Yayın Yasağı: Hukuki Çerçeve ve İhlal Eden Hareketler

Yayın Yasakları Kapsamı

Haberleri izlerken hepimiz şunu yaşamışızdır: Bir olay tam da en kritik noktasına gelmişken birden ekrandan kaybolur. Bir patlama, bir davada çarpıcı gelişme ya da bir çocuğun kayboluşu… Tam “ne oldu acaba?” diye sorarken karşımıza bir cümle çıkar: “Bu konuya yayın yasağı getirilmiştir.”

Peki bu ne demek? Basitçe söylemek gerekirse, mahkeme ya da yetkili makamlar, belirli bir olay hakkında medyada haber yapılmasını, paylaşım yapılmasını geçici olarak durdurur. Bu karar sadece gazeteleri ya da televizyonları değil, sosyal medyada paylaşım yapan herkesi bağlar. Yani elinizdeki telefonla bir tweet attığınızda da, WhatsApp grubuna haber linki yolladığınızda da bu yasağı ihlal etme ihtimaliniz doğar.

Amaç basit: Bir davada masumiyet karinesi zarar görmesin, deliller karartılmasın, toplumda kargaşa çıkmasın. Yani yayın yasağı aslında hem adaletin hem de kamu düzeninin korunması için alınmış bir tedbirdir. Ancak unutulmamalı ki, bu tedbir aynı zamanda ifade özgürlüğü sınırlarıyla da yakından ilgilidir. İşte bu nedenle tartışmalı bir konudur.


Yayın yasağı nedir, neden uygulanır?

Yayın yasağı; mahkeme veya yetkili makamların belirli bir olay ya da dava hakkında bilgi yayılmasını geçici olarak engelleyen bir hukuki tedbirdir. Avukatlık dilinde “basın yasağı” veya “gizlilik kararı” olarak da anılır. Amaç; davanın sağlıklı ilerlemesi, şüphelilerin lekelenmeme hakkı ve kamu düzeninin korunmasıdır.


Hangi olaylarda yayın yasağı kararı verilir?

Çoğunlukla:

  • Terör saldırıları, toplumu sarsan patlamalar,
  • Çocukların kaybolması veya cinsel suçlar,
  • Toplumsal infiale yol açabilecek davalar,
  • Gizli kalması gereken soruşturma dosyaları
    gibi olaylarda yayın yasağı kararı gündeme gelir. Bu kararların arkasındaki en temel düşünce, toplumda paniği engellemek ve soruşturmanın selametini korumaktır.

Yayın yasağı sosyal medyada da geçerli mi?

Evet. Çoğu kişi yayın yasağını sadece gazeteler veya televizyonlarla sınırlı sanır. Oysa bir olayla ilgili paylaşım yapmak, tweet atmak, Facebook’ta yorum yazmak ya da YouTube videosu çekmek de yasağı ihlal edebilir. Kısacası yayın yasağı, “ben sadece kendi hesabımda yazdım” diyerek görmezden gelinecek bir karar değildir.

Yayın Yasağının Temel Amaçları Nelerdir?

Adil yargılanma hakkını korumak: Mahkemelerin ön yargısız karar verebilmesi için kamuoyunda sanık hakkında baskı oluşturulmaması gerekir. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde bilgi akışı sınırlanır.

Soruşturmanın gizliliğini sağlamak: Ceza Muhakemesi sisteminde gizlilik esastır. Türk Ceza Kanunu’nun 285. maddesi, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçunu düzenleyerek gizli belgelerin yayımlanmasını yasaklar. Böylece soruşturmanın selameti korunur.

Kişilik haklarını ve özel hayatı korumak: Özellikle mağdurların, çocukların veya şüphelilerin isim, görüntü ve özel bilgilerinin yayımlanması telafisi güç zararlar doğurabilir. Basın Kanunu’nun 21. maddesi, çocukların kimlik bilgilerinin paylaşılmasını açıkça yasaklamıştır.

