Narsisizm Nedir?
Narsisizm kelimesinin etimolojik kökeni, Yunan mitolojisinde su kenarında kendi yansımasına aşık olan ve bu yüzden hayatını tüketen Narkissos karakterine dayanır. Psikolojik literatürde ise bu terim, genellikle başkalarından onay alarak özsaygılarını yükseltmek isteyen bireyler için kullanılır. Bu insanlar, alınan onayla yükselen bir özsaygıya sahipken, onay alamamak tam tersi bir etki yapar ve yakıtı bitmiş bir araba gibi yol alamazlar.
9 Adımda Narsisti Nasıl Anlarız?
Bağlanma Kuramı ve Narsisizm
Akademik metin ve makaleler bağlanma kuramı üzerinde durur. Bağlanma kuramı, insanların çocukluk dönemindeki ebeveynleriyle olan ilişkilerinin, yetişkinlik dönemlerindeki ilişkilerini ve kişiliklerini nasıl etkilediğini inceler. Eğer bir kişi çocukken ebeveynleriyle sağlıklı bir ilişki kuramazsa, bu durum yetişkinlikte narsistik (kendini beğenmiş veya başkalarını önemsememe) davranışlara yol açabilir. Yani, çocukken yaşadığımız deneyimler, yetişkinlikte kim olduğumuzu ve nasıl davrandığımızı etkiliyor.
Bağlanma kuramı dediğimiz şey, aslında çocukken anne-babamızla veya bakıcılarımızla nasıl bir ilişki kurduğumuzu inceleyen bir teoridir. Eğer anne-baba ya da bakıcılarımız bize sevgi, ilgi göstermiş ve güvende hissettirmişlerse, büyüdüğümüzde genellikle daha sağlıklı ilişkiler kurarız. Ama bu ilişki iyi olmamışsa, yetişkinlikte de ilişkilerimizde sorun yaşayabiliriz.
İyi bir bağlanma yaşantısı olmamışsa, yetişkinlikteki kişilik bozuklukları ya da patolojiler de bu durumdan etkilenir.
Narsistik Kişilik Bozukluğu: Patolojinin Sınırları
“Patolojik” kelimesi, bir durumun ya da davranışın normalden sapma gösterdiği ve hastalıklı ya da bozuk olduğu anlamına gelir. Tıp ve psikolojide sıkça kullanılır. Bir şeyin “patolojik” olarak nitelendirilmesi, o şeyin sağlık ya da davranış normlarından sapma gösterdiğini ifade eder.
Narsisizm, özünde kendini fazlasıyla sevmek, hatta kendini diğer her şeyin üstünde görmek olarak tanımlanabilir. Ancak narsisizm, bazı durumlarda kişilik bozukluğu seviyesine ulaşabilir. Bu noktada, uzmanlar ona “narsistik kişilik bozukluğu” veya “patolojik narsisizm” adını verir. Bu durum, kişinin sadece kendini düşünmesi, başkalarını göz ardı etmesi ve etrafındaki insanlara empati göstermekte zorlanması gibi belirgin özelliklerle kendini gösterir.
Bu bağlamda, “patolojik narsisizm”, narsisizmin sıradan bir özsaygı veya özsevgiden daha ileri bir seviyede, yani hastalıklı bir seviyede olduğunu belirtmek için kaynaklarda kullanılır. Yani, herkesin belli bir ölçüde özsaygısı veya kendini sevmesi doğaldır, ama bu durum aşırıya kaçıp başkalarını göz ardı etmeye, empati kuramamaya veya ilişkilerde sürekli sorunlara yol açmaya başladığında “patolojik” olarak kabul edilir.
Temel Özellikler
Bu bozukluğa sahip bireyler, genellikle aşağıdaki ana özellikleri gösterir:
- Kendilerini özel ve eşsiz biri olarak görmeleri
- Başkalarının ilgisini ve onayını sürekli aramaları
- Başkalarına karşı duyarsızlık ve ilgisizlik
- Empati eksikliği
- Yasakları kendine hak görme ve kuralları çiğneme ayrıcalığı hissetme
Yaygınlık Oranları
Klinik (hastane ya da tedavi gören) ortamda, narsistik kişilik bozukluğu vakaları genellikle %2 ile %16 arasında değişir. Ancak genel toplumda, bu oran %1’den daha düşüktür. 11
Narsistik Kişilik Bozukluğu ve Savunma Mekanizmaları: İdealizasyon, Değersizleştirme ve Mükemmeliyetçilik
Narsistik kişilik bozukluğu olan bireyler, belirgin ve karmaşık savunma mekanizmalarına sahiptir. Bu mekanizmalar genellikle idealizasyon, değersizleştirme ve mükemmeliyetçilik olarak üç ana başlık altında toplanabilir. Bu savunma mekanizmaları birbirini tamamlayıcı işlevler görür ve kişinin gerçeklikle uyumsuz bir benlik algısını yaratmasına olanak tanır.
