TEK TARAFLI TRAFİK KAZALARINDA SON DURUM

 

T.C.
YARGITAY
17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1541
KARAR NO : 2017/9897

Y A R G I T A Y İ L A M I
Taraflar arasındaki Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 27.12.2016 tarih ve 2016/68-2016/71 sayılı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, harca esas değeri 1.000,00 TL göstererek, sigortalı murise ait, davalıya zorunlu trafik sigortalı araç muris yönetiminde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu murisin tam kusurlu olarak vefat ettiğini, müvekkilinin murisin eşi olup destekten yoksun kaldığını beyanla, belirsiz alacak davası olarak belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 166.334,49 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/2508 Esas, 2016/1631 Karar sayılı ilamında toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, 166.334,49 TL tazminatın 10/12/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Karayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Böylece Hazine Müsteşarlığı kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirler. Sigortacılık Kanunu’nun Sigorta Sözleşmeleri başlıklı 11. Maddesi birinci cümlesinde “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” İfadesi ile yapılacak sözleşmeler (poliçeler) genel şartlara uygun olmak zorundadır.Bu nedenle zorunlu sigorta genel şartlarını Türk Borçlar Kanunu’nun 20 maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. TBK 20. maddede belirtildiği üzere önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri genel işlem koşulu kapsamındadır. Oysa Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları, sözleşmede taraf olmayan Hazine Müsteşarlığı tarafından kanundan aldığı yetkiye dayalı olarak belirlenir. Ayrıca Genel şartları, Türk Borçlar Kanunu 20. maddesinin son fıkrasında “Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi kapsamında düşünmekte mümkün değildir. Çünkü kanunda açıkça belirtildiği üzere kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmeler yürütmekte oldukları bir hizmet ile ilgili olmalıdır. Oysa Hazine Müsteşarlığı, zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içinde bulunmamaktadır.

 

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanması, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ilkesine aykırı olduğunu söylemekte mümkün değildir. Bu ilkenin uygulanabilmesi için her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacaktır. Oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423 maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur.
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” Şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.

 

Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. Maddesinin (a) ve (c) bentleri, Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için şu şartların gerçekleşmesi gerektiği söylenebilir.
a) Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.
b) Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten(sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır.
c) Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraberdestek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destekzararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı eş, sigortalı sürücü desteğin sevk ve idaresindeki kendisine ait araçla tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi sonucu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece trafik polis memurundan alınan kusurbilirkişi raporuna göre davaya konu trafik kazası, sürücü murisin duraklama için uygun yerin seçilmesi, gerekiyorsa aracın motorunu durdurup uygun vitese takıp el frenini çekip yolun eğimine göre uygun tekerlere, uygun yönde takoz konulmasının mecburi olduğuna dair kuralı ihlali nedeniyle %100 kusurlu ve tek taraflı olarak 11.08.2015 tarihinde meydana gelmiştir.
Muris ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 27.06.2015-27.06.2016 tarihleri olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 27.06.2015 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşandestek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destekzararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir.
Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendiölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı teminat içi hallerin gösterildiğine göre, açıklanan gerekçelerle davacı eşin davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi, bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Related Posts

blank

Macaristan Gayrimenkul Yatırımı İle Kalıcı İkamet Nasıl Alınır?

Macaristan Parlamentosu Yeni Düzenlemesi Yatırımcı Misafir Uygulaması Macaristan Parlamentosu, ülkede yabancı yatırımcılara yönelik bir “misafir yatırımcı oturum programı” başlatan yeni bir düzenlemeyi onayladı. Bu program, yatırımcılara Macaristan’daki gayrimenkul alımları aracılığıyla on yıla kadar ikamet etme olanağı tanıyor. Programa katılmak için...
blank

Türkiye ve İran Arasındaki Adli İşbirliği Anlaşması

Genel Bakış ve Amaç Türkiye Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti arasında imzalanan adli işbirliği anlaşması, her iki ülkenin vatandaşlarının yasal haklarını koruma ve suçla mücadelede işbirliğini güçlendirme amacını taşır. Anlaşma, Ankara’da 3 Şubat 2010 tarihinde imzalanmıştır. Anlaşma, adli yardımlaşma, belgelerin...
blank

Avukat Bedava Dava Alabilir Mi?

