Boşanma sonrası çocuğun doğum günü, kişisel ilişki düzenlemesinin bir parçasıdır.
Ancak önemli bir ayrım var:
- Kanunda doğum gününe ilişkin özel bir madde yoktur.
- Bu nedenle konu tamamen hakim takdiri ve tarafların anlaşmasına bırakılmıştır.
Tam da bu yüzden uygulama çok dağınıktır.

Mahkemeler “Tekli Yıllar Anne – Çiftli Yıllar Baba” Diye Karar Verebilir mi?
Kısa cevap: Evet, verebilir.
Ama bu otomatik ya da standart bir uygulama değildir.
Uygulamada Görülen Modeller
Mahkemelerin kararlarında genellikle şu formüller görülür:
- Tekli yıllarda anne, çiftli yıllarda baba
- Doğum günü hangi ebeveynin kişisel ilişki gününe denk geliyorsa o ebeveyn
- Doğum günü 1–2 saatlik özel görüş günü olarak düzenlenir
- Velayet sahibinde kalır, diğer ebeveyn ayrıca görüşür
Yani “her dosyada aynısı olur” diye bir şey yoktur.
Hakim Neye Bakar?
Hakim şunlara bakar:
- Çocuğun yaşı
- Taraflar arası iletişim düzeyi
- Önceki uyuşmazlıklar
- Çocuğun psikolojik etkilenme ihtimali
- Velayet kimde
Özellikle çekişmeli dosyalarda, hakim “tekli/çiftli yıl” modelini pratik ve kavgasız olduğu için tercih edebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Doğum Günü Mutlaka Belirlenmeli mi?
Burada net konuşalım:
Belirlenmezse ileride ciddi sorun çıkar.
Hukuken Zorunlu mu?
Hayır.
Anlaşmalı boşanma protokolünde:
- Velayet
- Kişisel ilişki günleri
zorunludur; doğum günü ayrıca yazılmak zorunda değildir.
Ama Yazılmazsa Ne Olur?
Şu olur:
- Doğum günü, normal kişisel ilişki takvimine tabi sayılır
- Taraflardan biri “çocuğu vermiyorum” der
- Diğeri icraya gider
- Çocuk her yıl aynı gerilimi yaşar
Bu nedenle uygulamada iyi hazırlanmış protokoller, doğum gününü ayrıca düzenler.
