İdealizasyon ve Değersizleştirme: O hep En İyi Doktora Gider!
Narsistik bireyler, kendilerini sürekli olarak “en iyi” olarak görmeye meyillidirler. Bu idealizasyon sürecinde, diğer insanlar otomatik olarak “daha az iyi” veya “değersiz” olarak damgalanır. Fakat ilginçtir ki, kendilerini bir noktada değersiz hissettiklerinde, bu defa da diğer insanları idealize edebilirler. İdealizasyon ve değersizleştirme arasındaki bu gel-git hareketi, narsistik kişinin duygusal dengesini korumasına yardımcı olur.
Genellikle içlerindeki ezik ve yetersiz duyguyu bastırmak için en popüler avukatı tutmak isterler, en büyük tektaşı ben aldım demek, muhitin en lüks semtinde oturuyorum demek isterler.
Sürekli en iyiyi isteyen bir partnerle ilişki sürdürmek zamanla çekilmez bir hal alacaktır. Devamlı tatmin olmayan başka insanların gözünde imajını geliştirmek isteyen, partnerinden beklentileri olan kişinin bazı davranışları boşanma sebepleri arasında sayılabilir.
Mükemmeliyetçilik: Gerçeküstü Standartlar
Mükemmeliyetçilik, narsistik kişilerin kendilerini ya da başkalarını imkansız standartlarla değerlendirmelerine yol açar. Bu durum, iki farklı sonuca yol açabilir: Ya kişi, kendisini bu yüksek standartlara ulaşmış olarak görmeyi tercih eder (büyüklenmeci sonuç) ya da hiçbir zaman bu standartlara ulaşamayacağına inanır (depresif sonuç).
Narsist kendisini mükemmel görüyor ve eşini sürekli hakaret ederek aşağılıyorsa, hakarete dayanılarak boşanma davası açılabilir. Kimse kendisine sürekli hakaret eden bir kimse ile evli kalmaya zorlanamaz.
“Davalının davacıya hakaret ettiği, boğazını sıktığı, evlilik birliğinin kadının kusurlu eylemleri nedeni ile temelinden sarsıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, çocuk için …. TL tedbir ve iştirak nafakasına, tam kusurlu davalının maddî-manevî tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı erkek lehine …. TL manevî tazminata, davacı erkeğin …. TL alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.“YARGITAY 2. Hukuk Dairesi Esas: 2022 / 9767 Karar: 2023 / 378 Karar Tarihi: 24.01.2023
Narsistin Değersizleştirme Yöntemi
Narsist kişinin değersizleştirme yöntemi, genellikle başkalarını küçümsemek, aşağılamak veya onların başarılarını ve değerlerini göz ardı etmek şeklinde kendini gösterir. Bu savunma mekanizması, narsist bireyin kendi özsaygısını korumak ve üstünlük hissini sürdürebilmek için kullanılır.
Narsist bir kişiye ne yapsanız bir türlü takdir görmezsiniz. Büyük bir iş ağı kurmuş ve çok sayıda insana temas ediyor olabilirsiniz. Ancak yine de o kadar çalışmaya rağmen kazandığınız parayı az bulup küçümseyecektir. Kısa sürede çok şey başarmış olsanız bile hepsinin boş bir çaba olduğunu vurgular.
Narsistlerin kendilerini yüceltirken sizi itin bir kenarına monte etmekte kullandıkları örneklerden bazıları;
- İnsanlar seni izledi ne oldu kaç kişiyle kontrat imzaladın.
- Plaket kazandın ne oldu sanki maaşına zam mı yaptılar.
- İyi güzel bunları başardın da kaç para kazandın?
- Maaşına zam yaptılar da ne oldu sanki müdür mü oldun?
- Müdür oldun da ne oldu sanki maaşın ikiye mi katlandı?
- Maaşın ikiye katlandı da ne oldu şirket CEO’su olarak Ahmet’i atamışlar.
Hayat Uzun ve Zor Bir Yoldur. Başarılar Adım Adım Gelir Ama Narsist Sizden Paraşütle En Tepeye İnmenizi Bekler
Hayatta başarılar çivi çakar gibi istikrarlı darbelerle gelir. Bazen yüzlerce kez bir çiviye vurmak gerekir. Ancak narsist sizin başarılarınızı çekemez, hazmedemez, karnında ülser var gibi kıvranır ve zehrini suratınıza kusar. Sizin tamamladığınız gece uyumadan yetiştirdiğiniz, yıllar vererek sıfırdan inşa ettiğiniz tüm emekleri tek seferde silip atar ve tüm birikiminizi LOTO’dan çıkmış veya kumardan kazanmışcasına muamele yapar.