Toplumsal huzur ve güvenliği sağlamak: Terör saldırıları, toplumsal olaylar veya savaş durumlarında yanlış bilgi akışını ve panik ortamını önlemek amacıyla yayın yasağı gündeme gelir.


Yayın Yasağının Hukuki Dayanakları Nelerdir?

Anayasa’da Yayın Yasağı Düzenlemeleri

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi düşünce ve kanaat özgürlüğünü güvence altına alırken, bu özgürlüğün kamu düzeni, milli güvenlik ve başkalarının hakları gerekçesiyle kanunla sınırlandırılabileceğini belirtir. 28. madde basın özgürlüğünü korur; ancak savaş hali, milli güvenlik veya genel ahlak gibi durumlarda sınırlamaları mümkün kılar. Ayrıca 13. madde, temel hak ve özgürlüklerin ancak demokratik toplum düzenine uygun şekilde sınırlandırılabileceğini vurgular.

Türk Ceza Kanunu’nda Yayın Yasağına İlişkin Maddeler

  • TCK 285 – Soruşturmanın gizliliğinin ihlali: Devam eden bir dosya hakkında gizli bilgileri ifşa edenler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile karşılaşabilir.
  • TCK 288 – Yargı görevini etkileme: Yargı sürecini medya yoluyla yönlendirmeye çalışanlar hakkında hapis veya para cezası verilebilir.
  • TCK 220 ve Terörle Mücadele Kanunu: Terörle mücadelede görev alanların kimlik ve adres bilgilerinin açıklanması yasaktır. İhlal halinde ağır yaptırımlar uygulanır.

Gizliliğin ihlali

Madde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)

(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;

a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,

b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,

gerekir.

(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar artırılır.

(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz.

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs

Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)

(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

Basın Kanunu’nda Yayın Yasağı

5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddesi basın özgürlüğünü esas alır; bu özgürlük yalnızca demokratik toplumun gerekleri ve kanunda öngörülen meşru amaçlar (milli güvenlik, kamu düzeni, yargının tarafsızlığı vb.) çerçevesinde sınırlanabilir.

19. madde (Yargıyı etkileme) 02.07.2012 tarihli 6352 sayılı Kanun’un 105. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır (mülga). Dolayısıyla “yargıyı etkileme” artık Basın Kanunu’nda değil; TCK m.288 (yargı görevini etkileme) ve ilgili ceza/ceza muhakemesi hükümleri kapsamında değerlendirilir. Yayın yasağı kararları ise Anayasa’nın 13 ve 26. maddelerindeki ölçülülük–kanunilik ilkeleri ve ilgili özel kanun hükümleri çerçevesinde yargı mercilerince verilir.

20. madde (Cinsel saldırı, cinayet ve intihara özendirme): Haber verme sınırını aşarak okuyucuyu bu fiillere özendirebilecek nitelikte yazı ve görseller yayımlanması idari para cezasına tabidir. İnternet haber siteleri için de alt sınır öngörülmüştür.

21. madde (Kimliğin açıklanmaması): Süreli yayınlar ve internet haber sitelerinde;

18 yaşından küçük fail veya mağdurların
kimliklerini ortaya çıkaracak ya da tanınmalarına yol açacak yayınlar yasaktır; aykırılık idari para cezası doğurur.

TMK’ya göre evlenmeleri yasak kişiler arasındaki cinsel ilişki haberlerindeki kişilerin,

Belirtilen bazı cinsel suçların mağdurlarının,

Çocuk Koruma Kanunu

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, çocukların kişisel verilerinin ve kimlik bilgilerinin basın-yayın yoluyla ifşasını yasaklar. Böylece çocukların ikincil mağduriyet yaşamaları engellenir.


Yayın Yasağı Kararını Kim Verir, RTÜK’ün Rolü Nedir?

Çoğu yayın yasağı kararı sulh ceza hâkimliklerince alınır. Gerektiğinde asliye ceza, ağır ceza veya aile mahkemeleri de bu konuda yetkilidir. Acil durumlarda ise vali veya kaymakam gibi idari makamlar geçici yayın yasağı kararı verebilir.

