Engelli Annesine Bakmak İçin 1 Saat İzin İsteyen Memura “Makul Düzenleme Yapmamak” Nedeniyle Ceza

Bazı dosyalar var, insan okurken “Bu kadar da olmaz” diyor. Bir kamu görevlisi düşünün. Annesi %61 oranında engelli. Gün içinde bakımı, ilaç takibi, temel ihtiyaçları var. Çalıştığı kurumdan günde 1 saat izin istiyor. Saat aralığı da net: 16.00–17.00.

Kurum “bakıma muhtaç ibaresi yok” diyerek işi yokuşa sürüyor. TİHEK ise meseleyi çok net bir yerden yakalıyor: Engellilik bağlamında “makul düzenleme” geciktirilebilecek bir lütuf değil; yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük.

Sonuç: Ayrımcılık yasağı ihlali ve idareye 15.000 TL idari para cezası.


Bu olayda memur ne istemişti, kurum ne yapmıştı?

Başvuran, Mezitli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli. Engelli annesinin bakımını fiilen kendisi yürütüyor. Daha önce Silifke’de görev yaparken aynı raporlarla 16.00–17.00 arası idari izin kullanmış. Mezitli’de de aynı kolaylığı istiyor.

Kurumun yaklaşımı özetle şu:

  • “Genelge (2010/2) ‘bakıma muhtaç’ şartı arıyor.”
  • “Raporlarda ‘bakıma muhtaç’ yazmıyor.”
  • “O halde 16.00–17.00 olmaz, gerekirse 11.30–13.30 gibi bir aralık düşünelim.”
  • “İlaçların tam o saatte verilmesi gerektiğine dair ayrıca hekim raporu getir.”

Başvuranın yaklaşımı ise şu:

  • “Rapor süresiz ve engellilik oranı yüksek.”
  • “Annemin bakım ihtiyacı fiili; saat planı ev düzeniyle ilgili.”
  • “Aile hekimi ‘düzenli takip gerekir’ diyor; ayrıca ‘ilaç şu saat aralığında verilir’ gibi bilimsel bir zorunluluk her zaman olmaz.”
  • “Benden istenen ek belgeler diğer personele istenmiyor; eşitsiz uygulama var.”

Engelli yakını olan memur “idari izin” isteyebilir mi, bunun dayanağı nedir?

Evet, pratikte idareler “idari izin” mekanizmasını kullanıyor. Ancak burada kilit nokta şu: İdari izin, 657’de “ayrı bir izin türü” olarak sistematik şekilde yazmasa bile, engellilik bağlamında işin içine giren “makul düzenleme” yükümlülüğü nedeniyle idare “ben istersem veririm” rahatlığında davranamaz.

Bu dosyada tartışmanın omurgası:

  • Eşitlik ve ayrımcılık yasağı (Anayasa m.10)
  • Aile hayatına saygı / özel hayat (Anayasa m.20)
  • Makul düzenleme tanımı ve yükümlülüğü (6701 s. Kanun m.2/1-i; m.5; m.4/1-f)
  • Engellilik temelli ayrımcılık yasağı ve makul düzenleme (5378 s. Kanun m.3 ve m.4/A mantığı)
  • Uluslararası çerçeve: Engelli Hakları Sözleşmesi (EHİS) m.5 ve m.27

TİHEK’in baktığı yer şu: Bu talep “keyfi bir ayrıcalık” değil, engelli bireyin (dolaylı olarak) hayatını sürdürebilmesi için gereken uyarlama.


“Bakıma muhtaç ibaresi yok” denilerek talep reddedilebilir mi?

Bu kararın en kritik yerlerinden biri burası.

Kurum, 2010/2 sayılı Genelge’de geçen “bakıma muhtaç” ibaresini bir “kilit” gibi kullanıp kapıyı kapatmaya çalışıyor. TİHEK ise dosyaya şöyle yaklaşıyor:

  • Başvuranın sunduğu raporlarda engellilik oranı (%61) ve ağır sağlık tabloları var.
  • Ayrıca annenin temel ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlandığı olgusu dosyada anlatılıyor.
  • “Makul düzenleme” değerlendirmesinde, salt bir ibareye takılıp kalmak yerine, somut ihtiyacın nesnel biçimde ele alınması gerekiyor.

