Deniz ticareti deyince akla genelde büyük uyuşmazlıklar, milyonluk tazminatlar ve karmaşık davalar gelir.
Oysa işin bir de görünmeyen tarafı vardır: ortada kavga yoktur ama yine de mahkemeye gidilir.
İşte bu alanın adı: çekişmesiz yargı.
Çekişmesiz yargı nedir, gerçekten “dava” değil midir?
Klasik dava mantığını düşün:
Bir taraf var, karşı taraf var, ortada bir hak ihlali var.
Çekişmesiz yargıda bu yapı yok.
Burada mahkemeye gidilmesinin sebebi bir kavga çözmek değil,
hukuki bir durumu tespit ettirmek veya tamamlatmaktır.
Kanun bu sistemi açıkça üç ölçüt üzerinden tanımlar:
- Taraflar arasında uyuşmazlık yoktur
- İleri sürülebilecek bir hak iddiası yoktur
- Hakim kendiliğinden harekete geçebilir
Bu şu anlama gelir:
Mahkeme burada “hakem” değil, düzen kurucu bir otorite gibi hareket eder.
Çekişmesiz yargı ile çekişmeli yargı arasındaki temel fark nedir?
Bu ayrımı anlamayan biri konunun yarısını kaçırır.
Çekişmeli yargıda:
– Davacı ve davalı vardır
– Hak ihlali vardır
– Mahkeme kimin haklı olduğuna karar verir
Çekişmesiz yargıda ise:
– Taraf değil “ilgili” vardır
– Hak ihlali şart değildir
– Mahkeme bir durumu hukuken netleştirir
Daha da kritik nokta:
Çekişmesiz yargı kararları kesin hüküm oluşturmaz.
Yani aynı konu tekrar mahkemeye taşınabilir.
Bu özellik uygulamada çok ciddi sonuçlar doğurur.
Çekişmesiz yargıda hangi mahkeme görevli olur?
Genel kural basit:
– Sulh hukuk mahkemesi görevli
– Basit yargılama usulü uygulanır
Ama deniz ticaretine geldiğinde iş değişir.
Türk Ticaret Kanunu devreye girer ve:
– Ticari nitelikteki çekişmesiz işler
→ Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gider
Bu ayrımı kaçıran biri yanlış mahkemede işlem başlatır ve dosya daha baştan çöker.
Deniz ticaretinde çekişmesiz yargı hangi durumlarda karşımıza çıkar?
Asıl kritik kısım burası.
Çünkü bu alan, uygulamada birçok kişinin bilmediği seyrek bir konu bütünü.
Gemi sicilden nasıl silinir? Hangi durumlarda terkin edilir?
Bir gemi her zaman varlığını sürdüremez.
Aşağıdaki durumlarda sicilden silinmesi gerekir:
- Gemi batarsa
- Tamir edilemez hale gelirse
- Türk bayrağı çekme hakkını kaybederse
Bu durumlarda mahkemeye başvurulur ve:
→ Sicilden terkin kararı alınır
Bu işlem çekişmesiz yargıdır.
Çünkü ortada bir taraf kavgası yoktur, sadece hukuki durumun tespiti vardır.
Gemi ipoteğinde malik bulunamazsa ne olur?
Pratikte sık yaşanan bir kriz:
– Alacaklı var
– Gemi var
– Ama malik yok
Bu durumda sistem kilitlenmez.
Mahkeme devreye girer ve:
→ Kayyım atanır
Bu atama işlemi de çekişmesiz yargı kapsamındadır.
Deniz raporu nedir ve neden zorunludur?
Denizde bir kaza olduysa, iş burada başlar.
Kaptan şu durumlarda:
– Kaza
– Hasar
– Zarar ihtimali
→ Deniz raporu almak zorundadır
Bu rapor:
- Olayın nasıl gerçekleştiğini
- Alınan önlemleri
- Zararın niteliğini
resmi olarak tespit eder.
Bu işlem de mahkeme veya konsolosluk aracılığıyla gerçekleşir ve:
→ çekişmesiz yargı işidir
Hatta rapor alınmazsa kaptan için cezai sorumluluk doğar.
Kırkambar taşımalarında gemi ne zaman hareket eder?
Taraflar bazen geminin ne zaman çıkacağını belirlemez.
Bu durumda:
→ Mahkeme devreye girer
→ Hareket gününü belirler
Bu da çekişmesiz yargıdır.
Ama pratikte nadir görülür. Çünkü modern taşımacılıkta bu süreler genelde sözleşmeyle belirlenir.
Yük hasarı nasıl ortaya çıkar? Eksper süreci nasıl işler?
Navlun sözleşmelerinde:
– Yük hasarlı mı?
– Eksik mi?
– Sayı doğru mu?
Bu soruların cevabı mahkemededir.
Mahkeme veya bilirkişi:
→ İnceleme yapar
→ Tespit raporu hazırlar
Bu da çekişmesiz yargı kapsamındadır.
Bu tespit yapılmazsa:
→ İspat yükü tamamen değişir
Bu detay çoğu kişinin bilmediği kritik bir noktadır.
Müşterek avarya nedir? Dispeççi neden atanır?
Deniz ticaretinin en teknik konularından biri.
Bir olayda:
– Gemi kurtarılmak için yük feda edilir
– Zarar ortak paylaşılır
Bu durumda:
→ Dispeççi atanır
→ Zarar dağıtımı hesaplanır
Dispeççi atanması:
→ çekişmesiz yargıdır
Ancak dikkat:
Dispeç raporunun onaylanması çoğu durumda
→ çekişmeli yargıya dönüşebilir
Bu ayrım uygulamada sık sık birbirine karışır.
Deniz sigortalarında zarar nasıl ortaya çıkar?
Bir hasar oluştuğunda:
– Ne kadar zarar var?
– Sebep ne?
Bunları eksper belirler.
Mahkeme gerekirse:
→ bilirkişi atar
Bu süreç de çekişmesiz yargı kapsamındadır.
Bu konunun pratikte önemi nedir?
Bu alanı bilmeyen biri:
– Yanlış dava açar
– Arabuluculuğa zorunlu sanır
– Yanlış mahkemeye gider
– Süreleri kaçırır
Oysa doğru yaklaşım şudur:
Çekişmesiz yargı = dava değil, hukuki durum tespiti
Bu bakış açısı tüm süreci değiştirir.




