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) doğrudan yayın yasağı koymaz. Mahkeme veya idari makamların aldığı kararları medya kuruluşlarına duyurur ve uygulanmasını denetler. Kurala uyulmaması halinde uyarı, para cezası ya da yayın durdurma gibi yaptırımlar getirebilir.


Yayın Yasağının Kapsamı ve Türleri Nelerdir?

Yayın yasağı hangi yayın organlarını kapsar?

Birçok kişi yayın yasağının sadece televizyon ve gazeteler için geçerli olduğunu düşünür. Oysa durum çok daha geniştir. Televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi geleneksel medya organlarının yanı sıra internet haber siteleri, sosyal medya platformları, dijital yayınlar, bloglar ve hatta bireysel sosyal medya hesapları da kapsam içindedir. YouTube’da yapılacak bir program, Spotify’da hazırlanan bir podcast veya Instagram’da paylaşılan bir görsel de bu yasağın ihlaline yol açabilir.

Hatta toplu mesajlaşma gruplarında —örneğin WhatsApp— belirli bir dosyaya dair bilgi paylaşmak dahi risklidir. Çünkü yayın yasağı kararları “kamuya açık bilgi akışını” sınırlamak amacıyla getirilir ve platform ayrımı yapılmaz.


Yayın yasağı türleri nelerdir?

Genel yayın yasağı: Olayın tümü hakkında haber yapılmasını ve yorum yapılmasını engeller. Terör saldırıları, büyük kazalar veya kritik soruşturmalarda bu tür kararlar alınır ve tüm mecralar kapsama girer.

Kısmi yayın yasağı: Olayın yalnızca belli yönlerinin kamuoyuna yansıtılmasını engeller. Örneğin tanıkların ya da mağdurun kimliğinin gizli kalması istenebilir.

Dijital yayın yasağı: İnternet ortamında bilgi yayılmasını önlemeyi hedefler. Twitter, Instagram, YouTube gibi platformlarda içerik paylaşımı yasaklanabilir. Bu yöntem genellikle bilgi kirliliğini ve paniği önlemek amacıyla kullanılır.


Yayın yasağına neden başvurulur?

Yayın yasağı kararlarının arkasında genellikle dört temel gerekçe vardır:

  • Kamu düzeni ve ulusal güvenlik: Terör saldırıları, patlamalar veya büyük toplumsal olaylarda toplumun paniğe kapılmasını önlemek.
  • Adil yargılanma hakkı: Özellikle yüksek profilli davalarda kamuoyu baskısının önüne geçmek.
  • Kişilik hakları: Mağdurların ve şüphelilerin özel hayatını korumak.
  • Bilgi kirliliğini önlemek: Yanlış veya manipülatif bilgilerin yayılmasını engellemek.

Yayın Yasağını Delen Hareketler Nelerdir?

Yayın yasağı kararları bağlayıcıdır ve ihlali ciddi sonuçlar doğurur. Ancak uygulamada sıkça görülen ihlaller vardır:

  • Medyada yasaklı bilgilerin paylaşılması: Bir soruşturma dosyasındaki delillerin televizyon programında gösterilmesi veya gazete manşetine taşınması.
  • Sosyal medyada içerik üretmek: Twitter, Instagram, YouTube veya kişisel bloglarda yasağa konu olay hakkında bilgi, görsel ya da yorum paylaşmak.
  • Kimlik ve özel bilgilerin ifşası: Mağdurların, şüphelilerin veya çocukların isim ve görüntülerinin paylaşılması.
  • Yargıyı etkilemeye çalışmak: Devam eden davada taraflı yorumlarla kamuoyunu yönlendirmek.
  • Gizli belgeleri sızdırmak: Tanık ifadeleri, bilirkişi raporları veya delillerin basına verilmesi.
  • Dolaylı ipuçları vermek: Yasağı açıkça ihlal etmese de tarafları, yeri ya da delilleri ima eden paylaşımlar. Mahkemeler bu tür davranışları da çoğu zaman ihlal sayar.

