Naylon Fatura İddiası Nedir, Gerçek Ticaret Yapan Esnaf Neden Cezalandırılıyor?
Bugün ayakkabı, tekstil, gıda, elektronik fark etmeksizin birçok sektörde aynı sorun yaşanıyor.
Esnaf ürünü alıyor, bedelini ödüyor, e-fatura talep ediyor, devletin sistemi üzerinden fatura kesiliyor.
Aylar sonra bir yazı geliyor:
“Bu faturalar sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcıdır.”
Sorunun özü şu:
Devlet, tahsil edemediği KDV’yi zincirin son halkasından, yani esnaftan almaya çalışıyor.
GİB Üzerinden Kesilen Bir E-Fatura Nasıl “Naylon” Sayılabiliyor?
Bu sorunun cevabı esnaf için hayati.
Devletin Bakış Açısı Şu:
– Faturayı kesen firma kapanmış
– KDV beyan edilmemiş veya ödenmemiş
– Stok – satış – beyan uyumsuzluğu var
Bu durumda Maliye şunu söylüyor:
“Bu fatura gerçek bir ticari işlem içermiyor olabilir.”
Ancak bu yaklaşım hukuken otomatik bir sonuç doğurmaz.
Gerçek Ticaret Yapıldıysa Esnaf Neden Sorumlu Tutuluyor?
Burada kritik ayrım şudur:
Hukuken Esas Olan:
Faturanın değil, ticari işlemin gerçekliğidir.
Vergi Usul Kanunu m.3/B açık:
Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti esastır.
Yani:
– Ürün gerçekten alınmış mı?
– Bedel ödenmiş mi?
– Mal işyerine girmiş mi?
– Satılmış mı?
Bunlar varsa, kağıt üzerindeki sorun esnafın otomatik kusuru değildir.
KDV Ödenmediyse Devlet Bunu Kimden İster?
İşte en çok tartışılan nokta burası.
Genel İlke:
KDV’nin mükellefi faturayı kesendir.
KDV Kanunu m.8:
KDV’yi doğuran işlemi yapan kişi vergiden sorumludur.
Ancak uygulamada Maliye şunu yapıyor:
– Satıcıdan tahsil edemediği KDV’yi
– Alıcıdan indirim reddi + vergi ziyaı + usulsüzlük cezası olarak istiyor
Bu hukuken her dosyada otomatik uygulanamaz.
Esnaf “Bilerek” Sahte Fatura Kullanmış Sayılabilir mi?
Hayır.
Ama ispat yükü burada önemlidir.
Danıştay’ın Yerleşik Görüşü Şu:
Alıcının sahte faturayı bilerek ve isteyerek kullandığı somut delillerle ispat edilmelidir.
Şunlar tek başına yeterli değildir:
– Satıcı firmanın kapanmış olması
– KDV beyan etmemesi
– Sonradan naylon fatura raporu düzenlenmesi
Esnaf Kendini Nasıl Savunabilir?
Bu soruya net ve pratik cevap verelim.
1. Ticari Gerçekliği İspat Etmek
– Banka ödeme dekontları
– Sevk irsaliyeleri
– Depo giriş kayıtları
– Satış faturaları
– Stok hareketleri
– Tanık beyanları
Bunlar varsa, “naylon” iddiası zayıflar.
2. “Bilme ve Katılma” Unsurunu Çürütmek
Vergi cezası için sadece fatura yetmez.
Kast gerekir.
Esnaf şunu söyler:
“Devletin sisteminden kesilmiş, e-fatura olarak tarafıma ulaşmış, ticari faaliyetimle birebir örtüşen faturadır.”
Bu savunma Danıştay içtihatlarında karşılık bulur.

Bu Tür Cezalara Karşı Ne Yapılabilir?
İdari Aşama:
– Vergi inceleme raporuna itiraz
– Uzlaşma (her dosyada mantıklı olmayabilir)
Yargı Aşaması:
– Vergi Mahkemesinde iptal davası
– Özellikle kastın ispatlanamadığı vurgulanmalı
Danıştay kararlarının büyük bölümü:
“Alıcının sahte fatura düzenlendiğini bildiğine dair somut delil yoksa ceza hukuka aykırıdır”
demektedir.
Devlet Bu Yükü Neden Esnafa Yüklüyor?
Açık konuşalım.
– Kapanan firmadan tahsil imkânsız
– Zincirin en görünür halkası alıcı
– Tahsil kabiliyeti yüksek olan hedef alınıyor
Bu, hukuki olarak her zaman doğru olduğu anlamına gelmez.
Son Tahlilde Esnaf Ne Yapmalı?
Bu yazıyı okuyan esnafa net mesaj:
– Her fatura otomatik naylon değildir
– E-fatura olması tek başına kurtarmaz ama güçlü delildir
– Ticari gerçeklik ispatlanabiliyorsa ceza çöker
– Sessiz kalınırsa borç kesinleşir
Bu dosyalar uzmanlık gerektirir, sıradan bir muhasebe meselesi değildir.
















