Tarlaya Ev Yapmak İstiyorum: Tapu, İmar, Tarım ve Sit İncelemesi
Birçok kişi elindeki taşınmaza bakıp aynı soruyu soruyor: “Benim bir tarlam var, buraya küçük bir ev yapabilir miyim?” İlk bakışta basit bir soru gibi duruyor. Arazi sizin. Tapu sizin. Para sizin. Hâliyle insan “kendi yerime neden ev yapamayayım?” diye düşünüyor.
Fakat imar hukuku böyle çalışmıyor.
Bir taşınmazın size ait olması, o taşınmazın üzerine istediğiniz yapıyı yapabileceğiniz anlamına gelmez. Hele tapuda “tarla”, “bağ”, “zeytinlik”, “bahçe”, “arsa”, “ham toprak” veya benzeri bir vasıf yazıyorsa iş daha dikkatli incelenmelidir. Çünkü burada mesele yalnızca mülkiyet değildir. Arazinin imar durumu, tarımsal niteliği, koruma statüsü, yola cephesi, yüzölçümü, bulunduğu il ve ilçe, köy yerleşik alanında kalıp kalmadığı, kıyı kenar çizgisine girip girmediği, sit alanında bulunup bulunmadığı ve ilgili kurumlardan alınacak görüşler birlikte değerlendirilir.
Bu yüzden “5 dönüm tarlaya ev yapılır mı?”, “1 dönüm arsaya ev yapılır mı?”, “tarlaya bağ evi yapılır mı?”, “zeytinliğe ev yapılır mı?”, “hisseli tarlaya ev yapılır mı?” sorularının tek cümlelik güvenli bir cevabı yoktur. Her dosya ayrı incelenir. Aynı köyde yan yana duran iki parsel için bile sonuç farklı olabilir.
Tapuda tarla yazan yere ev yapılır mı?
Tapuda “tarla” yazması, o yere kesinlikle ev yapılamayacağı anlamına gelmez. Fakat “tarla” yazması, oraya doğrudan konut yapılabileceği anlamına da gelmez.
Burada önce şu ayrım yapılır:
Taşınmaz uygulama imar planı içinde mi?
Köy yerleşik alanı veya kırsal yerleşik alan sınırında mı?
İmar planı ve yerleşik alan sınırı dışında kalan iskân dışı alanda mı?
Tarım arazisi olarak korunması gereken bir yerde mi?
Sit, kıyı, orman, mera, dere yatağı, taşkın alanı veya başka bir özel koruma alanı içinde mi?
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği, imar planı bulunmayan alanlarda yapılaşmanın hangi şartlarla mümkün olabileceğini düzenler. Yönetmeliğin amacı, plansız alanlardaki yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun şekilde yapılmasını sağlamaktır. Bu yönetmelik; köy ve mezra yerleşik alanları, kırsal yerleşik alanlar, belediye ve mücavir alan içi-dışı plansız yerler ve iskân dışı alanlar bakımından farklı hükümler içerir.
Bu nedenle tapuya bakmak ilk adımdır. Son adım değildir.
Bir taşınmazın üzerine yapı yapılıp yapılamayacağını anlamak için tapu kaydı, kadastro paftası, imar durumu, plan notları, çevre düzeni planı, tarım görüşü, kurum görüşleri ve varsa koruma kararları birlikte okunmalıdır.
Arsaya ev yapmak ile tarlaya ev yapmak aynı şey mi?
Hayır, aynı şey değildir.
Vatandaş arasında “arsa” ve “tarla” çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Hukuken aralarında ciddi fark vardır.
Arsa genellikle imar planı içinde yapılaşmaya konu olabilecek taşınmazı ifade eder. Fakat tapuda “arsa” yazması bile tek başına yeterli değildir. Arsanın hangi imar lejantında kaldığına bakılır. Konut alanı mı, tarımsal niteliği korunacak alan mı, yeşil alan mı, yol mu, park mı, sosyal tesis alanı mı, ticaret alanı mı, günübirlik tesis alanı mı? Bunlar farklı sonuç doğurur.