Yayın Yasağını İhlal Edenlere Hangi İdari Yaptırımlar Uygulanır?

Yayın yasağına uymamak sadece ceza mahkemelerinin konusu değildir. İdari otoriteler de bu ihlallere karşı devreye girer. Özellikle RTÜK, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Kanunu çerçevesinde geniş yetkilere sahiptir.

RTÜK’ün uygulayabileceği yaptırımlar arasında:

  • Uyarı cezaları
  • İdari para cezaları
  • Belirli süreyle yayın durdurma
  • Tekrarında lisans iptali

yer alır. Tekrar eden ihlallerde, verilen para cezaları kanalın yıllık reklam gelirinin %5’ine kadar çıkabilmektedir. Özellikle canlı yayınlarda yasağa uymayan kanallara 10 güne kadar yayın durdurma cezası verilmesi mümkündür. Son yıllarda bu tür yaptırımların artış gösterdiği de dikkat çekmektedir.

Yayın Yasağı Ne Zaman Sona Erer?

  1. Mahkeme Kararında Belirtilen Süre Dolduğunda
    • Sulh ceza hâkimliği veya diğer mahkemeler yayın yasağı kararını belirli bir süreyle verebilir. Örneğin “3 ay süreyle yayın yasağı” denebilir. Bu süre dolduğunda yasağın geçerliliği de kendiliğinden sona erer.
  2. Yargılamanın veya Soruşturmanın Tamamlanmasıyla
    • Çoğu yasak, “soruşturmanın gizliliği” ya da “adil yargılanma hakkını koruma” gerekçesiyle verilir (TCK m.285, Basın Kanunu m.3).
    • Bu durumda soruşturma sonuçlanıp iddianame düzenlendiğinde veya dava bitip hüküm verildiğinde yayın yasağının sebebi ortadan kalkar. Dolayısıyla yasağın devam etmesi mümkün değildir.
  3. Mahkemenin Yasak Kararını Kaldırmasıyla
    • Mahkeme, yasağın gerekliliğinin sona erdiğini düşünürse, resen veya tarafların başvurusu üzerine kararı kaldırabilir. Bu durumda yasağın kalktığı andan itibaren serbestlik başlar.
  4. Geçici İdari Yasaklarda Hâkim Onayıyla
    • Vali veya kaymakamın verdiği geçici yayın yasağı kararları, en geç 24 saat içinde hâkimin onayına sunulur.
    • Hâkim 48 saat içinde onaylamazsa, idari makamın yasağı kendiliğinden hükümsüz hale gelir (İl İdaresi Kanunu m.11, m.66).

Sıkça Sorulan Sorular – Yayın Yasağı Hakkında

Yayın yasağı nedir?

Yayın yasağı, bir olay veya dava hakkında haber, yorum ve görsel içeriklerin paylaşımını mahkeme veya idari makam kararıyla geçici olarak engelleyen hukuki tedbirdir. Amacı soruşturmanın gizliliğini, adil yargılanmayı, kamu düzenini ve kişilik haklarını korumaktır.

Yayın yasağının hukuki dayanağı nedir?

  • Anayasa m.13, 26 ve 28 → İfade ve basın özgürlüğü sınırlamaları
  • TCK m.285 → Soruşturmanın gizliliğini ihlal
  • TCK m.288 → Yargı görevini etkilemeye teşebbüs
  • Basın Kanunu m.3, m.20, m.21 → Basın özgürlüğü, özendirme yasağı ve kimlik gizliliği
  • TMK m.6 → Terörle mücadelede görevli kişilerin kimliklerinin açıklanması yasağı
  • 6112 sayılı Kanun → RTÜK denetim ve yaptırımları

Yayın yasağı kararını kim verir?

