İş Kazasında Tazminat Davası Açan İşçi, İşverenin Mallarına Haciz Koydurabilir mi?

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir fabrikada çalışıyorsunuz.
Gürültü var, ağır makineler var, üretim hızlı.

Bir anlık dikkatsizlik değil.
Aslında çoğu zaman iş güvenliği ihmalinin sonucu olan bir olay yaşanıyor.

Pres makinesi kapanıyor.

Sonra bir anda hayat değişiyor.

Bir parmak kopuyor.

İş kazalarının çoğu dosyada böyle başlar.
Bu dosyada da hikâye farklı değil.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin önüne gelen bir davada bir işçi pres makinesinde çalışırken sağ el işaret parmağını kaybediyor. Orta parmak ise ameliyatla kurtarılıyor fakat işlev kaybı oluşuyor.

Kazadan sonra klasik süreç başlıyor:

  • Ceza soruşturması
  • SGK incelemesi
  • Maluliyet raporları
  • Tazminat davası

Ancak davacı taraf yalnızca tazminat istemekle yetinmiyor.

Bir talep daha geliyor:

“İşverenin mallarına ihtiyati haciz konulsun.”

İşte kararın hukuki tartışması tam burada başlıyor.


İş Kazası Davasında İhtiyati Haciz İstenebilir mi?

Birçok kişi ihtiyati haczin yalnızca borç senedi veya alacak davalarında uygulanabileceğini düşünür.

Oysa uygulamada iş kazası davalarında da bu talep sık sık gündeme gelir.

Sebebi basittir.

İş kazası davaları çoğu zaman uzun sürer.
Bilirkişi raporları alınır, kusur oranları tartışılır, maluliyet hesapları yapılır.

Bu süreç devam ederken işveren:

  • şirketi boşaltabilir
  • malları devredebilir
  • alacakların tahsilini zorlaştırabilir.

Bu nedenle bazı durumlarda alacaklı taraf alacağını güvenceye almak için ihtiyati haciz talep eder.


Yerel Mahkeme Neden Haciz Talebini Reddetti?

İlk derece mahkemesi bu talebi kabul etmedi.

Gerekçe oldukça klasik:

Dava henüz başında.
Tazminat miktarı belirlenmemiş.
Kusur oranı kesinleşmemiş.

Mahkemeye göre bu aşamada alacağın miktarı belli değildir.
Dolayısıyla ihtiyati haciz için yeterli hukuki zemin oluşmamıştır.

Davacı taraf bu kararı istinafa taşıdı.


Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Neden Bozdu?

İstinaf mahkemesi dosyayı farklı bir açıdan değerlendirdi.

Burada kritik bir kavram ortaya çıkıyor:

Yaklaşık ispat

Normal bir davada hakim karar verebilmek için tam ispat arar.

Yani deliller kesin olmalıdır.

Ancak geçici hukuki korumalarda durum farklıdır.

Mahkeme kesin doğruluk aramaz.
Hakimin olayın kuvvetle muhtemel olduğunu görmesi yeterlidir.

Dosyada şu bilgiler vardır:

  • SGK tahkikat raporu
  • işverenin kusuruna işaret eden incelemeler
  • maluliyet raporu (%11,3)
  • iş kazasının gerçekleştiği gerçeği

Mahkeme bu tabloya bakarak şunu söylüyor:

Bu olayda zarar ihtimali güçlüdür.
Tazminat sorumluluğu doğması kuvvetle muhtemeldir.

Bu nedenle yaklaşık ispat şartı gerçekleşmiştir.


İş Kazasında Tazminat Borcu Ne Zaman Doğar?

Kararın önemli tespitlerinden biri de burasıdır.

Mahkeme şu hukuki ilkeyi hatırlatıyor:

Haksız fiilden doğan tazminatlarda borç olay tarihinde muaccel hale gelir.

Yani iş kazası meydana geldiği anda tazminat sorumluluğu doğar.

Mahkeme bu nedenle şu sonuca varıyor:

Tazminat miktarı henüz hesaplanmamış olsa bile alacağın hukuki temeli vardır.