Tarla ise çoğunlukla tarımsal üretim amacıyla kullanılan veya bu vasıfta kayıtlı taşınmazdır. Tarlaya ev yapmak istendiğinde imar mevzuatı yanında tarım mevzuatı da devreye girer. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile 4 Nisan 2026 tarihli Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, tarım arazilerinin sınıflandırılması, korunması, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımı, toprak koruma projeleri ve kurul süreçleri bakımından önemlidir. Bu yönetmelik 04.04.2026 tarihli ve 33214 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yeni yönetmelik sisteminde tarım arazisini kullanan kişiler, toprağın ekolojik, bitkisel üretim, sosyo-ekonomik ve endüstriyel işlevlerini bozmayacak şekilde hareket etmekle yükümlüdür. Bu yüzden tarım arazisine ev yapma meselesi “parsel kaç metrekare?” sorusuyla bitmez. Arazinin tarımsal sınıfı ve kullanım izni de ayrıca değerlendirilir.
5 dönüm tarlaya ev yapılır mı?
Google’da en çok aratılan sorulardan biri budur: “5 dönüm tarlaya ev yapılır mı?”
Cevap şudur: Bazen yapılabilir, bazen yapılamaz.
Çünkü 5.000 m² büyüklük tek başına yapı hakkı vermez. Evet, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nde bazı iskân dışı alanlar bakımından %5 yapılaşma ve toplam 250 m² sınırı gibi hükümler gündeme gelebilir. Üst ölçek planı bulunmayan iskân dışı alanlarda, belirli şartlarla yapı inşaat alanı toplamının 250 m²’yi geçmemesi, yapılaşma oranının %5’i aşmaması, yükseklik ve yaklaşma mesafesi şartlarına uyulması gibi sınırlamalar yer alır.
Fakat bu kural her tarla için otomatik uygulanmaz.
Çünkü parsel:
Tarım arazisi olabilir.
Büyük ova koruma alanında olabilir.
Tarımsal niteliği korunacak alan içinde olabilir.
Köy yerleşik alanı dışında kalabilir.
Yola cephesi bulunmayabilir.
Sit alanı içinde olabilir.
Kıyı kenar çizgisi veya sahil şeridi içinde kalabilir.
Orman sınırı içinde veya orman kadastrosu geçmiş bir bölgede olabilir.
Mera, dere yatağı, taşkın alanı veya jeolojik sakıncalı alanda bulunabilir.
Bu ihtimallerden biri varsa “5 dönüm tarlaya %5 ev yapılır” şeklinde ezbere hareket etmek çok risklidir. İnternette dolaşan basit hesaplar çoğu dosyada eksik kalır. Hukuki hata da genellikle burada başlar.
1 dönüm tarlaya ev yapılır mı?
1 dönüm yani 1.000 m² tarla için de aynı mantık geçerlidir. “Küçük ev yapacağım”, “prefabrik koyacağım”, “tiny house koyacağım”, “konteyner koyacağım” demek tek başına çözüm değildir.
İmar hukukunda yapının adı değil, niteliği önemlidir.
Bir yapı zemine bağlıysa, sürekli kullanım amacı taşıyorsa, elektrik-su bağlantısı alıyorsa, yaşam alanı olarak kullanılıyorsa veya arazi üzerinde kalıcı bir fiili durum oluşturuyorsa idare bunu yapı olarak değerlendirebilir. Bu durumda ruhsat, izin, kurum görüşü, tarımsal kullanım izni ve imar mevzuatı yönünden sorun çıkabilir.
Bu yüzden “ruhsatsız küçük ev”, “tarlaya konteyner koymak”, “tiny house koyarsam ruhsat gerekir mi?” gibi sorular da parsel özelinde incelenmelidir. Aynı tiny house bir yerde sorun çıkarmazken başka bir yerde yıkım ve para cezası riski doğurabilir.
