Yayın tarihi: 7 Haziran 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen

Kolluk personelinin ifade özgürlüğü nereye kadar uzanır? Amirini eleştiren polis cezalandırılabilir mi? Disiplin cezası mı, ifade özgürlüğü mü?


Görev başındaki bir cümleyle kariyeriniz bitebilir mi?

Bir polis memuru, görevle ilgili bir kararı özel ortamda eleştirdiği için kınanabilir mi? Bir jandarma arkadaşının davranışını yanlış bulduğunu söyledi diye disiplin cezası alabilir mi? 2025 yılında verilen 2025/39 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı bu sorulara net bir yanıt verdi. Kolluk kuvvetlerinde disiplin ile ifade özgürlüğü arasındaki denge yeniden tanımlandı.


Hangi hüküm iptal edildi?

Anayasa Mahkemesi, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin (2) fıkrasının (g) bendinde yer alan “…işlem, eylem…” ibarelerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Bu ibarelerin bulunduğu düzenleme, kolluk personelinin “amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, işlem, eylem ve kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler” söylemesini kınama cezasıyla cezalandırıyordu.


Anayasa Mahkemesi neden iptal kararı verdi?

AnayasAnayasa Mahkemesi, kolluk personeline yönelik disiplin kurallarında geçen “işlem” ve “eylem” kelimelerinin ne anlama geldiğinin net olmadığını söyledi. Yani bu kelimeler çok genel ve farklı yorumlara açık olduğu için, herkesin neyin suç sayılacağını önceden kestirmesi zor.

İşte bu yüzden Mahkeme, bu ifadelerin ifade özgürlüğünü aşırı şekilde kısıtladığını ve Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti.

Bu görüşü gerekçelendirmek için şu tespitleri yaptı:

Mahkeme daha önce de benzer düzenlemeleri iptal etmişti:
2022 ve 2023’te yine kollukla ilgili benzer disiplin hükümleri iptal edilmişti. Bu karar da o önceki kararlarla uyumlu olduğu için hukuki sistemin tutarlılığı sağlanmış oldu.

Her eleştiri ceza nedeni oluyordu:
Bu ifadeler sayesinde kolluk personelinin yaptığı her türlü eleştiri disiplin cezasına gerekçe yapılabiliyordu. Yani suçun sınırı belirsizdi.

Eleştiri görev düzenini bozmuyorsa cezalandırılamaz:
Kişi, bir amirinin yaptığı bir işlemi özel ortamda ya da kendi arkadaşına eleştiriyorsa ve bu kurumun işleyişini ya da disiplini bozmuyorsa, bu tür ifadelerin suç sayılması demokratik bir ülkede kabul edilemez.

Herkes neyin suç olduğunu önceden bilebilmelidir:
“İşlem, eylem” gibi soyut kavramlarla ceza verilirse, personel neyin yanlış olduğunu bilemez. Bu da hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırıdır. Yani kişiler, davranışlarının sonuçlarını önceden öngöremeyecekleri bir belirsizlik içinde kalır.


Kişilik hakkında kötüleyici sözler hâlâ disiplin suçu sayılıyor

Mahkeme sadece görevle ilgili işlem ve eylemlerin eleştirisini ceza kapsamından çıkardı. Ancak kişiliğe yönelik hakaret veya aşağılayıcı ifadeler hâlâ kınama cezasının konusu olabilir.

Burada kritik ayrım şu: Söz konusu ifadelerin “objektif olarak bakıldığında” gerçekten kişilik haklarını zedeleyici nitelikte olup olmadığı, yine yargı denetimine tabi olacak.


Karşı oy kullanan üyeler ne dedi?

Bazı üyeler iptal kararını yetersiz buldu. Onlara göre:

  • “Kötü intiba bırakacak olumsuz sözler” ifadesi de belirsizdir.
  • Kolluk personelinin eleştiri hakkı kişilik haklarına saldırı olmadığı sürece korunmalıdır.
  • Aynı rütbedeki personel dahi birbirine karşı bu düzenlemeyi suistimal edebilir.
  • Karar, önceki içtihatlarla çelişmemeli, aksi hâlde hukuki güvenlik zedelenir.