Mahkeme Haciz Kararı Verirken Bir Sınır Koydu

Bölge Adliye Mahkemesi ihtiyati haciz talebinin reddedilmesini doğru bulmadı.

Ancak burada önemli bir uyarı yaptı.

İhtiyati haciz uygulanırken ölçülülük ilkesine uyulması gerekir.

Başka bir deyişle:

Haciz kararı borçlunun ticari hayatını tamamen durduracak şekilde uygulanamaz.

Mahkeme şu yöntemi öneriyor:

  • haciz belirli mallarla sınırlı olmalı
  • tazminat miktarıyla orantılı olmalı
  • şirketin ekonomik faaliyetini yok etmemeli.

Mahkeme Sonuçta Nasıl Bir Karar Verdi?

İstinaf mahkemesi şu sonuca ulaştı:

Yerel mahkeme dosyayı eksik incelemiştir.

İhtiyati haciz talebinin reddi doğru değildir.

Bu nedenle:

  • yerel mahkeme kararı kaldırıldı
  • dosya yeniden değerlendirilmek üzere mahkemesine gönderildi.

Bu Karar İş Kazası Davaları İçin Neden Önemli?

Bu karar uygulamada önemli bir mesaj veriyor.

İş kazası davalarında alacağın kesinleşmesi beklenmeden de alacak güvence altına alınabilir.

Özellikle:

  • ağır yaralanma
  • kalıcı sakatlık
  • yüksek tazminat ihtimali

bulunan dosyalarda ihtiyati haciz talebi güçlü bir hukuki araç haline gelebilir.


İş Kazası Davalarında Alacağın Tahsil Edilmesi En Az Davayı Kazanmak Kadar Önemlidir

Birçok dava kazanılır.

Ama her kazanılan dava tahsil edilemez.

İş kazası davalarında asıl mesele çoğu zaman şudur:

Mahkeme kararı çıkana kadar borçlu tarafın mali durumu ne olacak?

Bu nedenle tecrübeli bir avukat bazı dosyalarda dava açmakla yetinmez.

Alacağı hukuki koruma altına almak için ihtiyati haciz gibi araçları da kullanır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı da bu yaklaşımın güçlü bir örneğidir.

Yorum Bırakın

Recent Articles

Nisan 30, 2026
Hobi Bahçeleri Yıkılacak mı? Tarım Arazilerindeki Yapılar İçin Hukuki Çözüm Ne Olmalı?
Nisan 30, 2026
Yerel Mahkemede Ceza Aldım, Üst Mahkemeye Nasıl Başvururum?
Nisan 30, 2026
Marka Hakkına Tecavüz Suçu Nedir? Taklit Ürün Satmak Hangi Cezaları Doğurur?
Nisan 30, 2026
Tarlaya Ev Yapılır mı? Arsaya veya Tarım Arazisine Ev Yapmadan Önce Bilmeniz Gerekenler
Nisan 30, 2026
TCK m.217/A Nedir? Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu Hangi Durumlarda Oluşur?
Nisan 30, 2026
Baro Pulu Nedir?
Nisan 30, 2026
Vekalet Suret Harcı Nedir?
Nisan 28, 2026
Hatalı Tapu Kaydından Devlet Sorumlu Mudur?
Nisan 28, 2026
Hatalı Tapu Kaydı Sebebiyle Devlete Karşı Tazminat Davası
Nisan 28, 2026
1 Mayıs’ta Bir Saat Çalıştım Tam Gün Ücret Mi Alırım?
Nisan 27, 2026
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin Mehir Senedi Kararı: Ziynet ve Eşya Davalarında Tanık Dinlenmesi Zorunlu mu?
Nisan 10, 2026
Levent’teki terör saldırısında ne oldu, neden bu kadar tepki çekti?
Nisan 10, 2026
Daini mürtehin nedir?
Nisan 9, 2026
Ayahuasca Çayı Uyuşturucu mu? Yusuf Güney Tartışmaları ve “Özendirme” Suçu Açısından Hukuki Değerlendirme
Nisan 9, 2026
Murakabe ne demek? Hukuki anlamı nedir?