Genellikle sulh ceza hâkimlikleri verir. Bazı durumlarda asliye ceza, ağır ceza veya aile mahkemeleri de yetkilidir. Acil hallerde vali veya kaymakam geçici yayın yasağı getirebilir.

RTÜK yayın yasağı kararı alabilir mi?

Hayır. RTÜK (6112 sayılı Kanun m.32 vd.) doğrudan yayın yasağı koymaz. Mahkeme veya idari makamın aldığı kararı medya kuruluşlarına bildirir ve uygulanmasını denetler. İhlal olursa para cezası, yayın durdurma veya lisans iptali gibi yaptırımlar uygular.

Yayın yasağı hangi mecraları kapsar?

Televizyon, radyo, gazete ve dergilerin yanında internet haber siteleri, bloglar, YouTube, sosyal medya platformları ve hatta toplu paylaşım yapılan WhatsApp grupları dahi kapsam içine girebilir.

Yayın yasağının türleri nelerdir?

  • Genel yayın yasağı → Olayla ilgili her türlü yayın yasaklanır.
  • Kısmi yayın yasağı → Sadece belirli bilgilerin yayımlanması yasaktır (ör. mağdurun kimliği).
  • Dijital yayın yasağı → İnternet siteleri ve sosyal medya platformlarında içerik paylaşımı engellenir.

Yayın yasağı neden getirilir?

  • Adil yargılanma hakkını korumak
  • Soruşturmanın gizliliğini sağlamak
  • Mağdur ve çocukların kimliklerini korumak
  • Kamu düzeni ve milli güvenliği sağlamak
  • Yanlış bilgi ve panik ortamını engellemek

Yayın yasağına aykırı hareketler nelerdir?

  • Yasağa konu bilgileri TV, gazete veya sosyal medyada paylaşmak
  • Kimlik, görüntü veya özel bilgileri ifşa etmek
  • Devam eden davada yargıyı etkilemeye yönelik yorum yapmak
  • Gizli belge ve delilleri sızdırmak
  • Olayı ima ederek kamuoyunu yönlendirmek

Yayın yasağına uymamanın cezası nedir?

  • TCK 285 → 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası
  • TCK 288 → Yargıyı etkilemeye yönelik yayınlarda hapis/para cezası
  • Basın Kanunu m.20–21 → İdari para cezaları (internet haber sitelerinde alt sınır daha yüksek)
  • RTÜK → Uyarı, para cezası, yayın durdurma, tekrarında lisans iptali

Yayın yasağı ne zaman biter?

  • Mahkeme kararında belirtilen süre dolduğunda
  • Soruşturma veya yargılama tamamlandığında
  • Mahkeme yasağı kaldırdığında
  • Vali/kaymakamın verdiği geçici yasak hâkim tarafından onaylanmazsa

Yayın yasağı kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı CMK m.268 uyarınca itiraz edilebilir. Mahkeme gerekçesiz, ölçüsüz veya süresiz yasak kararı verdiyse itiraz yoluyla kaldırılma talebi mümkündür.

Sosyal medyada yayın yasağını ihlal etmek de suç mu?

Evet. Basın Kanunu daha çok süreli yayınlar ve internet haber sitelerini düzenlese de, sosyal medya paylaşımları da TCK 285 ve 288 kapsamında sorumluluk doğurabilir.

Sanıklar Celal Y. ve Fikret İ., basında hazırlık soruşturması sırasında dosyada yer alan müfettiş raporundan bölümler yayımlamakla suçlanmıştır. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 19.12.2000 tarihli kararında sanıkların beraatine hükmetmiştir. Ancak Cumhuriyet savcısı bu kararı temyiz etmiş ve dosya Yargıtay’a taşınmıştır.


Yasal Dayanak: 5680 sayılı Basın Kanunu m.30

Bu madde, ceza soruşturmaları ve kovuşturmaları sırasında belirli belgelerin yayımlanmasını yasaklamaktadır. Hükme göre:

  • Ceza kovuşturmalarına ilişkin talep ve iddianameler, kararlar, diğer vesikalar,
  • Hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik, men-i muhakeme, tatil veya düşme kararı verilmeden önce yayımlanamaz.