Bağ evi yapmak için kaç metrekare tarla gerekir?
“Bağ evi” ifadesi vatandaş arasında çok yaygındır. Fakat her tarlaya bağ evi yapılabileceği düşüncesi yanlıştır.
Bağ evi yapılabilecek bir alan olup olmadığı şu sorularla anlaşılır:
Taşınmaz iskân dışı alanda mı?
Üst ölçek plan kararları ne söylüyor?
Köy veya kırsal yerleşik alan sınırında mı?
Yola cephesi var mı?
Parsel alanı yeterli mi?
Tarım İl/İlçe Müdürlüğü görüşü gerekiyor mu?
Arazinin sınıfı ne?
Tarımsal kullanım bütünlüğü bozuluyor mu?
Koruma statüsü var mı?
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nde bazı alanlar için bağ ve sayfiye evi yapılmasına ilişkin hükümler vardır. Ancak bu hükümler “her tarlaya bağ evi serbesttir” anlamına gelmez. Yönetmelik hükmünün uygulanabilmesi için parselin doğru alanda kalması, yüzölçümü şartını sağlaması, çekme mesafelerine uyması, yola cephe durumunun uygun olması ve diğer özel kanun engellerinin bulunmaması gerekir.
Tarlaya ev yapmak için hangi kurumlardan izin alınır?
Bu sorunun cevabı taşınmazın yerine göre değişir. Her dosyada aynı kurumlara gidilmez. Fakat uygulamada şu kurum ve müdürlüklerin incelenmesi gerekebilir:
Belediye İmar ve Şehircilik Müdürlüğü: Taşınmaz belediye veya mücavir alan içindeyse imar durumu, ruhsat süreci, plan notları ve yapılaşma şartları burada incelenir.
İl Özel İdaresi: Taşınmaz belediye ve mücavir alan dışında kalıyorsa özellikle köy, kırsal yerleşik alan ve plansız alan yapılaşmalarında yetkili idare olabilir.
İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü: Taşınmaz tarım arazisi niteliğindeyse arazi sınıfı, tarım dışı kullanım izni, tarımsal amaçlı yapı, büyük ova koruma alanı ve toprak koruma projesi yönünden görüş alınması gerekebilir.
Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Birimi: Taşınmazın tapu vasfı, yüzölçümü, şerhler, beyanlar, irtifaklar, orman veya 2/B belirtmeleri, pafta ve sınır bilgileri burada önem kazanır.
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu: Arkeolojik sit, kentsel sit, tarihi eser, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı veya koruma alanı varsa izin ve kurul kararları belirleyici olur.
Tabiat Varlıklarını Koruma / Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Doğal sit, özel çevre koruma bölgesi, korunan alan veya kıyı kenar çizgisi gibi konularda değerlendirme gerekebilir.
Orman İşletme Müdürlüğü / Orman Genel Müdürlüğü: Taşınmaz orman sınırı içinde mi, orman kadastrosu geçmiş mi, 2/B uygulaması var mı, orman şerhi veya orman sınırlandırması bulunuyor mu soruları burada önemlidir. Orman Kanunu sisteminde kadastrosu kesinleşen Devlet ormanları orman vasfıyla, 2. maddeye göre orman sınırı dışına çıkarılan yerler ise mevcut vasfıyla ve kaydında belirtme yapılarak Hazine adına tescil edilir.
DSİ ve ilgili su idareleri: Dere yatağı, taşkın riski, sulama kanalı, baraj havzası veya su koruma alanı varsa yapılaşma sınırlanabilir.
Mera Komisyonu: Taşınmaz mera, yaylak, kışlak veya kamu orta malı niteliğindeyse farklı bir hukuk rejimi gündeme gelir.
