Yayın tarihi: 21 Eylül 2024Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen

Enflasyonda Eriyen Alacağın Faturası Vatandaşa Yüklenemez

Zübeyde Tatar başvurusunda Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma sürecinde taşınmaz sahibine ödenen bedelin enflasyon karşısında reel değerini yitirmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit etmiş ve kamulaştırma bedelinin ekonomik gerçekler doğrultusunda korunması gerektiğine vurgu yapmıştır.

Enflasyon ve Mülkiyet Hakkı İlişkisi

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının Anayasa’nın 35. maddesinde korunduğunu belirtmekle birlikte, kamulaştırma gibi zorunlu müdahalelerin de kamu yararı doğrultusunda yapılabileceğini kabul etmektedir. Ancak, bu tür müdahalelerin orantılı olması ve taşınmaz sahibinin mağduriyetini asgariye indirmesi gerektiği bir anayasal gerekliliktir. Kamulaştırma sürecinde orantılılık ilkesinin uygulanabilir olması, yalnızca taşınmaz bedelinin nominal olarak ödenmesiyle sağlanamaz; bu bedelin reel anlamda da korunmuş olması gerekir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, yüksek enflasyon oranlarının kamulaştırma bedellerini erozyona uğrattığı bir ekonomik gerçekliktir.


Mahkeme, bu noktada enflasyonun mülkiyet hakkını zedeleyen bir unsur olarak devreye girdiğini kabul ederek, mülkiyet sahibine ödenen kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybetmesini önleyecek bir mekanizma olarak faizin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Kararda dikkat çeken nokta, Anayasa Mahkemesi’nin, kamulaştırma bedelinin ödenmesi sırasında faizin yetersiz kalması durumunda enflasyon karşısında mülk sahibinin maruz kaldığı zararın tazmin edilmesi gerektiğine dair yaklaşımıdır.

Kararın Enflasyon ve Faiz Açısından Değerlendirilmesi

Mahkeme’nin yaptığı tespitler arasında en kritik unsur, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde kullanılan faiz oranının, taşınmazın ekonomik değerini enflasyonist etkilerden nasıl koruyacağıdır. Kararda, başvurucuya ödenen kamulaştırma bedelinin yetersiz kaldığı; çünkü enflasyonun etkilerinin yeterince giderilmediği vurgulanmıştır. Özellikle, kamulaştırma bedelinin 3.852,94 TL’lik kısmının 2017 yılında ödendiği ve geri kalan 1.737,23 TL’nin 2019 yılında ödenmiş olmasına rağmen, bu süre zarfındaki enflasyon oranının dikkate alınmadığı ifade edilmiştir. Bu, Anayasa Mahkemesi’nin kamulaştırma süreçlerinde mülkiyet hakkının korunması için sadece nominal ödemelerin değil, reel değerlerin de hesaba katılması gerektiğini gösterir.


Kararda, TÜİK verilerine göre yapılan değerlendirmede, 2014 yılında belirlenen kamulaştırma bedelinin, 2019 yılına kadar geçen sürede enflasyon nedeniyle değer kaybına uğradığı ve enflasyonun etkilerinin göz önünde bulundurulmaması durumunda mülk sahibinin ekonomik olarak zarar göreceği belirtilmiştir. Mahkeme, paranın zaman içerisindeki değer kaybını dikkate alarak yapılan hesaplamaların reel adaleti sağlamak için gerekli olduğuna vurgu yapmıştır. Bu yaklaşım, özellikle mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerde adil denge ilkesinin tesis edilmesi gerektiği ilkesini pekiştirmektedir.


Mahkeme’nin bu kararı, mülkiyet hakkının korunmasında enflasyonun paranın değer kaybı üzerindeki etkisini dikkate alan önemli bir içtihattır. Özellikle Türkiye gibi yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkelerde, kamulaştırma bedellerinin reel olarak korunması büyük önem taşır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde mülk sahibinin mağdur edilmemesi için faiz oranlarının belirlenmesinde titiz bir yaklaşım gerektiğini göstermekte ve Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının sadece mülkiyetten yoksun bırakılmama değil, aynı zamanda adil bir bedelle tazmin edilme hakkını da kapsadığını teyit etmektedir.