Bu birikim maddi kazançlar da olabilir, müşteri çevreniz de olabilir. Hiç kimseyi tanımazken özgüvenli girişimler sonucu başardığınız sosyal çevreniz de olabilir.
Narsist birey de aslında kendince başarınızın farkındadır. Bu başarının yıllarca emek gerektirdiği, bir ayak inşa etmenin ne kadar zor olduğunu bilir. Ancak tek ayaklı köprü olmaz. Köprü inşa etmek için iki ayak ve çelik halat gerekir. Narsist sizi, kocaman köprünün bir ayağını tamamladın, dünyanın işini bitirdin bu azim inatçı keçide olmaz, su olsan taşı delersin demez de, köprüye bir ayak yaptın da ne oldu şaşkın daha dünyanın yolu var, bu kadar uğraştın ne oldu, eline ne geçti ne kazandın ki sanki önemli olan köprüyü tamamlamaktı diye bir de size kızar.
Narsist bireye karşı haklı çıkamazsınız. Özel kalem olsanız neden bakan olmadın der. Bakan olsanız neden başbakan olmadın der. Başbakan olsanız cumhurbaşkanı ol der. Cumhurbaşkanı olsanız Ortadoğu’nun lideri ol der.
Siz dünyanın lideri olsanız, dünya lideri olsan ne olacak sen daha güneş sisteminden dışarı çıkacak roketi yapamadın der.
Narsistle Boşanmak İçin Yasal Sebepler
Boşanma süreci, narsist bir partner için oldukça tehdit edici ve zorlayıcıdır çünkü bu durum, onun kontrolü kaybetme ve reddedilme korkularını derinden hissetmesine neden olabilir. Narsist bireyler bu süreçte genellikle savunma mekanizmalarını devreye sokarlar. Örneğin, süreci tamamen kendi kontrolünde tutma ihtiyacı hissedebilirler. Bu kontrol, eşlerinin kararlarına müdahale etmekten, çocuklarla ilgili konularda ya da mali meselelerde baskın olmaya kadar değişiklik gösterebilir. Sürekli olarak eşlerini suçlama eğilimindedirler ve boşanmanın tüm yükünü onlara atabilirler.
Aynı zamanda, kendilerini mağdur olarak göstererek çevresinden sempati beklerler. Manipülatif davranışlar sergileyebilir, başkalarını istedikleri şekilde hareket etmeye zorlayabilirler. Duygusal ya da finansal şantajla süreci kendi lehlerine çevirmeye çalışırken, eşlerini değersizleştirerek onların yeteneklerini ve değerlerini göz ardı edebilirler. Eğer çocukları varsa, onları da bu süreçte bir manipülasyon aracı olarak kullanabilirler.
Narsistle boşanmak zordur. Karşı tarafın narsist olması da başlı başına bir boşanma sebebi değildir. Bunun ispat edilmesi de çok zordur. İspat edilse dahi narsizm akıl hastalığı sayılmaz ve özel bir boşanma sebebi değildir. Ancak narsistin dengesiz hareketleri, hakaretleri, tutarsızlıkları listelenmeli not alınmalıdır. Alınan bu notlar avukat ile değerlendirilmeli ve boşanma sebebi olabilecek olaylar tanıkları ile beraber çıkartılarak not edilmelidir.
Her boşanma süreci kendi içinde özeldir. Her narsist partner farklı yollar kullanarak karşısındakini yıpratabilir. Narsist partner sürekli sizi suçlayacağından kendinizde hata aramanız da gayet normal. Sizin bu süreçten çıkış noktanız iyi bir avukat ve psikolog desteği olacaktır. Olaylara dışarıdan bir göz ile bakmak ve profesyonellerden görüş almak altında kaldığınız duygusal enkazdan tünel kazıp çıkmanızı sağlayacaktır.
İşin içinden çıkamıyorsanız Whatsapp Danışmanlık hattımızdan destek alabilirsiniz.
KAYNAK:
- Patolojik Narsisizm: Duygusal İstismar ve “Gaslighting” Perspektifinden Kapsamlı Bir Değerlendirme Artuklu İnsan ve Toplum Bilim Dergisi, 2021/6(2), 1-31. Uzm. Klinik Psikolog, Asli Dila Akiş , Prof. Dr. Erdinç Öztürk
- Narsistik Kişilik Örgütlenmesinin Bağlanma Kuramı Çerçevesinde Ele Alınması: Vaka Örneği
Emine İNAN
Orta Doğu Teknik Üniversitesi AYNA Klinik Psikoloji Dergisi
2015, 2(1), 1-12 ↩︎