Bu liste her dosyada aynı şekilde uygulanmaz. Bazı taşınmazlarda yalnızca belediye ve tarım müdürlüğü incelemesi yeterli olabilir. Bazı taşınmazlarda dosya; belediye, tarım, koruma kurulu, orman, DSİ ve çevre müdürlüğü arasında çok yönlü incelenir.
Sit alanı içindeki tarlaya ev yapılır mı?
Sit alanı varsa iş tamamen değişir.
Bir taşınmaz arkeolojik sit, doğal sit, kentsel sit veya tarihi sit alanında kalıyorsa klasik imar hesabı tek başına yeterli olmaz. Sit alanının derecesi, koruma amaçlı imar planı, geçiş dönemi koruma esasları, kurul kararları ve taşınmazın hangi koruma bölgesi içinde kaldığı incelenir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız inşaat yapmak yasaktır. Sitlerde, sit şartlarına aykırı yapılan yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.
Bu nedenle “sit alanında tarlam var, küçük ev yapabilir miyim?” sorusu mutlaka dosya üzerinden değerlendirilmelidir.
Örneğin:
- derece arkeolojik sit alanında yapılaşma çoğu durumda çok sıkı sınırlanır.
- derece arkeolojik sit alanında kurul kararları ve koruma esasları belirleyici olabilir.
- derece arkeolojik sit alanında bazı şartlarla planlama ve yapılaşma ihtimali tartışılabilir.
Doğal sit alanlarında ise “kesin korunacak hassas alan”, “nitelikli doğal koruma alanı”, “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” gibi alt ayrımlar sonucu doğrudan etkiler.
Yani sit alanı varsa “kaç metrekare yapılır?” sorusundan önce “bu alanda yapılaşma ilkesi olarak mümkün mü?” sorusu sorulur.
Kıyı kenar çizgisi içinde kalan arsaya ev yapılır mı?
Denize, göle veya akarsuya yakın taşınmazlarda en kritik konulardan biri kıyı kenar çizgisidir.
Kıyı kenar çizgisi sıradan bir sınır değildir. Taşınmazın değeri, kullanım hakkı ve yapılaşma imkânı üzerinde doğrudan etki eder. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, kıyı kenar çizgisinin tespiti, kıyıların korunması ve sahil şeritlerinde planlama-yapılaşma esaslarını düzenler. Yönetmelik deniz, tabii ve suni göller, akarsu kıyıları ve sahil şeritlerini kapsar.
Bu nedenle “denize yakın tarlaya ev yapılır mı?” sorusu son derece dikkatli incelenmelidir.
Taşınmaz kıyı kenar çizgisi içinde kalıyorsa özel mülkiyet iddiası, yapılaşma beklentisi ve ruhsat süreci ciddi şekilde sınırlanabilir. Sahil şeridinde kalıyorsa plan kararı, kullanım amacı, yaklaşma mesafesi ve kamu yararı ilkesi ayrıca değerlendirilir.
Denize yakın arazi alırken yalnızca manzaraya bakılmaz. Kıyı kenar çizgisi, imar planı, plan notları ve kurum görüşleri incelenmeden işlem yapılması ciddi mağduriyet doğurabilir.
Orman vasfı, 2/B veya orman kadastrosu tarlaya ev yapmayı etkiler mi?
Evet, doğrudan etkiler.
Bazı taşınmazlar tapuda özel mülkiyet gibi görünse bile geçmişte orman kadastrosuna konu olmuş olabilir. Bazı yerlerde orman şerhi bulunabilir. Bazı yerlerde taşınmazın tamamı veya bir kısmı orman sınırı içinde kalabilir. Bazı yerler 2/B uygulamasına konu edilmiş olabilir.
Bu durumda tapu kaydındaki vasıf tek başına yeterli değildir. Orman kadastro haritaları, askı ilanları, kesinleşme durumu, 2/B belirtmeleri, Hazine tescili, orman sınırı ve fiili kullanım durumu birlikte incelenir.