Avukat Ücretsiz İş Alabilir Mi? Kanunda Avukatın Ücreti Nasıl Düzenlenir? Türkiye’deki Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi, avukatlık ücretlerinin belirlenmesine ve minimum ücret düzenlemesine ışık tutar. Bu düzenleme kapsamında, avukatlık hizmetlerinin karşılığı olarak kabul edilen meblağ veya değerin belirlenmesi esastır. Kanun, ücretlerin...
blank

Ortaklığın Giderilmesinde Paralar Nasıl Paylaştırılır?

İzalei Şuyu Davasında Para Geldi Paylaşım Nasıl Olacak? Ortaklığın giderilmesi davalarında gayrimenkul satıldığı zaman havuzda biriken para doğrudan hissedarlara dağıtılmaz. Eğer devletin eliyle bir gayrimenkul satılıyorsa, buradan devlet de bir miktar pay alacaktır. Örnek Paylaşım Tablosu Tapu Harcı Bu paylara...
blank

Mobbing Nedir?

Mobbing Kelime Anlamı Nedir? Mobbing Ne Anlama Gelir? Mobbing, Latince “mob” kelimesinden türetilmiş ve ‘dağınık bir kalabalık’ anlamına gelen bir kavramdır. İlk kez, Heinz Leymann isimli bir endüstri psikoloğu tarafından akademik literatüre dahil edilmiştir. Bu terim genellikle İngilizce’de, bireyleri psikolojik...
blank

İdareye Başvurmadan Doğrudan Tam Yargı Davası Açılabilir Mi? İdari İşlem ve İdari Eylem Nedir?

Tam Yargı Davası Nedir? İdarenin haksız bir eylemi nedeniyle oluşan zarar için açılan tazminat davasına tam yargı davası denir. Tam yargı davası idareye karşı yani kamu kurumları, valilikler, bakanlıklar gibi kurumlara karşı açılır. Tam yargı davasının klasik örnekleri arasında, idarenin...
blank

Başkasının Eserini Kitabımda Kullanabilir Miyim?

Başkasının Eserini Yayınlarda Nasıl Kullanabilirim? İktibas Nedir? İktibas, dil kökeni olarak ‘alıntı yapma’ ya da ‘ödünç alma’ gibi anlamlara gelirken, hukuk alanında da bu anlamlara paralel bir yorum kazanır. Bu bağlamda, iktibas, bir eserin bir kısmının veya tamamının, eser sahibine...
blank

Sınai Mülkiyet ve Fikri Mülkiyet Benzerlik ve Farkları

Sınai Mülkiyet ve Fikri Mülkiyet Sınai mülkiyet ve fikri mülkiyet, modern dünyada yaratıcılığın ve yeniliğin korunmasında kritik rol oynar. Her ikisi de yaratıcı çalışmaların ve inovasyonların korunması için tasarlanmıştır, ancak farklı alanları ve özellikleri kapsarlar. Sınai Mülkiyet Tanım ve Kapsam:...
blank

İnhisari Ne Demek?

Kelime Anlamı İnhisar kelimesi, dilbilimsel kökeni itibarıyla Arapça bir terim olan “hasr” kökünden türemiştir. Bu kök, “hasretmek”, “bir yere ayırmak” ya da “bir yerde toplamak” gibi anlamlara sahiptir. Türkçeye geçiş sürecinde “inhisar” kelimesi, “belirli bir yerde veya bir kişinin elinde...
blank

Muris Muvazaası Mirastan Mal Kaçırma Nedir?

Muris Muvazaası ve Yargıtay İçtihatları Muris Muvazaası Nedir? Muris muvazaası, miras bırakacak bir kişinin, miras haklarına sahip olacak kişileri (mirasçıları) bu haklardan mahrum bırakma amacıyla gerçekleştirdiği bir hukuki manevradır. Bu durumda, muris, aslında bağışlamak istediği taşınmazı satıyormuş gibi göstererek, tapu...
blank

Bahçeyi Otoparkı Depoyu İşgal Edenden Nasıl Ecrimisil Alınır?