Özetle: “Bakıma muhtaç yazmıyor” cümlesi, her olayda otomatik olarak “ret” üretmez. Çünkü burada konu, engelli bireyin yaşamını sürdürebilmesi için günlük bakım organizasyonu. TİHEK, idarenin bu noktada hukuki belirlilik ve ölçülülük çizgisinde kalmadığını kabul ediyor.

Ama şunu da açık söylemek gerekir: Karşıoy tam burada itiraz ediyor ve diyor ki:

  • Genelge “bakıma muhtaç” şartını arıyor.
  • İdare bu yüzden talep edilen saatleri vermeyebilir.
  • Üstelik idare geçici olarak başka saat aralığında izin de vermiş.

Yani bu dosyada iki yaklaşım var:

  • Çoğunluk: “Makul düzenleme, ibareye indirgenemez; somut ihtiyaç esas alınmalı.”
  • Karşıoy: “Genelge şart koyuyor; şart yoksa idare takdirini kullanabilir.”

Makul düzenleme dediğimiz şey tam olarak ne ve idare neyi yanlış yaptı?

“Makul düzenleme”, engellilerin (ve engellilikten doğrudan etkilenenlerin) haklardan eşit yararlanabilmesi için gerekli, uygun, ölçülü uyarlamadır (6701 s. Kanun m.2/1-i; 5378 s. Kanun m.3). Yapılmaması da ayrımcılık türü sayılır (6701 s. Kanun m.4/1-f).

TİHEK’in idareye yönelttiği esas eleştiriler:

  1. İhtiyacı nesnel değerlendirmemiş olman
    Başvuranın talebi “keyfi saat seçimi” gibi görülmüş. Oysa bakım organizasyonu, ev düzeni, annenin durumu, ilaç takibi ve günlük ihtiyaçlar birlikte ele alınmalıydı.
  2. Müzakere/diyalog yürütmemiş olman
    Makul düzenleme “tek taraflı emir-komuta” işi değildir. Talep edenle konuşulur, alternatifler üretilir, makul denge aranır. TİHEK, bu dosyada bunun yeterince yapılmadığını söylüyor.
  3. Ölçüsüz bir yük varmış gibi davranman
    Başvuru 1 saat. Kurumun işleyişini çökertecek bir şey değil. TİHEK özellikle “orantısız yük” oluşmadığı kanaatinde.
  4. “Saat dayatması” ile sorunu çözmüş sayılman
    İdare “11.30–13.30 kullan” diyerek meseleyi kapattığını düşünüyor. TİHEK ise “ihtiyaç 16.00–17.00 ise, o ihtiyaca uygun çözüm aramalısın” diyor. Çünkü burada amaç, izin kullandırmış olmak değil; engelli bakımına fiilen imkân tanımak.

Kurum “iş yoğunluğu var” diyerek bu talebi reddedebilir mi?

İşin en çok suistimal edilen kısmı burası: “İş yoğunluğu.”

Elbette kamu hizmetinin sürekliliği önemli. Ancak tek başına “yoğunluk” demek yetmez. Şunlar sorulur:

  • 1 saatlik yokluk gerçekten hizmeti aksatıyor mu?
  • Telafi planı yapılabilir mi?
  • Çalışma düzeni küçük bir kaydırmayla korunabilir mi?
  • Aynı birimde benzer esneklikler başkalarına tanınıyor mu?

TİHEK bu dosyada, somut koşullarda 1 saatlik iznin orantısız yük yaratmadığını değerlendiriyor. Bu nedenle “iş yoğunluğu” gerekçesini ikna edici bulmuyor.


TİHEK ne karar verdi, sonuçları ne oldu?

TİHEK şu sonuca varıyor:

  • Makul düzenleme yapmama suretiyle ayrımcılık yasağı ihlal edildi (6701 s. Kanun m.3, m.4/1-f ve ilgili hükümler mantığı).
  • Muhatap idareye 15.000 TL idari para cezası uygulandı.
  • Karar kamuoyuna duyurulacak.
  • Karara karşı 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası yolu açık.

Bu karar memurlar ve idareler için ne mesaj veriyor?