Ormanla ilgili uyuşmazlıklarda “benim tapum var” cümlesi her zaman yeterli savunma oluşturmaz. Orman hukuku, imar hukukundan farklı ve daha sert sonuçlar doğurabilen bir alandır. Bu nedenle orman geçmişi bulunan taşınmazlarda ev yapma planı mutlaka hukuki ve teknik incelemeye tabi tutulmalıdır.
Zeytinliğe, bağa veya bahçeye ev yapılır mı?
Zeytinlik, bağ, meyve bahçesi veya dikili tarım arazisi olan yerlerde tarımsal koruma daha hassas olabilir.
Burada şu sorular sorulur:
Arazi özel ürün arazisi mi?
Dikili tarım arazisi mi?
Mutlak tarım arazisi mi?
Sulu tarım arazisi mi?
Kuru marjinal tarım arazisi mi?
Büyük ova koruma alanında mı?
Zeytincilik mevzuatı yönünden özel sınırlama var mı?
Tarım dışı kullanım izni gerekiyor mu?
Tarımsal amaçlı yapı mı yapılacak, yoksa konut mu yapılmak isteniyor?
Bu ayrım önemlidir. Çünkü “tarımsal amaçlı yapı” ile “konut” aynı şey değildir. Depo, sera, ahır, ağıl, tarımsal işletme yapısı veya üretimle bağlantılı yapı farklı değerlendirilebilir. Ailenin yaşaması için konut yapmak ise çoğu zaman daha sıkı şartlara tabidir.
Vatandaş çoğu zaman “ben sadece küçük bir ev yapacağım” der. İdare ise “bu tarım dışı kullanım mı, tarımsal üretimi bozuyor mu, izin gerekli mi?” diye bakar.
Hisseli tarlaya ev yapılır mı?
Hisseli taşınmazlarda iş daha karmaşıktır.
Bir tarlanın hissedarı olmak, parselin belirli bir köşesine tek başınıza ev yapabileceğiniz anlamına gelmez. Tapuda hisseli mülkiyet varsa taşınmazın tamamı üzerinde paylı hak vardır. Fiilen “şurası benim, burası senin” denmiş olması, her zaman hukuken geçerli ve güvenli bir kullanım alanı yaratmaz.
Hisseli tarlaya ev yapmak isteyen kişi şu risklerle karşılaşabilir:
Diğer hissedarların muvafakati gerekebilir.
Fiili kullanım sınırları hukuken tartışmalı olabilir.
İmar başvurusu tüm parsel üzerinden değerlendirilir.
Parsel ifraz edilemiyorsa bağımsız yapılaşma sorunu doğabilir.
Yapı ruhsatı alınamayabilir.
Ortaklığın giderilmesi davası açılırsa yapılan yapı ayrıca değer ve aidiyet tartışmasına konu olabilir.
Bu yüzden hisseli tarlaya ev yapmak, tek malikli taşınmaza göre daha risklidir. Önce tapu ve hissedarlık yapısı incelenmelidir. Gerekirse fiili taksim, rıza belgeleri, ortaklığın giderilmesi ihtimali ve ruhsat alınabilirlik durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Tarlaya prefabrik ev veya tiny house koymak ruhsatsız mümkün mü?
Bu soru son yıllarda çok arttı.
“Beton dökmeyeceğim.”
“Temel atmayacağım.”
“Tekerlekli tiny house koyacağım.”
“Konteyner koyacağım.”
“Prefabrik zaten taşınabilir.”
Bu cümleler her zaman sorunu çözmez.
İdare, yapının adından çok kullanım biçimine bakar. Eğer taşınmaz üzerinde barınma amacıyla sürekli kullanılan, zemine oturan, elektrik-su bağlantısı alan, fosseptik veya altyapı ihtiyacı doğuran, fiilen konut gibi kullanılan bir yapı varsa bunun ruhsat ve izin sürecine tabi olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Tiny house veya konteyner konusunda en tehlikeli hata şudur: “Taşınabilir olduğu için her yere koyarım” düşüncesi.