Bu nedenle karşı oy sahipleri, bendin tamamının iptali gerektiğini savundu.


Uygulamada ne değişecek?

Bu karar sonrası artık bir polis memurunun veya jandarmanın görevle ilgili bir işlemi veya kararı özel ortamda eleştirmesi doğrudan kınama cezasına neden olamayacak. Ancak bu eleştiriler:

  • Kişiliğe saldırı niteliği taşımamalı.
  • Görevi aksatacak bir eyleme dönüşmemeli.
  • Kurum içi huzuru somut olarak zedelememeli.

Kamu düzeni korunurken, bireyin ifade özgürlüğü de güvence altına alınmış oldu.


Kollukta eleştiri kültürü mümkün mü?

Bu karar, kamu personelinin ifade özgürlüğü ile disiplin arasındaki dengeyi hassas bir çizgiyle tanımlıyor. Kolluk kuvvetlerinde görev yapan kişilerin sadece itaat eden değil, gerektiğinde yapıcı şekilde eleştiren bir pozisyonda da durabilmesi demokratik toplum düzeninin sağlıklı işlemesi açısından hayati önemde.

Mahkeme bu karar ile ifade özgürlüğüne sahip çıkan, ancak aynı zamanda kurum disiplinini de korumayı ihmal etmeyen bir dengeyi önümüze koydu.

Related Posts

Polis Disiplin Cezası Aldım, Ne Yapmalıyım? Disiplin Soruşturması, İtiraz ve İptal Davası Rehberi (2026)

Yayın tarihi: 2 Haziran 2026Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Bir polis memuru için en sarsıcı an, çoğu zaman görevin kendisi değil; bir sabah eline tutuşturulan “savunma isteme yazısı” ya da kesinleşmiş bir disiplin cezasının tebligatıdır. Yıllarını verdiğiniz mesleğin, bazen tek...
Polis Memuru Sosyal Medya Paylaşımı Disiplin Cezası Davası - Sezgen Hukuk

Polis Memuruna Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir mi?

Yayın tarihi: 6 Mayıs 2026Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Kolluk personelinin sosyal medya kullanımı artık disiplin hukukunun en hassas alanlarından biri. Bir polis memurunun yaptığı paylaşım, beğeni, yorum veya takip ilişkisi idare tarafından incelenebiliyor. Fakat burada çok basit bir hukuk...

Polis Memuruna Çocuklarını Okula Götürdüğü İçin Verilen Ceza İptal Edildi

Yayın tarihi: 8 Eylül 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Her gün polislerin nasıl zor şartlar altında görev yaptığını haberlerde görüyoruz. Bazen bu zorluklar yalnızca mesleğin tehlikelerinden çıkıyor. Aynı zamanda aile yaşamıyla işin çakışmasından da kaynaklanıyor. Olay Nasıl Başladı? Artvin’de görev...

Boşanma Davası Yıllarca Sürerse Ne Olur? Anayasa Mahkemesi’nden Çarpıcı Karar

Yayın tarihi: 11 Ağustos 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Bir boşanma davası düşünün… Yıl 2016. Dava açılıyor, tanıklar dinleniyor, dosya gidip geliyor. Aradan 5 yıl, 7 yıl, 9 yıl geçiyor ama hâlâ sonuç yok. Bu süre zarfında taraflar hayatına devam...

Çapkın Polise Verilen Disiplin Cezası Nasıl İptal Oldu?

Yayın tarihi: 4 Şubat 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Polis Disiplin Cezası İptal Süreci: Ahmet’in Hikayesi Düşünün ki bir polis memurusunuz. Adınız Ahmet olsun. Ahmet, Konya’da bir karakolda görev yapıyor. Ahmet evli ve iki çocuğu var. Bir gün, karakoldaki bekar...

Uzun Süren Davada Eriyen Alacak ve AYM Zübeyde Tarar Kararı

Yayın tarihi: 21 Eylül 2024Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Enflasyonda Eriyen Alacağın Faturası Vatandaşa Yüklenemez Zübeyde Tatar başvurusunda Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma sürecinde taşınmaz sahibine ödenen bedelin enflasyon karşısında reel değerini yitirmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit etmiş ve kamulaştırma...

Yorum Bırakın

Avukata Sor