Amaç, soruşturmanın gizliliğini ve masumiyet karinesini korumaktır.


Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay, dosya içinde bulunan müfettiş soruşturma raporundan alıntılar yapılmasının açıkça 5680 sayılı Kanun’un 30. maddesine aykırılık oluşturduğunu belirtmiştir.

Yerel mahkemenin beraat kararı, bu yasağa rağmen sanıkların eyleminin suç oluşturmadığı gerekçesiyle verilmişti. Yargıtay ise şu noktaları vurgulamıştır:

  • Hazırlık soruşturması sürerken rapordan alıntı yapılıp yayımlanması yasaktır.
  • Bu nedenle sanıklar hakkında cezalandırma kararı verilmesi gerekirken beraat hükmü kurulması yasaya aykırıdır.

Kararın Sonucu

Yargıtay, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarını yerinde bulmuş ve İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin beraat kararını bozmuştur.


Hukuki Önemi

  1. Basın özgürlüğü – adil yargılanma dengesi: Karar, basın özgürlüğünün mutlak olmadığını; soruşturmanın gizliliği ve şüphelinin haklarının korunmasının öncelikli olduğunu ortaya koymaktadır.
  2. Masumiyet karinesi: Soruşturma sürecinde henüz kesinleşmemiş belgelerin basına yansıması, toplumda önyargı oluşturabileceği için yasak kapsamındadır.
  3. Uygulama açısından: Gazeteciler ve medya kuruluşları, soruşturma dosyalarındaki rapor, ifade tutanağı, müfettiş raporu gibi belgeleri yayımladıkları takdirde cezai sorumlulukla karşılaşabilirler.

Yorum Bırakın

Recent Articles

Mart 7, 2026
APP Plaka Cezası 140.000 TL mi? APP Plaka İçin Gerçek Ceza ve İtiraz Yolu
Mart 7, 2026
APP Plaka Gerçekten 140.000 TL Ceza mı? Yeni Trafik Düzenlemesi Ne Getirdi?
Mart 5, 2026
İş Kazasında Tazminat Davası Açan İşçi, İşverenin Mallarına Haciz Koydurabilir mi?
Mart 5, 2026
Tapuda Avukat Zorunluluğu Tartışması: Gerçekten Sorun Avukat Ücreti mi?
Mart 4, 2026
Amirden İzin Almadan İl Dışına Çıkan Jandarmaya Verilen Ceza İptal Edilebilir mi?
Mart 4, 2026
Basit Yaralama Davasında Mahkeme Neden Beraat Verdi?
Mart 4, 2026
Askeri Öğrencinin Sınavdan Kalması Hukuka Uygun mu? Mahkeme Çok Önemli Bir Karar Verdi
Mart 3, 2026
Deniz Ticareti Yapan Şirket / Acente Neye Göre Vergi Öder? Navlun, Demuraj ve Diğer Gelirlere Dair Rehber
Mart 2, 2026
Yabancı Plakalı Araç Çarpıp Kaçtı Ne Yapalım?
Mart 2, 2026
İcra Dairesi Hatası Nedeniyle Zarar Gördüyseniz Kime Dava Açılır? Yediemine mi Devlete mi?
Şubat 25, 2026
Bina Yıkıldıktan Sonra Arsa Payı Düzeltme Davası
Şubat 24, 2026
Ramazan’da İşyerinde Oruç – “Kavga çıkmadan, performans düşmeden” pratik rehber
Şubat 24, 2026
İşveren İşçinin Özel Hayatına Müdahale Edebilir mi? İş Hukukunda Sınırlar Nelerdir?
Şubat 24, 2026
Ramazan’da İftar Rezervasyonu Mesajı Geldi: “Rezervasyonunuz İptal Edildi” SMS’i Dolandırıcılık mı?
Şubat 23, 2026
TV Gazetede Fotoğraf İsimlerin İfşasına Ceza