Hayır. Her yere konulamaz. Özellikle tarım arazisi, sit alanı, kıyı alanı, orman sınırı, mera veya imar planında özel kullanıma ayrılmış alanlarda ciddi idari yaptırım riski doğabilir.
Kaçak şekilde tarlaya ev yapılırsa ne olur?
Ruhsatsız veya mevzuata aykırı yapı yapılması halinde idare tarafından yapı tatil tutanağı düzenlenebilir, mühürleme yapılabilir, yıkım kararı alınabilir ve idari para cezası uygulanabilir. Tarım arazisinin amacı dışında izinsiz kullanılması halinde tarım mevzuatı yönünden de ayrıca yaptırımlar gündeme gelebilir.
Sorun yalnızca para cezası değildir.
Kaçak yapı:
Elektrik ve su aboneliğinde sorun çıkarabilir.
Satışta değer düşürür.
Krediye uygun olmayabilir.
Mirasçılar arasında ihtilaf yaratabilir.
Yıkım riski taşır.
İmar affı beklentisiyle yapılan yatırım boşa gidebilir.
Sit, kıyı, orman veya mera gibi özel alanlarda daha ağır hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle “önce yapayım, sonra hallederim” yaklaşımı tarla ve arsa yatırımlarında en pahalı hatalardan biridir.
Tarlaya ev yapmadan önce avukat neyi inceler?
Bu tür dosyalarda avukatın görevi yalnızca “ev yapılır” veya “ev yapılmaz” demek değildir. Doğru inceleme, taşınmazın hukuki röntgenini çekmektir.
Bir avukat bu süreçte şu başlıkları değerlendirir:
Tapu kaydında taşınmazın vasfı nedir?
Tapuda şerh, beyan, irtifak, haciz, ipotek, kamulaştırma, sit, orman veya benzeri kayıt var mı?
Taşınmaz hisseli mi, tek malikli mi?
Kadastro paftasında yola cephe var mı?
Parselin yüzölçümü yapılaşma için yeterli mi?
İmar planı içinde mi, plansız alanda mı?
Köy yerleşik alanı veya kırsal yerleşik alan sınırında mı?
Çevre düzeni planı ve üst ölçek plan kararları ne diyor?
Tarım arazisi sınıfı nedir?
Tarım dışı kullanım izni gerekiyor mu?
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görüşü alınmalı mı?
Sit alanı, doğal sit veya arkeolojik sit var mı?
Kıyı kenar çizgisi veya sahil şeridi içinde mi?
Orman kadastrosu veya 2/B geçmişi var mı?
Dere yatağı, taşkın alanı, heyelan veya jeolojik sakınca var mı?
Yapılabilecek inşaat alanı kaç metrekaredir?
Ruhsat alınabilir mi?
Hangi kurumlara başvuru yapılmalıdır?
Başvuru reddedilirse idari dava açılabilir mi?
Bu inceleme yapılmadan “şu kadar metrekare ev yapılır” demek sağlıklı değildir. Çünkü arazi dosyalarında küçük bir şerh, bir plan notu, bir kurum görüşü veya bir kurul kararı bütün hesabı değiştirebilir.
Tarlaya ev yapılır mı sorusunun doğru cevabı nasıl bulunur?
Doğru cevap şu sırayla bulunur:
Önce tapu ve kadastro kayıtları incelenir.
Sonra imar durumu ve planlar araştırılır.
Ardından tarımsal arazi niteliği değerlendirilir.
Varsa sit, kıyı, orman, mera, dere, taşkın ve koruma alanı kayıtları kontrol edilir.
Sonra ilgili idarelerden alınması gereken görüşler belirlenir.
En son parselin yüzölçümüne göre yapılabilecek inşaat alanı hesaplanır.
