TBK 183’e Göre Alacağın Devri, TBK 122’deki Aşkın Zarar Hakkını da İçerir mi?
Alacağın devri sözleşmesinde en önemli tartışmalardan biri, devredilen asıl alacakla birlikte munzam zarar yani aşkın zarar talep hakkının da devralana geçip geçmeyeceğidir. 6098 sayılı TBK’nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın devri, kural olarak devredilen alacağa bağlı hakları da kapsar. Bu nedenle TBK m.122’de yer alan borçlunun temerrüdü nedeniyle doğan munzam zarar alacağı, devredilen alacakla hukuki ve ekonomik bağlantı içindeyse ve taraflarca açıkça kapsam dışında bırakılmamışsa, alacağın devri kapsamında değerlendirilebilir. Paylaşılan karar da bu noktada, alacağın devri sözleşmesinin sadece asıl alacağı mı yoksa ona bağlı aşkın zarar talebini de mi kapsadığı sorusuna açıklık getirmektedir.
“TBK’nın 189. maddesinde düzenlenen alacağın devrinde, devrin kapsamı sayılmak suretiyle belirlenirken “munzam zarar” ifade edilmemiştir. Dolayısıyla alacağın devri sözleşmesinde açıkça “munzam zarar” devredilmemişse, alacağın ilk sahibi, borçludan temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için munzam zarar isteminde bulunabilecektir. … Alacağın devri sözleşmesinde açıkça belirtilmediği sürece, asıl alacağın temlik edilmiş olması munzam zarar alacağının da temlik edildiği sonucunu doğurmaz. Zarara uğrayan, temerrüt tarihi ile temlik tarihleri arası için munzam zarar talebinde bulunabilir.” (Yargıtay 6. HD, 13/01/2026, 2025/811 E., 2026/141 K.)
Alacağın devri munzam zarar alacağını da kapsar mı?
Kural olarak hayır. Alacağın devri sözleşmesinde açıkça “munzam zarar alacağı da devredilmiştir” şeklinde bir ifade yoksa, asıl alacağın devredilmesi munzam zarar alacağının da otomatik olarak devredildiği anlamına gelmez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/811 E., 2026/141 K. sayılı kararında da bu ayrım açık şekilde vurgulanmıştır.
Munzam zarar nedir?
Munzam zarar, borçlunun para borcunu geç ödemesi nedeniyle alacaklının temerrüt faiziyle karşılanamayan zararını ifade eder. Basit anlatımla; para zamanında ödenseydi alacaklının malvarlığı hangi durumda olacaktı, geç ödeme nedeniyle hangi durumda kaldı, aradaki fark munzam zarar olarak gündeme gelir.
Munzam zarar hangi kanunda düzenlenmiştir?
Munzam zarar, Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa borçlu kusursuz olduğunu ispat etmedikçe bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Alacağını temlik eden kişi munzam zarar davası açabilir mi?
Evet, açabilir. Ancak bunun için alacağın devri sözleşmesinde munzam zarar alacağının açıkça devredilmemiş olması gerekir. Eğer temlik sözleşmesinde sadece asıl alacak ve faizler devredilmişse, ilk alacaklı temerrüt tarihi ile temlik tarihi arasındaki dönem için munzam zarar talep edebilir.
Temlik alan kişi munzam zarar isteyebilir mi?
Temlik alan kişi, munzam zarar alacağı kendisine açıkça devredilmişse bu hakkı ileri sürebilir. Sözleşmede bu konuda açık hüküm yoksa, munzam zarar talebi bakımından ciddi tartışma doğar. Bu nedenle alacağın devri sözleşmesinde hangi hakların devredildiği net yazılmalıdır.
Alacağın devri sözleşmesinde munzam zarar yazmıyorsa ne olur?
Sözleşmede munzam zarar açıkça yazmıyorsa, Yargıtay yaklaşımına göre bu alacak devredilmiş sayılmaz. Bu durumda ilk alacaklı, borçlunun temerrüdü nedeniyle uğradığı aşkın zararı ayrıca talep edebilir.
Asıl alacak devredilince faizler de devredilmiş olur mu?
Evet. TBK m. 189 uyarınca asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılması mümkündür. Fakat Yargıtay kararındaki kritik nokta şudur: Munzam zarar, kanunda alacağın devrinin kapsamı içinde açıkça sayılmadığı için faiz gibi otomatik devredilmiş kabul edilmez.
Munzam zarar faiz midir?
Hayır. Munzam zarar faiz değildir. Faizi aşan zarardır. Temerrüt faizi, geç ödeme nedeniyle kanunen işletilen tutardır. Munzam zarar ise bu faizin alacaklının gerçek kaybını karşılamaya yetmediği durumda gündeme gelir.
Munzam zarar her para borcunda istenebilir mi?
Evet, para borcu söz konusuysa munzam zarar teorik olarak gündeme gelebilir. Borcun kaynağı sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya başka bir hukuki ilişki olabilir. Önemli olan borçlunun para borcunda temerrüde düşmüş olmasıdır.
Munzam zarar talep etmek için borçlunun temerrüde düşmesi gerekir mi?
Evet. Munzam zararın temel şartlarından biri borçlunun temerrüdüdür. Borçlu usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemişse, çoğu durumda icra takibi veya dava tarihi temerrüt bakımından önem kazanır.
Munzam zarar nasıl ispatlanır?