Bu kararın pratik mesajı şudur:

  • “Engelli yakınıyım” dediğinde idare, seni “evrak avcılığı” ile oyalayamaz.
  • “Makul düzenleme” bir kere talep edildi mi, idare somut ihtiyaca uygun çözüm aramak zorunda.
  • İdarenin “başka saat veriyorum” yaklaşımı, her olayda kurtarıcı değildir. Çünkü önemli olan, ihtiyacın gerçekten karşılanıp karşılanmadığıdır.

Karşıoy ise şu mesajı veriyor:

  • “İdari izin” mevzuatta net bir kalem değil.
  • Bu yüzden idarenin takdir marjı var.
  • Genelge şartları sağlanmıyorsa idare reddedebilir.
  • Geçici bir saat aralığıyla çözüm üretilmişse makul düzenleme ihlali olmayabilir.

Bu ikili yaklaşım, benzer dosyalarda tartışmanın nereye oturacağını da gösterir. Bu karara karşı idari yargıda iptal davası açılırsa zaman içerisinde bu değerlendirmeler değişebilir.


Engelli Yakını İzni İçin Avukat Arıyorum Diyorsanız…

Bu tip dosyalarda en büyük hata, meseleyi “izin istedim vermediler” diye basitleştirmek oluyor. Asıl mesele şu: Makul düzenleme talebi doğru kurulmalı. Talebin gerekçesi, günlük bakımın fiili zorunluluğu, işyerinin organizasyon kapasitesi ve eşit muamele boyutu birlikte yazılmalı. Bir de işin usul tarafı var. Önce idareye başvuru, sonra TİHEK süreci, eş zamanlı olarak idari yargı ve yürütmenin durdurulması ihtimali… Hepsi bir zincir.

Bu karardaki gibi, doğru kurulan bir dosya idareye “ceza” ile dönebilir. Eksik kurulan dosyada ise idare “takdir yetkisi” perdesinin arkasına saklanabilir. Dosyanın dili, delil kurgusu ve talebin çerçevesi sonucu belirler.


Kaynakça

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m.10, m.20, m.49)
  • 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu (m.2, m.3, m.4, m.5, m.17, m.21)
  • 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun (m.3, m.4/A; ayrıca engellilik haklarının korunması yaklaşımı)
  • Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (m.5, m.27)
  • TİHEK Kurul Kararı: 2025/590 (Başvuru No: 2024/2662; Toplantı: 04.09.2025/247)

Yorum Bırakın

Recent Articles

Ocak 7, 2026
Naylon Fatura Nedir? Esnaf Ne Yapmalı?
Ocak 7, 2026
OYUN HESABIM ÇALINDI, NE YAPMAM LAZIM?
Ocak 6, 2026
Mobilya Tamir Süresinin Aşılması ve Tüketici
Ocak 5, 2026
Aile Konutu Şerhi Nasıl Kaldırılır?
Ocak 2, 2026
Yapay Zeka İle Müstehcen Çıplak Görüntü Üretip Yayma Suçu
Ocak 2, 2026
Anayasa Mahkemesi HAGB İptal Kararı Neler Getirdi?
Aralık 25, 2025
Vefat Eden Kişinin Telefon Hattı Kapatılırken Cayma Bedeli İstenebilir mi?
Aralık 25, 2025
Down Sendromlu Çocuğu Oyun Alanına Almamak Ayrımcılık mıdır? TİHEK 2025/694 Kararı
Aralık 25, 2025
Siyasilerin Bayram Mesajı Göndermesi KVKK’ya Aykırı mı?
Aralık 25, 2025
Beraat Ettim, Avukata Ödediğim Ücreti Devletten Alabilir miyim? (AYM 2019/16367)
Aralık 23, 2025
2026 Yılı Parasal Sınırlar
Aralık 22, 2025
Tapu harcı dolandırıcılığı nedir, insanlar nasıl kandırılıyor?
Aralık 22, 2025
Polis Çağırdıysa Avukat Tutmalı mıyım? “Avukata Gerek Yok” Deniyorsa Ne Anlama Gelir?
Aralık 22, 2025
Telefona Gelen “Şaka” Görselleri Hayatınızı Nasıl Altüst Edebilir?
Aralık 19, 2025
Görüntülü Arayıp Kayıt Alan Dolandırıcı Çete