Bu sıralama tersine çevrilirse hata yapılır. Yani önce “kaç metrekare ev yaparım?” diye başlanmaz. Önce “bu parselde yapılaşma hukuken mümkün mü?” diye sorulur.
Eğer mümkünse ikinci soru şudur: “Hangi şartlarla mümkün?”
Üçüncü soru şudur: “Bu şartlarla yapılacak yatırım ekonomik ve hukuken güvenli mi?”
Tarla veya arsa almadan önce nelere dikkat edilmeli?
Bir taşınmazı almadan önce satıcının söylediği sözlere değil, resmi kayıtlara bakılmalıdır.
“Buraya yakında imar gelecek.”
“Herkes ev yaptı, sen de yaparsın.”
“Belediye göz yumuyor.”
“Burası köy yeri, sorun olmaz.”
“Tiny house koyarsın, ruhsat gerekmez.”
“Yola yakın, imar kesin çıkar.”
Bu cümleler hukuki güvence sağlamaz.
Taşınmaz almadan önce en azından şu belgeler incelenmelidir:
Güncel tapu kaydı
Tapu takyidat belgesi
Kadastro çapı
İmar durum belgesi
Plan notları
1/1000 ve 1/5000 plan bilgileri
Çevre düzeni planı
Köy veya kırsal yerleşik alan sınırı
Tarım görüşü
Sit veya koruma alanı sorgusu
Kıyı kenar çizgisi durumu
Orman kadastrosu ve 2/B durumu
Yola cephe ve ulaşım durumu
Jeolojik-jeoteknik sakınca bilgisi
Bu inceleme yapılmadan alınan tarla veya arsa, sonradan “kullanılamayan yatırım” haline gelebilir.
Benim tarlama ev yapılır mı?
Bu sorunun gerçek cevabı ancak parsel bilgileriyle verilebilir.
Ada, parsel, il, ilçe, mahalle/köy bilgisi olmadan kesin değerlendirme yapılamaz. Aynı büyüklükteki iki tarla için sonuç farklı olabilir. Biri köy yerleşik alanı içinde kalır, diğeri tarımsal niteliği korunacak alanda olabilir. Biri yola cephelidir, diğeri kadastro yoluna çıkmıyordur. Biri sit alanı dışındadır, diğeri 1. derece arkeolojik sit alanındadır. Biri kıyı kenar çizgisi dışında kalır, diğeri sahil şeridindedir.
Bu yüzden “benim tarlam 5 dönüm, ev yapabilir miyim?” sorusunun cevabı internetten alınacak genel bilgiyle verilmemelidir. Genel bilgi yol gösterir. Kesin cevap dosya incelemesiyle ortaya çıkar.
Tarlaya ev yapmak isteyenler için en doğru yol nedir?
Tarlaya veya arsaya ev yapmak isteyen kişi önce heyecanla proje çizdirmemelidir. Önce hukuki ve teknik uygunluk araştırması yaptırmalıdır.
Doğru yol şudur:
Önce taşınmazın hukuki durumu incelenir.
Sonra imar ve tarım mevzuatı yönünden yapılaşma ihtimali değerlendirilir.
Ardından kurum görüşleri ve izin yolları belirlenir.
Yapılabilecek alan hesaplanır.
Riskler yazılı şekilde ortaya konur.
Ondan sonra mimari proje ve ruhsat sürecine geçilir.
Bu yöntem zaman kazandırır. Gereksiz masrafı önler. Kaçak yapı, yıkım, para cezası, ruhsat reddi ve yatırım kaybı riskini azaltır.
Tarla veya arsa üzerine ev yapmak istiyorsanız mesele yalnızca “kaç metrekare ev yapılır?” meselesi değildir. Asıl mesele, o taşınmazın hukuken neye izin verdiğidir. Bu cevap da ancak tapu, imar, tarım, sit, kıyı, orman ve diğer kurum kayıtları birlikte incelendiğinde ortaya çıkar.



