Mülkiyet Hakkı ve Enflasyon İlişkisi Üzerine

Anayasa Mahkemesi’nin Zübeyde Tatar kararı, mülkiyet hakkının korunması noktasında enflasyon ve paranın zaman içerisindeki değer kaybı üzerine yapılan tespitlerle önem arz etmektedir. Mahkeme, kamulaştırma bedelinin ödenmesi sırasında enflasyonun göz ardı edilmesinin, taşınmaz sahibine aşırı ve olağandışı bir külfet yüklediğini tespit ederek, enflasyon karşısında kamulaştırma bedelinin gerçek değerinin korunması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu bakımdan, enflasyonun etkilerini bertaraf eden düzenlemeler, mülkiyet hakkını ihlal eden müdahalelerin orantılılık ilkesine uygun hale getirilmesi açısından büyük önem taşır. Karar, hukuk literatürüne, mülkiyet hakkının korunması ve ekonomik denge unsurlarının dikkate alınması konusunda önemli bir katkı sağlamaktadır.

Türkiye’de yaşanan ekonomik ve hukuki gelişmelerin etkisiyle, yerel mahkemelerin bazı durumlarda maddi zararları, özellikle munzam zararı gibi talepleri reddettiği gözlemlenmektedir. Bu tür zararlar genellikle ekonomik dalgalanmalardan veya hukuki belirsizliklerden kaynaklanan kayıplar olarak tanımlanır. Ancak yerel mahkemelerin bu zararları kabul etmemesi, hukuk sisteminde tutarsızlıklar doğurabilir.


Yargıtay’ın olumsuz kararları zaman zaman yerel mahkemeleri destekler nitelikte olabilir. Yargıtay, belirli olayların somut koşullarına dayanarak maddi zarar taleplerini reddedebilir. Bu süreç, zarar gören tarafın hak kaybı yaşadığı ve adaletin sağlanmadığı düşüncesini doğurabilir. Bu noktada başvurucular, nihai itiraz yolları olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvururlar.

Anayasa Mahkemesi’nin içtihat birliğini sağlamadaki rolü ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığı, yerel mahkemeler ve Yargıtay’dan farklı bir noktada durmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurular kapsamında hak arayışlarına daha geniş bir perspektifle yaklaşır. Anayasa Mahkemesi’nin içtihatları, mülkiyet hakkı, adil yargılanma ve ekonomik haklar bağlamında yerel mahkemelere yol gösterici olup hukukun eşit ve adil uygulanmasını sağlar.

Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemeler ve Yargıtay’ın kararlarına karşı yapılan bireysel başvurularda, adil yargılanma ilkesi ve mülkiyet hakkı çerçevesinde zarara uğrayan bireyin haklarını koruma yönünde kararlar verebilmektedir. Bu süreçte, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlaline ilişkin tespitleri ve kararları, bozma kararına dönüşebilir. Yerel mahkemeler, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymak zorundadır ve bozma kararının ardından yeniden yargılama süreci başlatılır.

Related Posts

Boşanma Davası Yıllarca Sürerse Ne Olur? Anayasa Mahkemesi’nden Çarpıcı Karar

Yayın tarihi: 11 Ağustos 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Bir boşanma davası düşünün… Yıl 2016. Dava açılıyor, tanıklar dinleniyor, dosya gidip geliyor. Aradan 5 yıl, 7 yıl, 9 yıl geçiyor ama hâlâ sonuç yok. Bu süre zarfında taraflar hayatına devam...

Kiracı Ev Gösterimine Engel Olursa Ne Olur?

Yayın tarihi: 16 Temmuz 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Kiralık Ev Gösterimi İçin Mahkemeden İzin Alınabilir mi? Ev Satılacak, Kiracı Göstermek İstemiyor: Mahkemeye Başvurulabilir mi? Emlak piyasasında satılık ev ilanlarının altında sık sık şu ibareyi görürüz:“Kiracılı satılıktır. Daire randevu ile...

Anayasa Mahkemesi Kolluk Personelinin Eleştiri Hakkına İlişkin Önemli Karar Verdi (2025/39)

Yayın tarihi: 7 Haziran 2025Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Kolluk personelinin ifade özgürlüğü nereye kadar uzanır? Amirini eleştiren polis cezalandırılabilir mi? Disiplin cezası mı, ifade özgürlüğü mü? Görev başındaki bir cümleyle kariyeriniz bitebilir mi? Bir polis memuru, görevle ilgili bir...

DOP Düzenleme Ortaklık Payı İmar Kanunu 18 Nedir?