İşgalciye Karşı Ne Yapılabilir? Gelip Eşyalarını Tarlaya Atana Ne Yapılır? Bazı insanlar başkasının bahçesine araba, römork, lastik, konteyner gibi eşyalarını bırakmaktalar. Nasıl olsa kullanmıyorlar kalsın diye başlayan işgal İsrail’in Filisitin’i işgaline dönebiliyor. Başta bir iki hafta dursun kaldırırsınız diye izin...
blank

İşgalci Kira Açıklamasıyla Ödeme Yapıyor Geri Yollamak Gerekir Mi?

Hissedarlardan Birinin Yaptığı Kira Sözleşmesi Diğerlerini Bağlamaz Türkiye coğrafyasında yaygın olarak rastlanan bir hukuki problem, mülkiyet haklarına tecavüz eden işgalcilerin varlığıdır. Bu işgalciler, başkasına ait olan mülklere izinsiz olarak yerleşip, o mülkün kaynaklarından faydalanarak haksız bir kazanç elde ederler. Özellikle...
blank

Ecrimisil Davası Nedir? İntifadan Men Koşulu Nedir?

Ecrimisil Nedir? Ecrimisil, Arapça “ecr” (bir iş veya hizmet karşılığında verilen ücret) ve “misil” (benzer, miktar) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Bu terim, bir mülkün kullanımından doğan menfaatin para ölçüleriyle takdir edilmesini ifade eder ve genellikle bir yerin kiralanması durumunda, benzer yerlerin...
blank

Yabancı Çocukların Eğitim Ve Sağlık Hakkı

Türkiye’de İkamet Eden Afgan İranlı Çocukların Eğitim Ve Sağlık Hakkı Türkiye, 2011 yılında kabul ettiği “Uluslararası Mülteci Sözleşmesi” ve “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” ile mülteci ve sığınmacı çocukların eğitim ve sağlık haklarını garanti altına almıştır. Bu sözleşmelere göre, Türkiye’de ikamet...
blank

Endikasyon ve Komplikasyon Nedir?

Endikasyon Nedir? Endikasyon, basitçe ifade etmek gerekirse, bir ilacın veya tıbbi işlemin belirli bir sağlık durumu için uygun ve gerekli olduğunu gösterir. Endikasyon kavramının kelime kökü, Latince “indicare” fiilinden gelir. “indicare” fiilinin anlamı, “göstermek, belirtmek”tir. Bu nedenle, endikasyon kavramı, bir...

Yorum Bırakın

Recent Articles

blank
Şubat 20, 2024
Macaristan Gayrimenkul Yatırımı İle Kalıcı İkamet Nasıl Alınır?
blank
Şubat 8, 2024
Türkiye ve İran Arasındaki Adli İşbirliği Anlaşması
blank
Şubat 7, 2024
Avukat Bedava Dava Alabilir Mi?
blank
Şubat 6, 2024
Ortaklığın Giderilmesinde Paralar Nasıl Paylaştırılır?
blank
Şubat 5, 2024
Mobbing Nedir?
blank
Ocak 30, 2024
İdareye Başvurmadan Doğrudan Tam Yargı Davası Açılabilir Mi? İdari İşlem ve İdari Eylem Nedir?
blank
Ocak 24, 2024
Başkasının Eserini Kitabımda Kullanabilir Miyim?
blank
Ocak 22, 2024
Sınai Mülkiyet ve Fikri Mülkiyet Benzerlik ve Farkları
blank
Ocak 20, 2024
İnhisari Ne Demek?
blank
Ocak 18, 2024
Muris Muvazaası Mirastan Mal Kaçırma Nedir?
blank
Ocak 18, 2024
Bahçeyi Otoparkı Depoyu İşgal Edenden Nasıl Ecrimisil Alınır?
blank
Ocak 18, 2024
İşgalci Kira Açıklamasıyla Ödeme Yapıyor Geri Yollamak Gerekir Mi?
blank
Ocak 16, 2024
Ecrimisil Davası Nedir? İntifadan Men Koşulu Nedir?
blank
Ocak 10, 2024
Yabancı Çocukların Eğitim Ve Sağlık Hakkı
blank
Ocak 10, 2024
Endikasyon ve Komplikasyon Nedir?
× Avukata Sor