlidir:
Sosyal medya paylaşımları.
Protesto fotoğrafları veya videoları.
Hristiyanlık, vaftiz, kilise bağlantısı veya dini faaliyet belgeleri.
İran’dan gelen tehdit mesajları.
Aile, komşu veya çevre baskısına ilişkin yazışmalar.
İran’da arama, soruşturma veya yargılama bilgileri.
Sağlık çalışanıysa protestoculara yardım ettiğini gösteren kayıtlar.
Gazetecilik, aktivizm veya öğrenci hareketi bağlantıları.
Güncel ülke raporları.
İran’daki savaş ve insan hakları ihlallerine ilişkin haberler.
Mahkemeye asıl anlatılması gereken şey şudur:
Bu kişi İran’a gönderilirse ne olacak?
İranlılar için deport kararında en kritik nokta nedir?
En kritik nokta şudur:
Türkiye, bir kişiyi bile bile zulme gönderemez.
İranlı kişinin ikamet izni bitmiş olabilir. Vize ihlali olabilir. Türkiye’de kalış hakkı tartışmalı olabilir.
Fakat kişi İran’a döndüğünde işkence, ölüm cezası, kötü muamele, dini baskı, siyasi zulüm veya savaş nedeniyle ciddi zarar riski yaşayacaksa deport kararı uygulanmamalıdır.
Bu nedenle 2026 İran savaşı döneminde İranlılar hakkında verilen her deport kararı ayrı incelenmelidir.
