Munzam zarar iki şekilde ispatlanabilir: somut yöntem ve soyut yöntem. Somut yöntemde alacaklı, geç ödeme nedeniyle kredi kullandığını, kur farkı zararı yaşadığını, gecikme faizi ödediğini veya ticari faaliyetinde somut kayba uğradığını belgelerle gösterir. Soyut yöntemde ise yüksek enflasyon, döviz, altın, mevduat faizi, devlet tahvili ve benzeri ekonomik veriler üzerinden hesaplama yapılır.
Yüksek enflasyon munzam zarar için yeterli midir?
Her dosyada otomatik olarak yeterli değildir. Ancak yüksek enflasyon dönemlerinde paranın değer kaybı, munzam zarar bakımından güçlü bir karine oluşturabilir. Yargıtay kararında da yüksek enflasyon dönemlerinde soyut yöntemin dikkate alınabileceği ve ekonomik veri sepetiyle hesap yapılabileceği belirtilmiştir.
Munzam zarar hesabında hangi ekonomik veriler dikkate alınır?
Munzam zarar hesabında genellikle TEFE-TÜFE oranları, vadeli mevduat faizleri, devlet tahvili getirileri, Amerikan Doları ve Euro kur değişimleri, asgari ücret artışı ve altın fiyatlarındaki yükseliş dikkate alınır. Yargıtay kararında bu verilerden oluşan bir “sepet hesabı” yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Munzam zarar hesabından temerrüt faizi düşülür mü?
Evet. Munzam zarar, temerrüt faizini aşan zarar olduğu için hesaplama yapılırken alacaklının tahsil ettiği temerrüt faizi düşülmelidir. Aksi halde aynı zarar iki kez tahsil edilmiş olur.
Hem soyut yöntemle hem de kredi zararıyla munzam zarar istenebilir mi?
Aynı zarar için iki yöntemin birlikte uygulanması doğru değildir. Yargıtay kararında, alacaklı için en fazla giderim sağlayan yöntemin tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Örneğin soyut yöntemle yüksek enflasyon zararının karşılandığı durumda, aynı dönem için ayrıca kredi faiz gideri de istenirse mükerrer tazminat sorunu doğabilir.
Bankadan kredi çekmek munzam zarar sayılır mı?
Bazı durumlarda evet. Alacaklı, parasını zamanında alamadığı için kredi kullanmak zorunda kaldığını ve bu kredi ile geç ödeme arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispat ederse kredi faizi, BSMV ve masraflar munzam zarar kapsamında tartışılabilir. Ancak bu zarar kalemi mutlaka dosya özelinde ispatlanmalıdır.
Munzam zarar davasında illiyet bağı neden önemlidir?
Çünkü her ekonomik kayıp borçlunun geç ödemesinden kaynaklanmış sayılmaz. Alacaklı, uğradığı zararın borçlunun temerrüdü nedeniyle doğduğunu göstermelidir. Zarar ile geç ödeme arasında makul, doğal ve hukuken kabul edilebilir bir bağ bulunmalıdır.
Borçlu munzam zarardan nasıl kurtulabilir?
Borçlu, temerrüde düşmekte hiçbir kusuru bulunmadığını ispat ederse munzam zarardan sorumlu tutulmayabilir. Fakat ispat yükü borçludadır. Kanun burada alacaklı lehine bir kusur karinesi kabul eder.
Belediyeden veya kamu kurumundan geç alınan hakediş için munzam zarar istenebilir mi?
Evet, şartları varsa istenebilir. Özellikle eser sözleşmesi, hakediş ödemesi, icra takibi ve geç ödeme gibi durumlarda munzam zarar gündeme gelebilir. Borçlunun belediye veya kamu kurumu olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Munzam zarar davası belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
Somut olaya göre mümkündür. Munzam zarar çoğu zaman bilirkişi incelemesi ve ekonomik veri hesabı gerektirdiği için zararın baştan tam ve kesin olarak belirlenmesi güç olabilir. Bu nedenle uygulamada belirsiz alacak davası olarak ileri sürüldüğü dosyalar görülmektedir.
Alacağın temliki yapılırken hangi ifade mutlaka yazılmalıdır?
Taraflar munzam zarar alacağının da devredilmesini istiyorsa sözleşmeye açık hüküm konulmalıdır. Örneğin “asıl alacak, işlemiş faizler, fer’i haklar ve TBK m. 122 kapsamında doğmuş/doğacak munzam zarar alacağı devredilmiştir” gibi net bir ifade kullanılmalıdır. Aksi halde sonradan hak kaybı veya dava ehliyeti tartışması doğabilir.
Munzam zarar davasında bilirkişi raporu neden önemlidir?
Çünkü mahkeme çoğu zaman zarar hesabını teknik ekonomik verilere göre yaptırır. Enflasyon, döviz, altın, mevduat faizi, devlet tahvili ve temerrüt faizi karşılaştırması bilirkişi incelemesiyle somutlaştırılır. Hatalı bilirkişi raporu, davanın eksik veya yanlış sonuçlanmasına neden olabilir.
Munzam zarar davasında en kritik hata nedir?
En kritik hata, temlik sözleşmesini incelemeden dava açmak veya savunma yapmaktır. Çünkü munzam zarar alacağının devredilip devredilmediği doğrudan dava hakkını etkiler. İkinci hata, somut yöntem ve soyut yöntemi birlikte talep ederek mükerrer tazminat görüntüsü oluşturmaktır.
