Yayın tarihi: 25 Aralık 2024Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Nedir? Düzenleme Ortaklık Payı (DOP), İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca arsa ve arazilerin düzenlenmesi için belediyeler veya özel idareler tarafından alınan bir paydır. Bu pay, düzenleme alanındaki...

Hukuki El Atma Nedir?

Yayın tarihi: 16 Aralık 2024Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Hukuki El Atma Nasıl Olur? Hukuki el atma, idarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde fiili bir müdahalede bulunmaksızın, uygulama imar planları aracılığıyla taşınmazın kullanımını ciddi ölçüde kısıtlamasıyla ortaya çıkan bir...
Anayasa Mahkemesi (AYM) logosu — Sezgen Hukuk

Bireysel Başvuruda Güvence Altına Alınan Haklar

Yayın tarihi: 22 Nisan 2023Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Neden Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılır ? Bireysel başvuru, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası tarafından güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki hakların ihlal edilmesi durumunda Anayasa...

Dedemden Kalan Hisseli Tarlayı Nasıl Satarım Avukat Ne Yapar?

Yayın tarihi: 1 Nisan 2023Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Hisseli taşınmaz satışı nedir ve nasıl yapılır? Hisseli taşınmaz satışı yapmak için ne yapmak gerekiyor ve hangi belgeler gereklidir? Hisseli taşınmaz satışında avukatın rolü nedir? Hisseli taşınmaz satışı yaparken nelere dikkat...

Ortaklığın giderilmesi davasında vekalet ücreti

Yayın tarihi: 8 Eylül 2021Güncelleme tarihi: 1 Nisan 2023Yazar: Av. Mehmet Mert Sezgen Ortaklığın giderilmesi davasında vekalet ücreti, paydaşların veya ortakların avukatlarına ödemekle yükümlü oldukları bir ücrettir. Bu ücret, taraflar arasında yapılan avukatlık sözleşmesi ile belirlenebilir. Eğer sözleşme yoksa veya...

Yorum Bırakın

Recent Articles

Mayıs 14, 2026
PDF Dosyasını UDF’ye Çevirmek İçin Kullandığım Pratik Araç
Mayıs 14, 2026
İşyerinde Dolaylı ve Görünmez Mobbing
Mayıs 13, 2026
Hakimin Açığa Alınması: Süreç, Şartlar ve Hukuki Sonuçlar
Mayıs 13, 2026
Polis Memurunun Sosyal Medya Paylaşımı Meslekten Çıkarma Sebebi Sayılır mı?
Mayıs 13, 2026
Hava Yastığı Neden Öldürür? Kusurlu Airbag, Üretici Sorumluluğu ve Araç Sahiplerinin Bilmesi Gerekenler
Mayıs 13, 2026
Kendi Aracındaki Yolcunun Ölümü Halinde Sürücü Yargılanır mı?
Mayıs 11, 2026
Duruşma Tutanağını Sosyal Medyada Paylaşmak Suç mu?
Mayıs 8, 2026
Muris Sağken Miras Paylaşımı Yapılır mı? Bir Mal Alıp Belirli Tarlalardan Feragat Edilebilir mi?
Mayıs 7, 2026
Притулок у Туреччині для громадян Росії та України: депортація, мобілізація і заборона вислання
Olay yerini terk etmenin cezası nedir — Sezgen Hukuk Bürosu
Mayıs 6, 2026
Şantaj Suçu Nedir? TCK 107’ye Göre Ceza, Delil ve Şikayet Süreci
Alacağın Devri Munzam Zarar Davası - Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Alacağın Devri Munzam Zarar Talebini Kapsar mı?
Aşk Tuzağıyla Şantaj ve Dolandırıcılık Davası - Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Sapık İnsanlar Ve Dolandırıcılık Çetesi Gerçek Olay
Polis Mazeret Tayini ve Emniyet Atama İptal Davası - Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Polis Mazeret Tayini Nedir? Emniyet Atama, Eş Durumu ve İptal Davası
Polis Memuru Sosyal Medya Paylaşımı Disiplin Cezası Davası - Sezgen Hukuk
Mayıs 6, 2026
Polis Memuruna Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir mi?
Kira Tespit Davası Islah Yasağı ve HGK Kararı - Sezgen Hukuk
Mayıs 3, 2026
Kira Tespit Davasında Islah Yasağı Nedir? HGK Kararı Ne Diyor?
Avukata Sor